Hakim karşısına çıkan Ünsal verdiği ifadesinde, "Çarkıfelek'te sunuculuk yapmam istendi. Teklifi kabul ettim. Taylan bana programda menajerlik hizmeti vermedi. Acemiliğim nedeniyle sözleşmeyi imzaladım" dedi. Mahkeme Yüceli'yi haklı bularak, 35 bin TL'lik menajerlik masrafını, dava tarihinden işleyecek faizleri ile birlikte Tuba Ünsal'ın ödemesine hükmetti. Tuba Ünsal Kimdir
Miss Mediterranean 2003 birincisi Pınar Güsar ile Unilife'ın ortağı organizatör Erdem İpekçi evleniyor. Çiftin düğün merasimi üç gün sürecek. 24 Mayıs'ta Sarıyer'deki Life Park Hint Bahçesi'nde parti verecek olan Güsar ile İpekçi, 25 Mayıs'ta Qubbe'de nikah kıyacak. Ertesi gün ise Beyaz Kuğu adlı tekneyle Boğaz turuna çıkılacak. Pınar Güsar Kimdir
Pattinson 27. doğum günü sabahı sürpriz bir fotoğraf çekip Stewart’ı şaşırtmak amacıyla telefonunu eline aldığında hiç de hoşuna gitmeyen bir sürprizle karşılaştı; Stewart’ın geçtiğimiz sene yaz aylarında kısa süreli bir ilişki yaşadığı evli yönetmen Rupert Sanders’ın yolladığı mesajı gördü. Robert Pattinson Kristen’in telefonunda gördüğü mesajdan sonra eşyalarını toparladı ve aracına binip evden ayrıldı. Çifte yakın bir kaynağın yaptığı açıklama şöyleydi; “Robert, Kristen duştayken onun telefonundan kendi resmini çekip sürpriz yapmak istedi fakat Sanders’ın mesaj gönderdiğini görünce direk eşyalarını topladı ve Kristen’ın yalvarmalarına kulak asmadan aracına binip evden ayrıldı. Ayrıca Robert Kristen’a akşam kutlayacakları 27. Doğum günü partisinde de kendisini görmek istemediğini söyledi.” Kaynak: haber365.com
Ergün, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, bakanlık olarak, rekabet gücünü artırmak için sanayileşmeye büyük önem verdiklerini ifade etti. Bu nedenle, sanayileşmenin en önemli platformları olarak görülen ve Türkiye'nin bir başarı hikayesi olan OSB'leri ve KSS'leri hem nicelik hem de nitelik olarak geliştirmeye çalıştıklarını vurgulayan Ergün, çevre sorunlarını minimize etmek ve iş güvenliğini sağlamak açısından da büyük önem taşıyan bu bölgelerle ilgili oldukça sevindirici gelişmeler yaşandığını kaydetti. Özellikle son teşvik sisteminde OSB'lere yapılan yatırımlara ayrıcalık sağlanması sonrasında, bu bölgelere olan yatırım taleplerinde çok ciddi artışlar olduğuna dikkati çeken Ergün, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bakanlık olarak, OSB'ler ve bu bölgelerdeki bölge müdürlüğü hizmet binasının ve sanayi sitelerinin altyapılarının tamamı ile sanayi sitelerinin üst yapılarının yüzde 70'ine kadar olan kısmı için kredi kullandırıyoruz. 2002'de çok yüksek olan faiz oranlarını 2004, 2007 ve 2009 yıllarında güncelledik. Bu bölgeler için hem faiz oranlarını düşürdük hem de geri ödeme sürelerini uzattık. Şimdi ise ülkemizin istikrarlı ekonomisinin bir sonucu olarak, bu bölgelere kullandırdığımız kredilerin faiz oranlarında yeni bir indirime daha gidiyoruz. Böylece normal illerde yüzde 3 olan kredi faiz oranlarını 1 puan aşağı çekerek yüzde 2'ye, gelişmiş illerde ise yüzde 6 olan faiz oranını 3 puan birden aşağı çekerek yüzde 3'e indiriyoruz. Kalkınmada öncelikli yörelerde ise yüzde 1 faiz oranıyla kredi uygulamasına devam ediyoruz." "FAİZ BORÇLARINDA DA İNDİRİME GİDİLECEK" Yeni faiz oranlarından yararlanabilecek 60 OSB'den 45'inin, 60 KSS'den ise 49'unun Bakanlığa kredi borcu bulunduğuna işaret eden Ergün, yapılan düzenlemeyle bu OSB ve KSS'lerin faiz borçlarında da indirime gidileceğini bildirdi. Yeni faiz oranlarıyla OSB ve KSS'lerin toplamda 4 milyon 600 bin lira faiz avantajına sahip olacağını aktaran Ergün, açıklamasını şöyle tamamladı: "Buradaki amacımız, düşük faizli ve uzun vadeli Bakanlığımız kredi desteği ile hizmete sunulan sanayi siteleri ve OSB'ler aracılığıyla sanayicilerimize uluslararası pazarlarda rekabet gücü kazandırabilecek ve her ölçekte sanayicinin yer alabileceği mal ve hizmet üretim alanlarının oluşmasını artırmak ve teşvik etmektir." ESKİ VE YENİ FAİZ ORANLARI Bakanlığın, OSB'ler ve bu bölgelerdeki bölge müdürlüğü hizmet binasının ve sanayi sitelerinin altyapılarının tamamı ile sanayi sitelerinin üst yapılarının yüzde 70'ine kadar olan kısmı için kullandırdığı kredilere ilişkin 2002 yılında uygulanan ve yeni faiz oranları şöyle: "OSB'lerde; kalkınmada öncelikli yörelerde yüzde 10 olan faiz oranı yüzde 1'e, normal illerde yüzde 15'den yüzde 2'ye, gelişmiş illerde ise yüzde 20'den yüzde 3'e düşürülmüş, geri ödeme süreleri de 2 yıl daha uzatılarak normal illerde 13 yıla, gelişmiş illerde 11 yıla çıkarılmıştır. Sanayi sitelerinde ise; kalkınmada öncelikli yörelerde yüzde 10 olan faiz oranı yüzde 1'e, normal illerde yüzde 15'den yüzde 2'ye, gelişmiş illerde ise yüzde 20'den yüzde 3'e düşürülmüş, geri ödemesiz süreler de 1 yıldan 2 yıla çıkarılmıştır." Kaynak: haber365.com
Dünyanın silah alımına en çok kaynak ayıran ülkelerinden Suudi Arabistan, Türkiye ile savunma sanayiinde önemli bir anlaşmaya imza attı. Artık milli insansız hava aracımız 'ANKA' Suudi Arabistan ordusu için de üretilecek. Suudi Arabistan'ın, lazer güdümlü füze CİRİT ve milli tank ALTAY için de istekli olduğu ve görüşmelerin sürdüğü belirtildi. Suudi Arabistan Krallığı Veliahtı, Başbakan Birinci Yardımcısı ve Savunma Bakanı Prens Salman Bin Abdülaziz El-Saud, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün davetlisi olarak Türkiye'ye resmî bir ziyaret gerçekleştirdi. İlk resmi ikili ziyaretini Türkiye'ye yapan Veliaht Prens Abdülaziz El-Saud, beraberinde kalabalık bir bakan heyetiyle geldi. Çankaya Köşkü'nde yaklaşık 1,5 saat süren görüşmelerin ardından iki ülke arasında savunma sanayi işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşmayı Türkiye adına Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu imzalarken, törende Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar da hazır bulundu. Yeni Şafak'tan Aynur Ekiz'in haberine göre, ABD'den 33.4 milyar dolarlık silah satın alan ve bu nedenle dünyanın en fazla silahlanan ülkeleri arasına giren Suudi Arabistan ile Türkiye arasında son dönemde üst düzey askeri ziyaretler hız kazandı. Genelkurmay Başkanlarının karşılıklı ziyaretleri neticesinde Suudi Arabistan, milli insansız hava aracı 'ANKA'ya talip oldu. Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Bin Abdullah Al Gobail'in ziyareti sırasında netleşen görüşmeler dün neticesini verdi. İki ülke arasında yapılan savunma sanayi alanında işbirliği anlaşması kapsamında artık 'ANKA'lar Suudi Arabistan ordusu için de üretilecek. Arap Baharı'nın ortaya çıkardığı istikrarsız ortam ve İran ile Körfez bölgesinde devam eden çatışmaların üzerine bölgede Suriye krizinin de patlak vermesiyle Suudi Arabistan hızla silahlanmaya başladı. Dünkü Çankaya Köşkü'ndeki görüşmelerde Suriye krizinin de gündeme geldiği ve bu konuda atılacak adımlar üzerinde de görüş alışverişinde bulunulduğu öğrenildi. Tamamen Türk yapımı insansız hava aracı ANKA, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen 11. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı (IDEF'13) katılımcılarından Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ'nin (TUSAŞ) standında sergilenmişti. ANKA,görücüye çıktığı fuarda birçok ülkenin dikkatini çekti. Türkiye ile milyar dolarlık bir anlaşmaya imza atan Suudi Arabistan ile ROKETSAN'da Türk mühendisler tarafından tasarlanan aktif lazer güdümlü füze CİRİT ve milli tank 'ALTAY' için de görüşmelerin devam ettiği öğrenildi. Kaynak: haber365.com
Benzinin litre fiyatına bir hafta içinde ikinci zam yapıldı. Akaryakıt dağıtım şirketleri benzin satış fiyatlarını litrede 10 kuruş artırdı. Yapılan fiyat değişikliğiyle Ankara, İstanbul ve İzmir'de litresi 4,62-4,63 lira arasında satılan 95 oktan kurşunsuz benzin fiyatları 4,72-4,73 liraya çıktı. Motorin fiyatları ise değişmedi. Akaryakıt ürünlerinin perakende satış fiyatları, dağıtım şirketlerinin maliyetine ve rekabet şartlarına, illere ve söz konusu şirketlere göre litrede birkaç kuruş farklılık gösterebiliyor. EN SON 6 KURUŞ ZAM YAPILMIŞTI Benzine en son zam 14 Mayıs'ta yapılmış, bu tarihteki zamla benzin fiyatları 6 kuruş artmıştı. Kaynak: haber365.com
Nisan ayında People dergisi tarafından dünyanın en güzel kadını seçilen Gwyneth Paltrow sağlık beslenme alışkanlığını benimsemesinde babasına 15 yıl önce konulan kanser teşhisi etkili oldu. İngiliz basınından The Daily Mail'in haberine göre; sağlıklı yaşam konusundaki açıklamaları ile sık sık haberlere konu olan güzel oyuncu Gwyneth Paltrow, Vücuda alınacak gıdalara dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. İşlenmiş gıdaların beslenme düzeninden çıkarılmasının insanı çok iyi hissettirdiğini söyleyen Paltrow, yeme düzeninden sütten yapılmış ve glüten içeren ürünleri çıkardığını açıkladı. Her gün 2 saat spor yaptığını da sözlerine ekleyen Paltrow, kimi zaman sporun kendisine bir işkence gibi geldiğini söylese de formda kalmak için bunu yapmak zorunda olduğunu söyledi. Beach isimli derginin kapak kızı olan Paltrow, dergiye yaptığı açıklamalarda babasının verdiği sağlık mücadelesinin nasıl kendisine bir uyarı niteliğinde olduğunu anlattı. Babasına gırtlak kanseri teşhisi konulduğunda yiyeceklerin etkilerini düşünmeye başladığını söyleyen Paltrow, bunun üzerine babasının da yarar görmesi umuduyla kanser karşıtı gıdalar araştırmaya başladığını belirtti. 10 yıldır Coldplay'in solisti Chris Martin ile evli olan Paltrow, iki çocuğu Apple (8) ve Moses (6) için de aynı beslenme düzenini uyguluyor. Gywneth Paltrow geçtiğimiz hafta farklı anketlerde hem "En Nefret Edilen Ünlü" hem de "Dünyanın En Güzel Kadını" seçilmişti. Kaynak: ihlasSondakika.com
Beyne kan taşıyan atar damarların tıkanması kendini gösteren şah damarı hastalığı, zamanında tedavi edilmezse felçlere neden olabiliyor. İstatistikler Türkiye'de her yıl 150 bin kişinin felç geçirdiğini bildiriyor. Bu rakamın yüzde 60'ını ise şah damarı tıkanıklığına bağlı inmelerin oluşturduğu bildiriyor. "İnme Cerrahisi"ni şah damarına bağlı felçlerde uygulanan bir erken cerrahi yöntemi olarak tanımlayan Doç. Dr. Yusuf Kalko, bu yöntemle klasik tıp bilgilerinin dışında uygulamalara yer verdiklerini bildirdi. Kalko, "Klasik tıp literatürü felç durumda hastaların bir ay bekletilmesini söyler. Çünkü felç bedende şiddetli bir deprem etkisi oluşturur ve dokular zarar görür. Bu bekleme süresi neticesinde hastanın durumuna göre gerekirse cerrahi müdahale yapılabileceğini söyler. Öte yandan şah damarı yüzde yüz tıkanmış bir hastaya ameliyat tavsiye edilmez. Çünkü açılmayacağı düşünülür, risk faktörleri de yüksek olduğu için bu hastalar bekleme sürecine girer. Biz "İnme Cerrahisi"nde eğer tetkikler uygunsa, hastada kana aç canlı beyin dokusu gördüğümüz anda bu hastayı hemen ameliyata alıyoruz. Diğer taraftan şah damarı yüzde yüz tıkalı hastalarda da eğer tetkikler uygunsa beklemeden bu damara da müdahale ediyoruz. Birkaç saat önce felç geçirmiş ya da felcin üstünden birkaç gün geçmiş uygun hastalarda teknik başarılı oldu" dedi. İnme merkezlerinde yapılan uygulamalara da değinen Kalko, "Pıhtı özellikle kalpte ise ve titreşim bozukluğu olup pıhtı atmışsa ya da şah damarı tıkalı ama pıhtı ile tıkanmışsa, erken dönemde (ilk 3-4 saat) damar yolundan serumla, biraz geç saatlerde ise (ortalama 6 saat gibi) anjiyo ile şah damarının içine pıhtı eritici ilaç verip, gerekirse oraya stent takılıyor. Ancak bu işlemler belli saate kadar yapılabiliyor. İnme Cerrahisinde ise 7 -8 saat sonra, birkaç gün sonra ya da bir hafta sonra müdahale edilen uygun hastalar söz konusu. Bu da demek oluyor ki, cerrahide eğer tetkikler uygunsa bu hastalar geriye dönebilir. Ama hiçbir vaka için kesin olarak döner denilemez bu İnme Cerrahisi'nde de geçerli" şeklinde konuştu. HASTA AMELİYATTA SOHBETLE DİNÇ TUTULUYOR İnme cerrahisini, Minimal İnvaziv Damar Cerrahisi tekniği ile lokal anestezi altında yaptıklarını ifade eden Yusuf Kalko,"Bu da özellikle ileri yaştaki hastalar için büyük önem teşkil ediyor. Çünkü bu hastalar sadece damar sorunları ile değil aynı zamanda şekerden, tansiyona, kalpten, akciğer sorunlarına kadar pek çok rahatsızlıkla da mücadele ediyor. Hastanın sadece boynunu uyuşturarak yaptığımız bu ameliyatta onlarla sohbet ediyoruz. Bu sohbet onları dinç tutuyor ve şuur kaybını önlüyor. Şuurda ufak da olsa bir bozulma olması durumunda hemen bir kanül yardımıyla beyne kan gönderip hastanın dinç kalmasını sağlıyoruz. Bu esnada damarın içini temizleyip hızlı bir şekilde kapatıyoruz. Operasyon 30 - 50 dakika arasında tamamlanmış oluyor" dedi. Kalko şöyle devam etti: "Bu uygulamada damarlar ister yüzde 50, ister yüzde 90, ister yüzde 100 tıkalı olsun. Hasta hangi yetişkin yaş grubunda olursa olsun. Zamanla gelen kronik hastalıkları olanlar da dahil olmak üzere tetkiklerde ameliyata uygun gördüğümüz tüm hastalara müdahale ediyoruz. Lokal anestezi ile yaptığımız bu ameliyatta canlı yayın gibi hastayı takip ediyoruz. Ameliyatın faydalı olup olmayacağı daha en başında anlaşılıyor. Hasta kolunu, bacağını hareket ettirmeye ya da konuşmaya başlarsa sorunu çözdüğümüzü hemen fark ediyoruz. Ameliyat sonrası hastayı normal odaya alıyoruz birkaç gün içinde de taburcu ediyoruz. Bazı hastalarımızda çok nadir de olsa ameliyat sonrası felç riski de oluyor ancak bu yüzde iki gibi düşük bir oran." Erken tanı ve semptomlar dahilinde felçleri önlemek adına yapılan bu ameliyatları felçli hastalara da uygulayan Yusuf Kalko yüz güldürücü sonuçlar elde ettiklerini ifade etti. Kalko, "Bir yılda yaklaşık 25 felçli hastanın yürüme ve konuşma yetilerini tekrar kazandırmayı başardık. Bunların içinde yurt dışında da örnek gösterilen vakalar var. Ancak tekrar ediyorum. Cerrahi ne kadar ilerlerse ilerlesin, öncelikle sağlıklı ve düzenli yaşamı kişiler kendilerine prensip edinsin. Damar hastalıkları sizi ömür boyu takip edecektir. Herkesi kurtarmak isteriz ama ileri tetkiklerde ameliyata uygun gördüğümüz hastalar dışında bu mümkün değil" dedi. Kaynak: ihlasSondakika.com
Her Pazartesi başlanılan diyetlerin bir türlü sonu gelmiyorsa diyetin zor gelmesinin gerçek nedenini saptamadan kilo vermeye çalışıyor olmak muhtemel. Diyet ve Beslenme Uzmanı Mine Öcalan, yeni beslenme düzeninizi hayatınıza adapte etmenizi kolaylaştıracak önemli püf noktalarıyla ilgili bilgi verdi. Kilonuzu sık sık kontrol etmenin sadece cesaretinizi kıracağını belirten Öcalan, "Gün içerisindeki ödem miktarının artması, bağırsaklarınızın çalışıp, çalışmaması gibi birçok sebep hatalı ölçümlere neden olacaktır. Bu durum bireyden bireye fark etmekle beraber ölçümlerde 1-4 kilo arasında değişimler gözlemlenmektedir. Ertesi gün kalktığınızda tartınızda gördüğünüz fazla kilolar az yemek yemeyi, bir sonraki gün göreceğiniz eksik kilolar fazla yiyip içmeyi tetikleyecektir. Oysa bu şekilde bir beslenme şekli, metabolizmanızın bozulmasına ve vücudunuzda geri dönüşü zorlaşan kilo kazanımlarına neden olabilmektedir. Çözüm: En doğrusu haftada bir tartılmanızdır. Vücudunuzdaki gerçek kilo değişimlerini ancak böyle görebilirsiniz" dedi. BESLENME GÜNLÜĞÜ TUTUN Yenilen ve içilen her şeyin saat saat mutlaka yazılması ve hafta sonları bu günlükleri kontrol edip, bir hafta boyunca neler yenildiğinin gözden geçirilmesini gerektiğini tavsiye eden Mine Öcalan, "Bu sayede, besin çeşitliliğini sağlamak ve neyin eksik neyin fazla olduğunu görebilmiş olursunuz. Çözüm: Unutmayın bütün ayrıntıları ile ne yediklerini yazanlar daha kolay zayıflıyor" şeklinde konuştu. HAFTADA 1 ÖĞÜNÜNÜZÜ SERBEST BIRAKIN "Hepimizin sevdiği, gördüğü zaman dayanamadığı yiyecekler var" diyen Öcalan, şunları kaydetti: "Yasaklı diyetler, tamamen hayatınızdan çıkarmaya çalıştığınız yiyecekleri bir süre sonra cazip hale getirecek ve sabah- akşam kendinizi o yiyecekleri tüketir halde bulacaksınız. Çözüm: Birkaç gününüzü değil, hayatınızı değiştirmeye çalıştığınız bu düzende istikrarı sağlamak için haftada 1 kez 1 öğününüzü serbest bırakın." Diyet yapan birçok kişinin hızlı kilo kaybetmeyi beklediğini ve vücudunun bu hıza uymasını istediğini ifaden eden Öcalan, "1 hafta boyunca kilo kaybı olmazsa, morali bozulur ve diyeti bırakır. Çözüm: Kilo verme hızınız düştüğü zamanlarda moralinizi bozup, diyetinizi diğer pazartesiye ertelemeyin" dedi. ÖNDEN BİR SALATA Yemeğe başladıktan sonra beyne tokluk sinyalinin gitmesinin en az 15-20 dakika sürdüğünün herkes tarafından bilindiğini söyleyen Öcalan, "Az çiğneyip, hızlı yerseniz tokluk oluşana kadarki sürede daha çok yemek yersiniz ve aldığınız kalori miktarı artar. Bu nedenle yemek yeme hızınızı yavaşlatmanız önemli. Aynı zamanda yemeğin başlangıcını salata ile yaparsanız, yemekte aşırıya kaçmanızın önüne geçmiş olursunuz. Ama salata soslarına dikkat. Tercihiniz balzamik sirke, limon veya nar ekşisi gibi düşük kalorili soslar olabilir" diye konuştu. "Her gün aynı besinleri tüketmek diyeti sıkıcı kılar" diyen Öcalan, "Tüketimlerinizde küçük değişiklikler yapmaya çalışın. Her gıda farklı besin öğeleri içerir ve metabolizmanızı farklı derecelerde aktive eder. Çeşitlilik, motivasyonunuzu da arttırarak sıkıcılığı ortadan kaldırır ve istikrarlı bir şekilde diyetinize devam etmenize destek olur" dedi. METABOLİZMANIZI DA UYANDIRIN Gün içerisinde enerjinizi ve motivasyonunuzu koruyabilmek için güne her gün farklı bir kahvaltıyla başlanılması tavsiyesinde bulunan Öcalan, "Rahatlatıcı etkiye sahip serotonin hormonumuzun salgılanmasına yardımcı olan, kepeği ayrılmamış tahıllardan yapılmış ekmekleri veya tam tahıllı kahvaltılık gevrekleri kahvaltınızı çeşitlendirmek için kullanabilirsiniz. Besin tüketme, sindirim sistemimizi aktive ettiği için sabah yapacağımız dengeli bir kahvaltı, metabolizmamızın çalışmasını sağlayarak, sabah yorgunluğumuzu atmamıza da destek olur" şeklinde konuştu. Kaynak: haber365.com
Tüketici Yararına Araştırma Derneği (TÜYADER), otomobil satış sitelerine verilen ilanların birçoğunun gerçek dışı olduğunu belirterek bazı tüketicilerin de kandırıldığını açıkladı. TÜYADER'den yapılan yazılı açıklamada, otomobil satışı için kurulan ve otomotiv pazarına hitap eden internet sitelerinin çok fazla olduğuna dikkat çekildi. Bu sitelerden herkesin ücretli veya ücretsiz olarak aracını ilan vererek satışını yapabildiği belirtilen açıklamada, kullanışlı ve ekonomik olan bu sitelere alıcı ve satıcı olarak talebin yoğunluğuna dikkat çekildi ancak bu otomobil satış sitelerine verilen ilanların birçoğunun gerçek dışı olduğunun altı çizildi. Açıklamada, bu nedenle kandırılan tüketicilerin de çok fazla olduğu ifade edilerek, bunun yanında sahte ilanların, otomobil satışını gerçek anlamda doğru yapan işletmeleri zor durumda bıraktığı vurgulandı. Açıklamada, şunlar belirtildi: "Yoğun talep gören bu internet sitelerinin yakın zamanda böyle devam etmesi halinde inandırıcılığı ve tüketicinin talebi kalmayacak. Oysa kullanışlı ve ekonomik olan bu sistemin bitmemesi gerekiyor. Alınması gereken başlıca önlem, tüketici güvenini sağlayacak bir sisteme kavuşturulmasıdır." Kaynak: ihlasSondakika.com
BMW Group, elektrikli araç markası 'i' serisi ile atağa kalkmaya hazırlanıyor. Markanın premium elektrikli modeli i3, bu yılın sonunda Avrupa'da satışa sunulacak. BMW i3, ülkemize 2014 yılı sonunda gelecek. 4 koltuklu i3'te 170 beygir güç üreten batarya yer alıyor. Elektrikli otomobil maksimum 150 km/s hıza ulaşabiliyor. Şirket Başkanı Dr. Norbert Reithofer, seri üretim öncesi ilk BMW İ3'ün geçtiğimiz günlerde Leipzig'deki üretim hattından indirildiğini hatırlatarak, "BMW İ3 2013 yılı sonlarında gerçeğe dönüşecektir. Sürdürülebilir olmaya inanıyoruz. Birçok müşterimiz şimdiden, alışkın olmadıkları bir teknolojiye sahip BMW İ3'e ilgilerini açıkça ifade ediyor" dedi. Cenevre Fuarı'nda da tanıtılan BMW İ3 konsepti, dört koltuğu, geniş açılan kapılan, yaklaşık 200 litrelik bagajı ve 170 HP güç üreten elektrik ünitesiyle sıfır emisyonlu bir şehir otomobili olarak ön plana çıkıyor. Kaynak: ihlasSondakika.com
1 Ocak'ta yürürlüğe gören yasal düzenleme doğrultusunda hız sınırını yüzde 10-30 aşan sürücülere 166 lira, yüzde 30'dan fazla aşanlara ise 343 lira para cezaları uygulanıyor. Azami olarak otomobiller için otoyollarda 120, duble (bölünmüş) yollarda 110, şehirler arası çift yönlü karayollarında 90 kilometre hıza izin veriliyor. Bu hızlara "yüzde 10 tolerans" eklendiğinde otomobil için duble yoldaki en yüksek hız, 121 kilometre oluyor. Bir otomobil sürücüsü bu yolda 122 kilometre hızla radara girdiğinde 66 lira cezayla karşılaşabiliyor. Sürücüler, adeta korkulu rüyaları olan radarlara girmemek için uzun yolculuklarda dikkatli hareket etse de zaman zaman kendi kontrolleri dışında hız sınırlarını aştıkları için cezaya maruz kalabiliyor. Bazı durumlarda sürücüler, belirtilen hıza ulaşmadığını söylese bile "hata payı" ya da "sapma" yüzünden ceza ödemek zorunda kalıyor. Trafik polisleri, itiraz eden sürücülere, kendilerine sunulan toleransı hesaba katmadan yasal limitlere dikkat ederek yollarda seyretmeleri konusunda uyarılarda bulunuyor. "120 kilometreyle giden araç, 125 kilometreyle radara girebilir" Bayrakçeken, yaptığı açıklamada, kara taşıtlarının hız göstergelerindeki hata paylarının, sürüş sırasında göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. "Yol, hız, eğim gibi parametrelerin göz önüne alındığı ve rüzgar gibi dış faktörlerden arındırılmış olarak ölçüm yapılabilen kalibreli cihaz" diye nitelenen şasi dinamometresiyle yaptıkları ölçümlerde, taşıtların hız göstergelerinde saatte 70 kilometre görünen hızın, 68 ya da 72 kilometre olabildiğini belirten Bayrakçeken, şöyle konuştu: "Bu, sistemdeki hata payı ya da sapmanın karşılığıdır. Normalde hata payları yüzde 5'e kadar çıkabilmektedir. Lastiğin tırnak derinliği, çapı, zemin durumu, yuvarlanma direnci, sürtünme katsayısı, kayma, rüzgar gibi birçok faktör aracın hız göstergesi ile gerçek hızı arasındaki farkı ortaya çıkarabilir. Taşıt dinamiğini etkileyen taşıt boyutu, viraj, güç aktarma organları gibi parametre sayısı fazladır. Hız da bu parametreler içinde önemli bir yer tutar. Bu faktörler anlık değişebilir. Bu yüzden hız göstergesine göre 120 kilometreyle giden araç, 125 kilometreyle radara girebilir. Tam tersi durum da yaşanabilir. Sürücülerin özelikle duble yollarda dikkatli olması ve 115'i geçmemesi, en azından kendilerine sunulan yüzde 10 toleransı hesaba katmadan hızlarını ayarlamasını öneriyoruz." "Göstergelerin aralıklarla kalibre edilmesini öneriyoruz" Balıkesir Küçük Sanayi Sitesi'nde faaliyet gösteren bir oto elektronik firmasının sahibi Mehmet Saygıner de araçların hız göstergelerinde hata payının yüzde 10'a ulaşabileceğini ifade etti. Bu durumun, sürücüleri yanıltabildiğini dile getiren Saygıner, araçlar kullanıldıkça göstergeler kalibre edilmediği için gerçek hızın ölçümünde sorunlar yaşanabildiğini anlattı. Sürücülere, özellikle şehirler arası karayollarında en yüksek hız limitinin altında araç kullanmasını öneren Saygıner, şunları kaydetti: "Göstergedeki hız ile radarda ölçülen hız arasındaki fark, aracın birçok özelliğine göre değişebilir. Genellikle ana etken, göstergelerin ayarlarının bozulmasıdır. Göstergelerin aralıklarla kalibre edilmesini öneriyoruz. Radara yakalanmamak için örneğin duble yollarda 115 kilometre hızın üzerine çıkılmamalı. Birçok sürücü, toleransı da ekleyerek 121'e kadar çıkıyor. Hata payıyla hız 125 ölçüldüğünde ise itiraz ediyorlar. En iyisi yavaş gitmek." Kaynak: ihlasSondakika.com
Meclis Genel Kurulu’nda verilen arada CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ile AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç arasında tartışma çıktı. İki vekil birbirlerinin yakasına yapışırken araya giren vekiller kavganın büyümesini önledi. Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki tartışma Genel Kurul’a yansıdı. Meclis Genel Kurulu ara verdiğinde Bilgiç, CHP sıralarında oturan Tanal’ın yanına gelerek, “Bir daha komisyona gelme” dedi. Tepki gösteren Tanal, “Burası babanın çiftliği değil, o komisyona geleceğim” dedi. İki vekilin konuşması sırasında tansiyon yükseldi. Tanal ve Bilgiç birbirlerinin üzerine yürüdü. Birbirlerinin yakasına yapışan vekillerin kavgasını araya giren vekiller önledi. Araya giren vekiller nedeniyle kavga yumruklaşmanın eşiğinden döndü. ANKA’ya konuşan Tanal, “Hiçbir komisyon başkanı yardımcısına Meclis araba vermiyor. Bu komisyon başkanı yardımcısına Meclis araba vermiş. Ben de geri alın diye Meclis Başkanlığı'na dilekçe verdim. Sıkıntı bu” dedi. Kaynak: haber365.com
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu. İşte Bahçeli'nin açıklamaları: Türkiye adı konulmamış bir ekonomik bozgun hali yaşamaktadır. Vatandaşımızın ekmeği küçülmektedir. Onlar borçlandı biz ödedik diyerek durmadan yalan konuşmaktadır. Borç ödedik kasayı doldurduk sözleri artık Başbakan'la bütünleşmiş hazır kalıp sözcükler olarak dikkat çekmektedir. IMF'den alınan kredi de dış kaynaklı bir borçtur.2002'de IMF'ye 22 milyarlık bir borç söz konusudur. Merkez Bankası'nın rezervlerine ilave ettiği borcu yıllar içinde ödenmiştir. AKP'ye devredilen borç iddia edildiği gibi değil 13 milyar 900 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. 'HİÇ Mİ VİCDANI SIZLAMIYOR?' IMF'ye borcun kalmadığını söyleyen Başbakan Erdoğan, Dünya Bankası'na artan borcu nasıl ifade edecektir? Bu borcu nasıl gizleyecektir. Başbakan Erdoğan "Onlar borçlandı biz ödedik" derken hiç mi vicdanı sızlamamaktadır? Başbakan Erdoğan hileyi bırakmalı ve ödenen borçların AKP dönemine ait olduğunu açıklamalıdır. Bu kadar yalan ve dolan ne duyulmuş ne görülmüştür. IMF'ye ödediği iddia edilen borcun önemli bir tutarını AKP almış bunu da gündeme getirmemiştir. Şayet AKP IMF ile stand-by anlaşmasını imzalamasaydı borçlar çoktan bitmiş olacaktı. Başbakan'a birileri şu hususları iyi anlatmalı. Başbakan Erdoğan ekonomi dersi almak için müracaat etmelidir. Başbakan Erdoğan'ın Merkez Bankası rezervi konusunda gerçek dışı beyanları akıl tutulmasıdır. Merkez Bankası rezervinin Konyalı çiftçimize, Giresunlu esnafımıza, Adanalı üreticimize bir hayrı yoktur. Bu rezerv Türkiye'nin dış borçlarına yönelik tutulan rehin paradır. 'BAŞKASININ ATINA BİNEN...' Başbakanın kasası artarken vatandaşınki azalmaktadır. Başbakan Erdoğan bilmelidir ki başkasının atına binen tez elden düşer. Eline hemen bir ekonomi kitabı alıp çalışması lazım. Bu ziyaretin Türkiye'nin bunalımlar yaşadığı bir döneme denk gelmesi manidar karşılanmalıdır. Kalabalık bir kafile geziye katılmış bol bol yenilip içilmiştir. Sanki ABD'ye ikinci fetih gerçekleşmiştir. Yandaş basın Başbakan'ın gezisini abartarak anlatmıştır. Başbakan'ın parlatılması ve üstelik ABD Başkanı Obama'nın iltifatına mazhar olunduğu için her propagandadan medet umulmuştur. Başbakan 6 Nisan 209 tarihinde ABD Başkanı Obama'nın TBMM genel kurulunda AKP'nin alkışları arasında verdiği ev ödevlerini yapmanın huzuru içindedir. Erdoğan Ermeni açılımını başlatmıştır. Heybeliada Ruhban Okulu için sözler vermiş yıkım projesini ortaya koymuştur.- Afganistan'a ilave asker desteğini yerine getirmiştir, İmralı canisi ile pazarlığa tutuşmuştur. Bunlara karşılık ABD'den Türkiye'nin hiçbir temel sorunu için destek alınamamıştır. Başbakan'ın ABD ziyareti ile ilgili kamuoyunda beklentiler yaratılmıştır. 'SONUNDA MASKESİ DÜŞMÜŞTÜR' Başbakan Erdoğan bugüne gelesiye Davos sahnesinde kurgulanan 'One minute' oyunundan beslenmiş ve sonunda maskesi düşmüştür.Dikkat çeken bir ayrıntı da CIA başkanının o salonda olmaması ve aynı saatlerde İsrail'de bulunmasıydı. Bize göre ABD ziyaretinin sırrı kırmızı salonda konuşulanlarla çözülecektir. Başbakan'ın ABD ziyaretinde 4 konu kendisini göstermiştir. Bunlardan birincisi Suriye konusudur. Başbakan Suriye'ye müdahale konusunda canını dişine taksa da Obama'dan gerekli desteği görmemiştir. Cenevre konferansı konusundaki eleştirileri sonuç doğurmamıştır. Başbakan 180 derece çark etmiş ve "Görüşüm değişti ve gelişti" diyerek pişkinlik sergilemiştir. ABD Başkanı 2. Cenevre Konferansı için Başbakan'a görevler vermiştir. Başbakan da kuzu kuzu kabul etmiş ve Rusya'yı ziyaret edeceğini belirtmiştir. Başbakan Erdoğan Beyaz Saray'ın ikna odalarında yeniden gömlek değişmiştir. Bir insanın fikirlerindeki oynaklık, ideallerindeki yapaklık ya ağır bir baskıdan veya aitsizlikten kaynaklanacaktır. Bunun her ikisi de zaaftır.- Bu gelişmeler hükümetin Suriye poltiikasının baştan ayağa dağıldığını tescillemiştir. Kardeş Esad'dan hasım Esed'e U dönüşü yapan iktidar mızmızlansa da bir netice elde edememiştir. ABD Başkanı Obama "İkimiz de Esad'ın gitmesi konusunda hemfikiriz" sözleriyle yeni bir oyalama taktiğine başvurmuştur. Muhaliflerin desteklenmesi ve Esad'a yönelik baskıların arttırılması konusunda bunlar basit yaklaşımlar olarak kalmıştır. Biliyoruz ki Esad kendi halkına saldıran bir zalimdir. Biz kınadığımızı tekraren söylemek istiyorum. Suriye'de iki taraf da ölüm diline saplanıp kalmıştır. Esad'a karşılık vbermek adına insan kalbi yemek kadar gözü dönmüş yamyamlar insanlıktan çoktan dönmüştür. Hangi vicdan böylesi bir vahşiliğe göz yumulabilecektir? AKP kimlere destek verdiğinin farkında mıdır?- Gazze'ye gitme kararını çoktan veren Başbakan Erdoğan ABD dışişleri Bakanı'nın haddini aşan sözlerinden ötürü ertelemiştir. Başbakan Erdoğan ve Obama'nın üçüncü konusu Kuzey Irak'tır. Anlaşılan ABD peşmerge ile ilişkiler için talimat vermiştir. Petrol ve doğalgaz için anlaşmalar yapılmıştır. Geçtiğimiz aylarda Enerji Bakanı'nı taşıyan uçağın Erbil'e inememesi bundan kaynaklanmıştır. Barzani'nin Erdoğan'ın biricik dostu olması BOP projesidir. 'İHANET SÜRECİ KONUŞULMUŞTUR' 4. ve son olarak da ihanet süreci konuşulmuş, Irak'taki seçimler ele alınmıştır. Erdoğan sözde çözüm sürecinin ABD tarafından takdirle izlendiğini AKP'den başkasının yapamayacağını söylendiğini aktarmıştır. Böylesi bir ihaneti AKP'den başkasının yapması asla mümkün değildir. Erdoğan hediye olarak Öcalan'ın resmi çıkacak kara kaplı kutu ve Kandil'den bir buket çiçek verilmeliydi.- Başbakan'ın eşine sunulan 'Diktatörlüğün Psikolojisi' kitabını gecelerce okumalıdır. görüşmeler hangi yaramıza merhem olmuştur? Başbakan'ın eli boş ve yeni tavizler vererek geri dönüşü mağlubiyet değil midir? Başbakan saptırmadan ABD'nin kendisini ve hükümetini hizaya getirdiğini itiraf edebilecek yürek ve cesarete sahip midir? ABD Dışişleri Bakanı bir konuda haklı çıkmıştır: Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur demişti. Dağ dağa kavuşmasa da Erdoğan Obama'ya yapışmış ve çekilm alanına girmiştir. ÇAYDANLIK BAKMAKLA KAYNAMAYACAK! Erdoğana ABD deyimi ile sesleneyim "Çaydanlık bakmakla kaynamayacak, odunu kendi kesen iki kere ısınacak, ağacı kesen balta unutmayacak" Bu ABD deyimidir. Başbakan'ın şahsıma yönelik bozkurtlarında sınırları koruma altına al mesajı iletmiştir. Sayın Başbakan milletimizden aldığımız güvenle güçlüyüz sana tek başımıza da yeteriz. Sen sınırda teröristlerinle bekle ben de bozkurtlarımla bu sınırları korumayı seve seve yaparız. Başbakan'ın gelecek yıl 3 seçim olabilr sözü ile ilgili de şunları söylemek istiyorum: Başbakan'ın referandum kartını hatırlatması talihsiz bir yaklaşımdır. AKP'nin hedefinde kendi hazırladığı anayasayı BDP işbirliği ile geçirerek referanduma götürmektir. MHP yapılacak her seçime hazırdır. Kaynak: haber365.com
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Etimesgut'ta yapımı tamamlanan Korkut Ata Kongre ve Kültür Merkezi'nin açılışını yaptı. Binanın açılışından önce kurban kesimi yapıldı. Binanın açılışını yapan Bahçeli, görevlilerden bina hakkında bilgi aldı. Daha sonra programın devam edeceği alana geçen Bahçeli burada Ankara seymenleri ve Karadeniz halk oyunları gösterisini izledi. Bahçeli elini öpmek isteyen çocukları ise geri çevirmedi. "ÖNÜMÜZDE 3 ÖNEMLİ SİYASI OLAY VAR" Halk oyunları gösterilerinden sonra konuşma yapan Bahçeli, "Türkiye nazik bir süreçten geçtiğini belirtti. Bu süreçlerin aşılması için önlerinde 3 önemli siyası olay olduğunu hatırlatan Bahçeli, Bunlardan bir tanesi mahalli idareler seçimleri, diğeri Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi 3. ise eğer bir aksama olmadığı takdirde 25. dönem milletvekilliği genel seçimleridir. Bu 3 önemli olay Türkiye'nin geleceğini belirleyecek olan olarak karşımızda duruyor." dedi. Üç siyasi olayın başlangıcı olan mahalli idareler seçiminin çok önemli bir dönüm noktası teşkil ettiğini aktaran Bahçeli, "Etimesgut Belediyesi Türkiye'nin en iyi hizmet sunan belediyelerindendir. Hizmette süreklilik, başarıda devamlılık gerekir. Öyleyse mahalli idare seçimlerinde adayımız Enver Demirel'dir." ifadelerini kullandı. Kaynak: ihlasSondakika.com
Google'dan transfer ettiği CEO'sunun ardından kendini geliştirme atağına geçen Yahoo, şimdi de son dönemin en gözde paylaşım sitelerinden Tumblr'ın peşine düştü. Wall Street Journal gazetesi, Yahoo CEO'su Marissa Mayer'in Tumblr kurucusu David Karp ile hafta sonu görüşüp anlaştığını yazdı. Yetkililerden iddiaları doğrulayıcı bir açıklama gelmese de şirketin bugün New York'ta yapılacak bir organizasyon ile resmi açıklamayı yapması bekleniyor. Satın alma gerçekleşirse Tumblr, Facebook'un 1 milyar dolar ödediği Instagram'ı geçerek en yüksek bedelle el değiştiren sosyal medya sitesi olacak. Tumblr'ın ilgi çekici uygulamaları ile özellikle mobil platformda ciddi popülaritesi var. 6 yıl önce kurulan site, Twitter ve Facebook kadar popüler olmasa da milyonları bulan sadık kullanıcıya sahip ve üye sayısı her geçen gün artıyor. Web ölçümleri şirketi Quantcast'e göre Tumblr'ın 75 milyonu ABD'den olmak üzere toplam 217 milyon aylık ziyaretçisi var. Yahoo, 7 yıl önce de Facebook'a 1 milyar dolar teklif etmiş ama şirketin kurucusu Mark Zuckerberg tarafından bu teklif kabul edilmemişti. Kaynak: ihlasSondakika.com
Otellini, The Atlantic dergisine verdiği demeçte iPhone'a işlemci sağlama konusunda o zaman başında olduğu Intel'in büyük bir hesap hatası yaptığını ve bunun şirket tarihinde kaçırılmış en büyük fırsatlardan olduğunu söyledi. Otellini, ilk iPhone'un piyasaya çıkması öncesinden bahsederek, "O zaman Apple'a iPhone için işlemci sağlama konusunda elimizden geleni yapmadık. Bunu bakış açınıza göre "başaramamak" veya "pas geçmek" şeklinde görebilirsiniz. Dikkate alınması gereken nokta o sırada iPhone henüz piyasada değildi ve neler yapabileceğini kestirememiştik; belki de onu çok ciddiye almamıştık" şeklinde konuştu. Emekli Intel CEO'su kendileriyle temasa geçen Apple'ın istedikleri işlemcinin fiyatı konusunda hiçbir esneklik göstermediğini söyleyerek, "İşlemcinin Apple tarafından belirlenen üretim maliyeti bizim hesaplarımızın altında kalıyordu. Yüksek üretim volümlerine ulaşılacağı beklentisi de bizim açımızdan durumu düzeltmeye yetmiyordu.Halbuki sonradan anlaşıldığına göre bu maliyet hesabı yanlıştı ve talep beklenenin 100 misli oldu" itirafında bulundu. "INTEL YAVAŞTI " Bu anlaşmazlığın ardından Intel iPhone’da yer alamadı ve akıllı telefon devrimini izlemekle yetindiler. Ardından gelen iPad’de Steve Jobs ve Jonathan Ive’ın ilk tercihi yine Intel oldu. İkili, iPad’de düşük enerji tüketen Intel Atom işlemcileri kullanmanın iyi olacağını düşünmüşlerdi. Ancak iPod Bölümü Başkanı Tony Fadell, iPad’in ARM tabanlı olması için ısrarcı oldu. Jobs’ın konuyu kapatan cümlesi şu şekilde tarihe geçti: “En iyisi Intel’e iyi bir mobil işlemci yapması için güvenmek.” Sonrasını biliyorsunuz, Intel bunu başaramadı ve Apple PA Semi işlemci tasarım firmasını satın alarak A4 işlemiyi yaşattı. Daha sonra Jobs hastalığı ile savaşırken biyografisini yazan Walter Isaacson’a A4 işlemci hamlesinden çok memnun olduğunu belirtiyor ve “Zaten Intel A4 ile kıyaslanabilecek bir şey önermek için çok yavaştı ve esnek değildi” diyor. "INTEL'E BİLDİĞİMİZ HER ŞEYİ ÖĞRETMEK İSTEMEDİK" Otellini’nin yeniden masaya getirdiği bu konuyu, Steve Jobs’ın bizzat kendi ağzından biyografisine girmiş bölüm ile noktalayalım: “Üst performans konusunda Intel en iyisi. En hızlı işlemcileri yapıyorlar, tabii eğer enerji ve maliyeti düşünmüyorsan… Onlar yonga setlerinin içerisinde yalnızca bir işlemci yapıyorlar. Bizim A4 işlemciyi, grafiği, mobil işletim sistemini ve bellek kontrolünü tek bir çipin içerisinde topluyor. Biz Intel’e yardım etmeye çalıştık, ama pek dinlemiyorlar. Onlara grafiklerinin berbat olduğunu yıllardır söylüyorduk. Her çeyrek ben ve bizim üç tepe adamımız ve Paul Otellini toplantı yapardık. İlk başlarda, birlikte muhteşem şeyler yapıyorduk. Sonra onlar gelecek iPhone’lar için işlemci üretmek istediler. Bunu onlarla birlikte yapmamamızın iki sebebi var. İlki onlar gerçekten çok yavaştı. Buharlı gemi gibiler, hiç esnek değiller. Biz çok hızlı giderdik. İkincisi ise biz onlara her şeyi öğretmek istemedik, gidip rakiplerimize satabilirlerdi.” Kaynak: ihlasSondakika.com
Tablet piyasasında daha etkin rol edinmek isteyen Samsung, 8inç ekranlı Galaxy Tab 3 modeli üzerinde çalışıyor. Samsung’un 8inç ekran boyutlu Galaxy Tab 3 modeli üzerinde çalıştığı biliniyordu ancak Galaxy Tab 3’ün 7inç’lik versiyonun Galaxy Tab 3 8.0’dan daha önce ortaya çıkması bekleniyordu. SamMobile’ın haberine göre Samsung Galaxy Tab 3 8.0, Galaxy Tab 7’ye göre biraz daha büyük ve ince olacak. Teknik özellikleri kesinleşmese de Samsung Galaxy Tab 3 8.0’da, çift çekirdekli 1.5GHz işlemci, 1.5GB RAM, 16GB depolama alanı ve nicroSD desteğiyle genişletebilen hafıza bulunacak. 1280×800 çözünürlüğünde 8inç ekranın yer alacağı tablette, 5 mega piksel arka, 1.3 mega piksel ön kamera ve Android 4.2.2 Jelly Bean işletim sistemi bulunacak. Samsung Galaxy Tab 3 8.0’ın teknik özellikleri: Adı: – GALAXY Tab 3 (8.0) 16GB (3G / Wi-Fi ) Kod adı: – SM-T310 (3G) and SM-T311 (Wi-Fi) İşletim Sistemi: – Android version 4.2.2 Ekran: – 8.0” WXGA ,1280×800 TFT İşlemci, RAM ve Depolama – 1.5 GHz Dual-Core, 1.5 GB, 16 GB + MicroSD up to 64GB GSM – EDGE (850/900/1800/1900) HSPA+42Mbps, HSUPA 5.76Mbps (850/900/1900/2100) Ön Kamera – 1.3 megapixel Arka Kamera – 5 megapixel Giriş Noktaları – Micro USB and 3.5 mm earjack Bağlantı – BT 4.0, USB 2.0, Wi-Fi 802.11 a/b/g/n, A-GPS Batarya– 4450 mAh Ölçüler – 209.3 x 122.2 x 6.95 mm Kaynak: ihlasSondakika.com
Alper Potuk'un, flaş bir biçimde Fenerbahçe'ye transferiyle ilgili olarak, Eskişehirspor Kulübü basın sözcüsü Erdal Şahbaz, "Kulübümüzün menfaatleri doğrultusunda hareket ettik. Dün gece Fenerbahçe'yle kesin olarak anlaştık" dedi. "Alper'e sorduk, 'Evet' dedi!" Radyospor'da Özgür Sancar'ın sorularını yanıtlayan Şahbaz, ''Biz Fenerbahçe'yle her konuda anlaştık. Ama önce Alper'in fikrini sorduk. Alper, 'siz anlaştıysanız bir sorun yok. Ben de kabul ediyorum" dedi. Fenerbahçe bize Orhan Şam ve Bienvenu'yü verecek. Ayrıca 6.250 milyon euro ödeyecek' şeklinde konuştu. "Galatasaray'a gitmek istiyordu" Alper Potuk'un geçtiğimiz sezon kulüplerin anlaşmasına rağmen transferinin gerçekleşmemesi nediyle Fenerbahçe'ye kırgın olduğu konusuyla ilgili olarak konuşan Şahbaz, "O günkü koşullarda durum öyle gelişti. Alper'in bir kırgınlığı yok. Biz kendisine sorduk. 'Fenerbahçe'ye gitmek ister misin?' dedik. 'Siz anlaştıysanız giderim' dedi. Galatasaray'la müzakerimiz sırasında ise Galatasaray'a transfer olmak istediğini söylemişti; çünkü o dönem biz Galatasaray'la görüşüyorduk. Bir sorun yok. Fenerbahçe'yle anlaştık, kendisi de 'evet' dedi. Transfer oldu'' dedi. Veysel için görüşme oldu mu? Alper'in bugün Fenerbahçe'yle görüşeceğini belirten Şahbaz, Veysel Sarı'nın da Fenerbahçe'ye transfer olduğu iddiasının doğru olmadığını söyledi. Erdal Şahbaz, ''Veysel'le ilgili bir görüşmemiz olmadı. Fenerbahçe ya da bir başka takımdan Veysel için teklif almadık'' dedi. Kaynak: haber365.com
Bugün Nyon'daki genel merkez binasında toplanan UEFA Finansal Kontrol Departmanı, Romanya'nın Rapid Bükreş takımını UEFA'nın belirlemiş olduğu Finansal Fair Play kriterlerine uymadığı gerekçesiyle önümüzdeki 3 yıl boyunca Avrupa Kupaları'ndan men etti. UEFA ayrıca daha önce İspanyol ekibi Malaga'ya verilen Avrupa Kupaları'ndan men cezasını ise kaldırdı. Kaynak: haber365.com
Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Ali Dürüst, Alper Potuk transferi hakkında, “İki gün önce başkanlar görüştü ve bir mutabakat sağlandı. Ama iki günde ne değişti onu bilemiyoruz. Biz gereken fedakarlığı da yaptık. Burada oyuncunun kararı önemlidir. Oyuncu ile görüşmek lazım. Onun tercihi önemlidir. Süreç devam ediyor. Şu ana kadar biten birşey yok” dedi. Sarı - Kırmızılı yönetici Abdurrahim Albayrak da ”Biz Eskişehirspor kulübü ile iyi ilişkilere sahibiz. Öyle ki geçtiğimiz sezon bizden Necati’yi istediklerinde hiçbir zorluk çıkartmadan kendilerine gereken kolaylığı gösterdik. Sonrasında ilişkilerimiz de devam etti. Geçtiğimiz günlerde ben Alper ile de Halil Ünal ile de görüştüm ve iki gün önce de para konusunda da ödeme planı konusunda da Başkanımız ile Halil Ünal el sıkıştılar. Sonra ne oldu bilmiyoruz ama dün gece bir anda bu durum ortaya çıktı. Alper ile görüştüm ve kendisi zaten Galatasaraylı olduğunu ve Fenerbahçe’ye gitmek istemediğini söyledi. Son maçta edilen hakaretler ve geçen sezon transfer döneminde kendisine yapılan muamele yüzünden zaten rahatsız. Sıkıntı Eskişehir yönetiminden kaynaklanıyor. Bekleyip göreceğiz. Ben dün gece görüştüğümde 7.5 milyon Avro teklif edildiğini söylediler. Biz bu rakamı vermeyeceğimizi söyledik” açıklamalarında bulundu. Kaynak: haber365.com
Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1925′te kurduğu 1937′de ise vasiyet mektubu ile Hazine’ye emanet ettiği Atatürk Orman Çiftliği arazisinin bir bölümü, canlı bomba saldırısının ardından daha güvenli bir alana taşınmak isteyen ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne tahsis edildi. SALDIRIDAN SONRA YENİ YER ARANDI Milliyet’in haberine göre; ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, DHKP-C’nin 1 Şubat’ta gerçekleştirdiği canlı bomba saldırısının ardından şehir merkezinde kalan elçilik binasının çevresindeki güvenlik önlemlerini üst seviyeye çıkarsa da daha güvenli bir alana taşınmak için harekete geçti. Büyükelçilik, bu kapsamda Türkiye’den arazi talebinde bulundu. Türkiye’nin de Atatürk’ün 1925′te kurduğu ve 1937 de “hiylesiz ve nefis gıda maddeleri temin eylemek” amacıyla kullanılması şartı ile Hazine’ye devrettiği Atatürk Orman Çiftliği arazisininin içindeki bir bölümü elçiliğe önerdi. ESKİŞEHİR YOLU ÜZERİNDE Ankara Mimarlar Odası Başkanı Ali Hakkan’ın veridği bilgiye göre; Ankara’nın Çukurambar semtindeki 6 bin 400 metrekarelik alan AOÇ tarafından 1983 yılında GAzi Üniversitesi’ne devredilmişti. 2010 yılına kadar boş kalan arazi ticari tesis kurulması için TOKİ’ye devredildi. TOKİ de söz konusu araziyi ABD büyükelçiliği’ne tahsis etmek için anlaştı. Tahsis edilen arazi; Ankara Eskişehir yolu üzerinde; Marriott Otel, Armada Alışveriş Merkezi, Ak Parti, ATO Kongre merkezinin bulunduğu bölge içinde yer alıyor. Bölge, arsa değeri açısından Ankara’nın en gözde yerleşim yerleri arasında bulunuyor. Ali Hakkan, “AOÇ, tüm mücadelemize rağmen ABD’ye peşkeş çekiliyor. Bunun bilgisini aldık. Ciddi bir mücadele kampanyası yürüteceğiz. AOÇ’ye karşı yürütülen ideolojik öfkenin boyutunu bu satış gösteriyor” dedi. Atatürk Orman Çiftliği’nin bazı bölümleri bir süre önce yapılaşmaya açılmış, arazi içinde yeni Başbakanlık yapılacağı iddiaları gündeme gelmiş ve bu durum birçok kesimden tepki görmüştü. Kaynak: haber365.com
Ev almak isteyenleri korkutan rakamlar açıklandı. REIDIN-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi mart 2013 raporuna göre, yeni konut fiyatları geçen ay, 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 8,56 arttı. Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) ve REIDIN işbirliği ile yeni konutlara yönelik hazırlanan emlak endeksinin 2013 mart ayı raporu yayınlandı. Rapora göre, yeni konut fiyatları bir önceki aya göre yüzde 1,02, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,56 ve endeksin başlangıç dönemi olan 2010 yılı ocak ayına göre ise yüzde 29,30 oranında artış kaydetti. Mart ayında endeks bir önceki aya göre, İstanbul Avrupa yakasında yer alan markalı konut projelerinde yüzde 0,22, İstanbul Asya yakasında yer alan markalı konut projelerinde yüzde 1,00 oranında arttı. Endeksin başlangıç dönemine göre ise İstanbul Asya yakasındaki projeler Avrupa yakasına kıyasla 6,1 puan fazla artış gösterdi. Mart ayında bir önceki aya göre, 1 1 daire tipinde yüzde 0,08, 2 1 daire tipinde yüzde 0,99, 3 1 daire tipinde yüzde 1,11 ve 4 1 daire tipinde ise yüzde 1,52 oranında artış yaşandı. Metrekare bazında yapılan değerlendirmede yeni konut fiyat endeksinde bir önceki aya göre, 51-75 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda yüzde 0,47, 76-100 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda yüzde 0,57, 101-125 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda yüzde 0,62, 126-150 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda yüzde 0,71, 151 metrekare ve daha büyük alana sahip konutlarda ise yüzde 1,20 oranında artış gerçekleşti. "Yeni konut fiyatlarındaki artış, enflasyonun oldukça üzerinde" GYODER Başkanı Aziz Torun, rapora ilişkin değerlendirmesinde, "Mart ayına baktığımızda, yeni konut fiyatlarının şubat ayına göre yüzde 1,02’lik bir artış gösterdiğini görüyoruz. Bu artış yüzde 0,66 olan aylık enflasyonun oldukça üzerinde gerçekleşmiş. Bu durum önümüzdeki dönemde yeni konutlardaki fiyat artışının, yine enflasyonun üzerinde bir artışla devam edeceğini göstermektedir" ifadelerini kullandı. Kaynak: haber365.com
Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi'nde yeni aşamaya geçildi. Yaklaşık 6 bin 500 gecekondunun yıkılarak yerine depreme dayanıklı 8 bin 152 konutun inşa edildiği bölgede 925 konutun inşası devam ediyor. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) bin 764 konutun daha inşası için ihaleye çıkıyor. Böylelikle Kuzey Ankara’da 10 bin 841 konut rakamına ulaşılacak. Başkent’in kuzey giriş kapısını oluşturan bölgede 2004 yılından itibaren TOKİ ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa kurduğu TOBAŞ şirketinin müşavirliğinde yürütülen proje ile Ankara’nın imajına zarar veren gecekondular temizlendi. Proje, konumu, kapsamı, projelendirme süreci, hedef kitlenin büyüklüğü, teknik ve sosyal özellikleri, proje sürecinde yaşanan fiziki ve kültürel değişimler açısından en kapsamlı kentsel dönüşüm projesi olma özeliğini taşıyor. 7,5 milyon metrekare olarak belirlenen Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi uygulama alanının, 4 milyon metrekarelik birinci etabına Mart 2005’te başlandı. Temmuz 2005 – Aralık 2006 arasındaki bir buçuk yıllık sürede yaklaşık 6 bin 500 gecekondunun yıkımı gerçekleşti. Proje kapsamında 8 bin 152 konut hak sahiplerine teslim edildi. OSMANLI MAHALLESİ İNŞA EDİLİYOR Projenin bir diğer ayağında ise Osmanlı ve Selçuklu mahalleleri oluşturulması amacıyla planlama ve projelendirme çalışmaları yapıldı. Villa, dubleks konut, apartman ve teras evlerden oluşan toplam 925 konutun yapımı devam ediyor. BİN 764 KONUT İHALEYE ÇIKIYOR Proje kapsamında inşa edilecek bin 764 konut için TOKİ üç ayrı ihale yapacak. Konutlar 3+1 ve 4+1 büyüklüğünde planlandı. İdare birinci etapta 477 konut inşa edecek. Konutların 268’i 3+1, 209’u da 4+1 büyüklüğünde. Birinci etap 5 bloktan oluşacak. İkinci etapta ise 488 konut ile birlikte ünite merkezi ve kreş yapılacak. 6 bloktan oluşan konutların tamamı 3+1 niteliğinde olacak. Birinci ve ikinci etapta inşa edilecek konutların ihaleleri 26 Şubat 2013 saat 14.00’te gerçekleştirilecek. CHA Kaynak: Yazete.com
Gösterisinin sinemalarda vizyona giren DVD'siyle gişede önemli bir başarı yakalayan Cem Yılmaz, çok özel bir projeye soyunuyor. ESKİLERE EL ATTI Uzun süredir sinemada ne yapacağı merak konusu olan Cem Yılmaz, eskilere el attı. Yeşilçam'ın unutulmaz eserlerinden dört film, Yılmaz'la yeniden beyazperdeye taşınacak. 4 FİLMİ YENİDEN ÇEKECEK Ertem Eğilmez'in kurduğu Arzu Film'in 50'nci yılı çerçevesinde çekilecek filmler şunlar: 'Süt Kardeşler', 'Banker Bilo', 'Şekerpare' ve 'Tosun Paşa'. Kaynak: Yazete.com
Şahan Gökbakar'ın Celal ile Ceren kabusu sona erdi! Film, internetteki en popüler sinema sitesi IMDB'de dünyanın en kötü filmleri listesinde birinci sıraya yerleşmişti. İnternetteki bir sosyal paylaşım sitesinin üyeleri organize olarak Celal ile Ceren'e 1 puan vermiş ve film 10 üzerinden 1.7 puan almıştı. Üyeler bununla da yetinmemiş, kötüler listesindeki diğer filmlere yüksek puan vererek Celal ile Ceren'in sıralamada yükselmesini sağlamıştı. Daha önce bu hareket için "Çok da tın, çok da fifi" diyen Şahan, film en kötü film olunca küplere binmişti. Ancak IMDB sitesi yönetimi filmin tamamen listeden çıkarılmasına karar verdi. Celal ile Ceren'in yapımcısı Çamaşırhane Film Yapım'dan da bir açıklama yapıldı: "IMDB sitesinde kullanılan yapılan oylamaların ilk günlerinde gelen oylar 10 üzerinden 7 beğeni puanı alan Celal ile Ceren, ilerleyen günlerde, kendilerini sözluk yazarı olarak nitelendiren, çesitli mesaj-panosu sitelerine üye olan, kimlikleri dahi belli olmayan kişiler tarafindan organize edilen planlı ve örgütlü bir saldırıya maruz kalmıştır. Planlı ve örgütlü sekilde kamuoyu fikrini yanıltmaya teşebbüs eden ve ticari itibarımızı zedelemeye çalışan, henüz kimlikleri belirsiz kişiler ve bu tip saldırı planlarına ev sahipliği yapan Internet siteleri imtiyaz sahipleri ve yöneticileri hakkında gerekli yasal islemler başlatılmıştır. Bu tip örgütlü hareketler, Internet üzerinde yapılmış olsa dahi, organize suç niteleği taşıdıkları bir gerçektir. Henüz kimlikleri belirsiz bu internet korsanlarını ve ev sahipliği yapan Internet sitelerini kamuoyu önunde kınıyoruz. Konuyu yeteri kadar araştırmadan eksik haber yapan Haber sitelerini de sorumlu olmaya davet ediyoruz. Planlı ve kötü niyetli şekilde organize edilen bu durumu , Celal ile Ceren sinema filminin ve diğer tüm Türk filmlerinin yapımında, dağıtımında ve gösteriminde emeği geçen tüm sinema sektörü çalışanlarına yapılmış bir saldırı ve çalışanların emeklerine saygısızlık olarak değerlendiryoruz. Kendi yaşadıkları ülkeye ihanet ederek, bir Türk filminin IMDb gibi uluslararası bir veritabanında beğeni notunu kötü niyetli ve planlı şekilde aşağıya çekmeye çalışanların, aslında Türk sinema sektörünün düşmanları olduğunu düşünüyoruz" Kaynak: Yazete.com
Başrollerini Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat'ın paylaştığı 'Hükümet Kadın' adlı filmin galası Mardin Mova Park Alışveriş Merkezi'nde yapıldı. Türkiye’de yaşanan barış görüşmelerini değerlendiren sanatçı Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat, barış sürecine çok umutlandıklarını, bunun, herkesin istediği tek şey olduğunu ifade ettiler. Başrollerini Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat'ın paylaştığı 'Hükümet Kadın' adlı filmin galası Mova Park Alışveriş Merkezi'nde yapıldı. Galaya Mardinlilerin ilgilisi yoğun olurken, filmin başrol oyuncusu Demet Akbağ, sinema salonunun girişinde çiçeklerle karşılandı. Programa; İçişleri Bakanı Muammer Güler, Mardin Milletvekili Abdurrahman Akdağ, Mardin Valisi Turhan Ayvaz katıldı. Gala öncesi basın mensuplarını sorularını cevaplayan Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat barış için umutlu olduklarını ifade ettiler. Film hakkında konuşan Sanatçı Akbağ, şöyle dedi: ”Bugün bu filmde oynayan birçok sanatçımız burada galaya katıldı. Bu şehrin filmini bu şehirde seyretmek kadar güzel ve doğal bir şey yok. Sayın bakanımız da galaya katıldı. Bizleri sevindirdi. Güzel bir film oldu. İstanbul’da ve Ankara’da filmimizle ilgili çok güzel şeyler duyduk. Çok güzel film, salonlar dolu, bence Mardin halkını bizim kadar sevindirecek bir haber. Barış sürecine çok umutlandık, bence artık bu herkesin tek istediği tek şey barış ve şehre daha büyük bir huzurun hakim olması, çünkü geldiğimizde de birazcık turizmin yavaş yavaş gerilediğini görmüştük ve çok üzmüştü bizi, halk bundan çok şikayetçiydi, herkes bir kabuğuna çekilmişti. Ama ben bu kez çok umutluyum. Bence yöreyi en güzel ortaya koyan 1957 yılında Güneydoğu'da bir kadının belediye başkanı oluşu, zaten yörenin öneminin bir kere daha artırıyor.“ Sanatçı Sermiyan Midyat ise barışa bir nebze de katkı sunmanın gurur verici olduğunu belirterek, filmle ilgili zaten politika yapmamak için sanat yaptıklarını söyledi. Filmin aslında barış sürecini anlatan bir hikâye olduğunu ifade eden Midyat, ”Bütün emeğimiz, hayata bakış açımız, o politikayı anlatan bir film değiliz. Tamamen eğlenceyi, şamatayı ve o kardeşliği anlatan bir filmdir. Barış süreci olağanüstü ve umutlandırıcıdır. Bizlerin de bir nebze tuzu olsa bu çorbada, onur, gurur duyarız. Ben de bir Mardin Midyatlı olarak bundan daha da çok gurur duyarım. Umarım başladığı gibi yükselerek devam eder. Babaannemin hikayesi ile yola çıkarak böyle bir filmi çevirdik. Bölgede ilk ve en anlamlı gala oldu. Filmde 2 bine yakın Mardinli oynadı. Mardinli, Midyatlılar oynadı. Mardin’de eş dost herkes kapılarını bize açtı.“ şeklinde konuştu Galaya katılan vatandaşlar ise filmin Mardin’de çekilmesi ve galanın burada yapılmasının kendilerini sevindirdiğini ifade ettiler. CHA Kaynak: Yazete.com
Kampüsten yükselen dumanlar dikkat çekti. İki gündür iki grup örgenci arasında çıka kavgalar bugün de devam etti. Çıkan olaylarda çok sayıda örgenci gözaltına alındığı olaylarda polis ekipleri yoğun güvenlik önlemleri aldı. Öte yandan üniversiteye giriş ve çıkışlar yasaklandı. Üniversite içinde gerginlik devam ediyor. Kaynak: haber365.com
Uluslararası Kültürel Araştırmalar Merkezi’nin (UKAM) Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yaptığı ankete katılanların yüzde 62.8’i Kürtlere verilecek statünün eşit vatandaşlık olmasını istediklerini belirtti. Ankette demokratik özerklik, bağımsızlık ve federasyon gibi seçenekler ise daha düşük oranlarda çıktı. Ankete katılanların 68.9’u çözüm sürecinin en önemli aktörünün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söylerken, yüzde 73.33’ü Abdullah Öcalan’ın istemesi halinde PKK’nın silah bırakabileceğini belirtti. Uluslararası Kültürel Araştırmalar Merkezi (UKAM) çözüm sürecini araştırmak üzere ’Kürt Sorunu ve Çözüm Süreci Algı Araştırması’ konulu bir kamuoyu araştırması yaptı. Kamuoyu araştırması, Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da 13 ilde, 18 yaş ve üzeri 2 bin 985 kişi ile yüz yüze görüşme yöntemi ile yapıldı. Anket sonuçları; Diyarbakır'da UKAM Başkanı ve Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlhan Kaya, Yrd. Doç. Dr. Hasan Aydın ve Yrd. Doç. Dr. Metin Gültekin’in katıldığı basın toplantısıyla açıklandı. Doç. Dr. Kaya’nın açıkladığı anket sonuçlarına göre; araştırmaya katılan kişilerin yüzde 84’ünün çözüm konusunda oldukça iyimser olduğunu belirtti. Kaynak: haber365.com
Komisyondan geçen teklifle, alkollü içkilerde her türlü reklam ve tanıtım yasaklanıyor. Bu ürünlerin kullanılmasını ve satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlik yapılamayacak. Türkiye'de üretilen veya ithal edilen alkollü içkilerin ambalajları üzerine, alkol ürünlerinin zararlarını belirten Türkçe yazılı uyarılar veya mesajlar konulacak. Uyarı mesajları resim, şekil veya grafik biçimlerinde de olabilecek. Uyarı mesajlarını taşımayan alkollü içkiler satılamayacak. Alkollü ve alkolsüz içkilerle ilgili marka, tanıtıcı ve ayırt edici her türlü isim, logo, amblem ve işaret kullanılamayacak. İçeriğinde alkol kalmış içeceklerin ambalajları üzerine içerdiği alkol miktarı, alkol tamamen alınmış ise alkolün tamamen alındığı hususu tüketiciler tarafından kolaylıkla okunabilecek şekilde yazılacak. Kanun kapsamına giren ürünlerin satışının yapıldığı yerler, okul, dershaneler, öğrenci yurdu ve ibadethanelere en az yüz metre uzaklıkta olacak. Ancak 100 metre şartı turizm belgeli işletmeler için uygulanmayacak. Tasarı yasalaşırsa akaryakıt istasyonlarının mağaza ve lokantalarında alkollü içki satışı yapılamayacak. Yasaya aykırı hareket edenlere ise 500 bin tl'ye kadar para cezaları verilecek. Komisyondan geçen tasarıda trafikle ilgili de düzenlemeler yer alıyor. Buna göre, alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücülere 700 TL idari para cezası verilecek ve sürücü belgesi 6 ay süreyle geri alınacak. Teknik cihaz ile alkol tespitini kabul etmeyenler alkollü olarak araç kullanmış sayılacak. Ayrıca, yeni düzenlemeyle sigara ve diğer tütün ürünlerinin, özel araçların sürücü koltuklarında da içilmesi yasak olacak. Tütün içermeyen ancak tütün mamulünü taklit eder tarzda kullanılan bitkisel nargile ve bitkisel sigara, tütün ürünü kabul edilecek. Alkollü içkileri üretenler, ithal edenler ve pazarlayanlar, teşvik, hediye, eşantiyon, promosyon dağıtamayacak. 18 yaşını doldurmayanlara alkollü içki satılması veya sunulması yasak olacak. 18 yaşını doldurmamış kişiler, alkollü içkilerin üretiminde, pazarlanmasında ve satışında istihdam edilemeyecek Alkollü içkiler, otomatik satış makineleri ile satılamayacak, her nevi oyun makineleri veya farklı yöntemlerle oyun ve bahse konu edilemeyecek. Bu ürünler telefon, televizyon veya internet ortamında tüketicilere satılamayacak ve posta ile satış yöntemi kullanılarak gönderilemeyecek. Alkollü içkiler, sunum izni verilen yerlerde açık olarak tüketilebilecek ve bu yerlerde tesis sınırları dışında tüketilmek üzere alkollü içki satışı yapılamayacak. Alkollü içkiler işletme dışından görülecek şekilde perakende olarak satışa sunulamayacak. Otoyollarda ve devlet karayollarındaki yapı ve tesislerde alkollü içki satışına ve tüketimine izin verilmeyecek. Öğrenci yurtları, sağlık hizmeti verilen yerler, spor müsabakası yapılan stadyum ve kapalı spor salonları, her türlü öğretim ve eğitim kurumları, kahvehane, kıraathane, pastahane, bezik ve briç salonları ile akaryakıt istasyonlarının mağaza ve lokantalarında alkollü içkilerin satışı yapılamayacak. Teklif, bu fıkralara aykırı hareket edenlere 500 bin TL'ye kadar çeşitli kademelerde idari para cezası öngörüyor. Kaynak: haber365.com
Soruların en önemlilerini sayarsak: Cildin kırışması, göz altı morluğu, gözaltı torbaları, kırışıklıklar, lekeler, sivilceler, çatlaklar... Bakımın ilk şartı temizliktir. Önce cildinizin derinlemesine temizlenmesini sağlamalısınız. Cilt her dakika milyonlarca ölü deri hücresi döker. Bu sorun için cildinize en eski yöntemlerden biri olan buhar banyosu uygulayabilirsiniz. Ardından bir toz bitkisel maske uygulayın. Maske kuruduktan sonra yıkadığınızda, cildinizin parladığını ve ölü hücrelerin arındığını göreceksiniz. CİLT TEMİZLİĞİ İÇİN ÖZEL BALLI KARIŞIM Cilt temizliği ve peeling için, eğer güzellikle ilgili shop'larda satılan toz halindeki maskeleri kullanmak istemiyorsanız, kendiniz de yapabilirsiniz. Onlarca doğal maske tarifi var. Her cilde uygun olanları bulunuyor. Nasıl yapılır? Normal ve kuru ciltlerin hem bakımı hem temizlenmesinde baldan faydalanabilirsiniz. İki çay kaşığı bal, yarım çay bardağı yoğurt, bir çay kaşığı greyfurt suyunu karıştırın. Karışımı cildinize sürün. Maskeyi 15 dakika sonra yıkayın ve nemlendirici uygulayın. MAYALI KARIŞIMLAR CİLTTE HARİKALAR YARATIR! Meyvelerden, çiçeklerden, hayvansal ürünlerden ve bitkilerden, hepsinden de anneannelerimiz ve annelerimiz yararlanırlardı. Ekmek mayası da bunlardan, hem de en değerli olanlardan biridir. Mayanın cilde yararları antik çağlardan beri biliniyor. Antik Mısır'da kadınlar onu güzellik kremi gibi yüze sürerlerdi. Ayrıca maya mikrop öldürücü bir madde olduğu için yara merhemi yerine de kullanırlardı, yaranın üzerine maya sürerlerdi. Mayanın içinde "CM Glukan" adlı bir madde vardır. Bu madde hücre yenilenmesini hızlandırır. Bağışıklık sistemini güçlendirir, yaraların iyileşmesini çabuklaştırır. Cilde esnek ve sıkılık sağlar. NASIL YAPILIR? Bir paket yaş mayayı birkaç damla süt ile karıştırın ve cildinize sürün. Kaskatı olunca yıkayın. Cilt için birçok doğal ürün kullanılır ama karbonat fazla bilinmez. Nasıl yapılır? Bir çay kaşığı maya, bir çay kaşığı karbonatı 10 damla su ile ıslatın. Bu malzemeyi sürün, 15 dakika sonra yıkayın. Maya gözeneklerinizi temizler, karbonat ise zaman içinde dert ettiğiniz lekelere veda etmenizi sağlar. MİKSERDEKİ LİMONLA MUCİZE MASKE Eğer cildiniz yağlıysa, derinize büyük bir özenle bakım yaparsanız tedavi ederseniz. Fazla yağların aşırı derecede alınması yağ bezelerini harekete geçirir ki, bu da enfeksiyonlara sebep olur. Yağlı bir cilde sahip bayanlar bunu genellikle cildin dayanıklı olması ile özdeşleştirirler ama değildir. NASIL YAPILIR? Yağlı cilt için 2 limonun kabuğunu soyun. Suyun içine koyun ve yarım saat bekletin. Sonra robotta püre haline getirin. Temizlenmiş cildinize sürüp, 10 dakika sonra suyla yıkayın. Kaynak: haber365.com
Her kadın rüyalarının erkeğini bulup evlenmek ister ama bu her zaman söylendiği kadar kolay olmaz. O zaman biraz kopya çekin ve erkeklerin ciddi ilişki yaşamak istedikleri bir kadında aradıkları özelliklere göz atın... 1- Kendi hayatınız olmalı: Kendi ayakları üzerinde durabilen ve sosyal hayatını erkek arkadaşlarına göre düzenlemeyen kadınlar, kendilerine güvenen bir imaj çizerler. Bu da erkekleri en az dış güzellik kadar etkiler. Üstelik sadece erkek arkadaşınızla değil, ailenizle, arkadaşlarınızla ya da tek başınıza zaman geçirmeniz, ilişkinizin dengesi açısından da olumlu olacaktır. 2- İlk adımı atan siz olmayın: Bu, üzerinde çok tartışılan ama sonuca varılamamış bir konu. Bu nedenle ‘kaçan kovalanır’ kuralını izlemekte fayda var. Eğer ilk adımı siz atar ve buluşmaları siz ayarlarsanız, sizinle gerçekten mi ilgileniyor yoksa fırsatı mı kaçırmak istemiyor olduğunu asla öğrenemezsiniz. 3- Seksi olun, basit değil: İlişkinin ilk günleri, flörtün en yoğun olduğu zamanlardır ama bu dönemde ne fazla utangaç olmalısınız ne de fazla girişken… Aşırı seksi bir giyim tarzı ya da toplum içinde aşırı yakınlık göstermeler, elbette ki erkeklerin hoşuna gider ama ilişkiyi ciddiye almalarını da riske atar. 4- Değer verdiğinizi gösterin: Ona değer verdiğinizi göstermek için illa pahalı hediyeler almanıza ya da kendinizi ona adamanıza gerek yok. Günlük işlerinde ona küçük yardımlarda bulunarak da onu düşündüğünüzü gösterebilirsiniz. 5- Onu destekleyin: Arkadaşlarının ya da patronunun önünde egosunu tatmin edecek sözler söylemeniz, her zaman ona destek olduğunuzu hissetmesini sağlayacaktır. Yaptığı esprilere her zaman gülmeniz de aynı etkiyi yaratır. 6- Baskı yapmayın: Gün içinde sürekli onu aramak ya da gelecek planları yapmak isteyebilirsiniz ama kendinizi tutun. Bu tarz davranışlar, birlikte olduğunuz erkeğin kendini kapana kıstırılmış hissetmesine neden olabilir. Her şeyi ona söylemek zorunda değilsiniz, onu kendi haline bırakırsanız zaten planlar yapmaya başlayacaktır. Tabii sizi gerçekten istiyorsa… 7- Taviz vermeyin: Prensiplerinizden ödün vermeyin ve yapılan yanlış davranışlar karşısında sessiz kalmayın. Eğer aldatılmayı asla affetmeyeceğinizi bilirse, kendinize duyduğunuz saygı karşısında onun da size duyduğu saygı artacaktır. Aynı şekilde, evli ya da kız arkadaşı olan erkeklerle ilişkiye girmeyeceğinizi bilmesi de sizin için artı olacaktır. 8- İyi olanı seçeceğinizi bilsin: Her zaman dürüst ve güvenilir olduğunuzu ve hayatınızda da böyle insanlara yer vermek istediğinizi ona hissettirin. Eğer siz gideceğiniz yer hakkında yalan söylemiyorsanız, ondan da aynı davranışı beklemeyi hak ediyorsunuz ama önemli olan onun da böyle düşünmesi. 9- Aşk kadını olun: Evlilik için en önemli bağın aşk olduğunu düşünüyorsanız, bunu onun da bilmesini sağlayın. Onunla para, güven ya da prestij için beraber olmadığınızı bilmesi; size ve ilişkinize olan güvenini artıracaktır. Kaynak: haber365.com
MAVİ GÖZLER Eğer gözleriniz mavi renk ise, göz farınızı seçerken mutlaka göz renginizden daha koyu tonlar seçin. Dumanlı bakışlar elde etmek istiyorsanız koyu göz farınızı siyah tonlarda bir renk ile birleştirin. Parlak bakışlar içinse turkuaz ve gümüş rengi tonlar tam size göre. YEŞİL VE ELA GÖZ RENGİ Eğer gözleriniz ela ya da yeşil renk ise size en uygun tonlar derin haki rengi, kayısı tonu, mor, kahverengi, erik ya da orman yeşili olacaktır. Bu tonlar gözlerinizi aydınlatacak ve güzelliğini ortaya çıkaracaktır. Menekşe moru ve mor tonlar ela gözleri yeşil gibi gösterir ve göz güzelliğini vurgular. KAHVERENGİ GÖZLER Kahverengi gözlere sahipseniz en güzeli bronz, bakır ve kahverengi tonlarınız tercih etmeniz olacaktır. Böylece gözlerinizi vurgulamış olursunuz. Ayrıca bej ve haki yeşili de gözlerinize ayrı bir güzellik katacaktır. Mavinin her tonu kahverengi gözlere çok yakışır. Bunu yanı sıra pembe ve kireç yeşili gibi tonlarla da farklı bir şıklık elde edebilirsiniz. DİĞER RENK GÖZLER Gözlerinizde klasik bir hava yaratmak istiyorsanız kömür rengi, lacivert veya gümüş rengi ile şık ışıltılar yaratabilirsiniz. Gözlerinize toz mavi bir far uygulamanız ise kaş kemiğinizi vurgular ve göz renginizi daha açık gösterir. Kaynak: haber365.com
Online Oyunlar Kategorisinde Editörün Tavsiye Ettiği Oyunlar
Online Oyunlar
Online Oyunlar
Online Oyunlar
Online Oyunlar Kategorisindeki Yeni Oyunlar
Online Oyunlar
Online Oyunlar
Online Oyunlar
Online Oyunlar Kategorisindeki En Çok Oynanan Oyunlar
Online Oyunlar
Online Oyunlar
Online Oyunlar