Kanye West & Kim Kardashian, kızlarına geçtiğimiz günlerde kavuştular. Doğumdan önce kızlarına "North" ismini koyacakları söylenen çift, fikirlerini değiştirdiler. Yeni doğan kızlarının isimini saklı tutan çifte rağmen doğum yaptığı hastanenin kayıtlarından isminin Kaidence Donda West olduğu öğrenildi. Kardashian ailesindeki bütün kız çocuklarının isimlerinin "K" harfi ile başlama geleneğini sürdüren çift, ikinci isim olarak Kanye West'in annesinin ismini koydu. Kaynak: PembeCafe
Reyting rekorları kıran 'Muhteşem Yüzyıl' dizisinin 100'üncü bölüm çekimleri devam ederken tükenmişlik sendromu hastalığına yakalandığını söyleyerek Almanya'ya giden Meryem Uzerli'nin tedavisine devam ediliyor. 'Hürrem Sultan' rolüyle kısa sürede binlerce hayran kitlesine ulaşan oyuncu, tüm ısrarlara rağmen Türkiye'ye dönmeyince yerine Vahide Gördüm getirilmişti. Can Ateş, Meryem Uzerli'nin durumunun gün geçtikçe iyiye gittiğini söyleyerek, "Almanya'da tedavisine devam ediliyor. Sağlığı eskisine göre çok daha iyi" dedi. "TÜRKİYE'YE DAHA GELMEZ" Ateş, "Almanya'ya gidiyorum Meryem'i ziyarete diye konuştu. Ateş, evlilik konusuyla ilgiliyse, "Tek isteğimizin sağlığının iyi olması. Böyle bir planımız yok" diyerek iddiaların doğru olmadığını söyledi. "Meryem Uzerli Türkiye'ye bir daha gelir mi?" sorusuna Ateş, "Ben bir daha geleceğini sanmıyorum" açıklamasını yaptı.
İsrailli top model Bar Rafaeli, İngiltere'deki havalimanında görevli kadın güvenlikçinin tacizine uğradı. Yaşadığı olayı Twitter'da anlatan Rafaeli, "Üst araması sırasında kadın görevli yüzünden kendimi inanılmaz rahatsız hissettim. Her yerimi okşayarak elledi. Kuşkusuz lezbiyendi" dedi.
2010 ila 2012 yılları mukayese edildiğinde Türkiye yüzde 2,5 ile OECD’ye üye ülkeler arasında işsizlik rakamını en fazla düşüren ikinci ülke oldu. Türkiye’nin 2010 yılında yüzde 10.7 olan işsizlik oranı kademeli olarak düşerek 2011’de yüzde 8.8’e, geçen yıl da yüzde 8.2’ye geriledi. Türkiye aynı dönemde işsizlik rakamlarını yüzde 1,5 düşüren ABD ile yüzde 1,6 düşüren Almanya’dan daha iyi performans gösterdi. Listenin ilk sırasında işsizlik rakamını yüzde 5,8 puan düşüren Estonya yer alırken, 2010 yılında işsizlik rakamı yüzde 16,9 olan ülke, geçen yıl bu rakamı 10.1’e çekti. Aynı dönemde işsizlik rakamlarında en fazla yükselme yaşanan ülke, kamu borcu nedeniyle krizle boğuşan Yunanistan oldu. 2010 yılında yüzde 12,6 olan söz konusu ülkenin işsizlik rakamı kademeli olarak artış göstererek 2011’de yüzde 17,7’ye, 2012’de ise yüzde 24,3’e yükseldi. G-7 İŞSİZLİĞİ %0,8 GERİLEDİ 2010-2012 arasında 3 ülkenin işsizlik rakamlarında herhangi bir değişiklik yaşanmazken, 19 ülkenin işsizlik rakamında gerileme, 12 ülkeninkinde ise yükselme görüldü. Aynı dönemde 17 ülkeden oluşan Euro Bölgesi’nde işsizlik yüzde 1,3, 27 ülkeden oluşan Avrupa Birliği’nde ise yüzde 0,8 yükseldi. Bu oran G-7 ülkelerinde yüzde 0,8, OECD’nin genelinde yüzde 0.3 puan geriledi. Kaynak: haber365
TCMB'den yapılan faiz oranlarına ilişkin duyuruya göre, PPK, Erdem Başçı başkanlığında toplandı. Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı ile banka bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve Borsa İstanbul Repo–Ters Repo Pazarında uygulanmakta olan faiz oranlarını belirledi. Buna göre Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 4,50'de sabit bıraktı. Gecelik faiz oranları; Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 3,5; borç verme faiz oranı yüzde 6,5, açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranı ise yüzde 6'da bırakıldı. Geç likidite penceresi faiz oranları; geç likidite penceresi uygulaması çerçevesinde, bankalararası para piyasası'nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 0, borç verme faiz oranı yüzde 9,5'ta sabit tutuldu. Duyuruda, son dönemde açıklanan verilerin iç ve dış talep gelişmelerinin öngörüldüğü şekilde seyrettiğini gösterdiği belirtilerek, "Yurt içi nihai talep sağlıklı bir toparlanma sergilerken, ihracat zayıf küresel talebin etkisiyle yavaşlamaktadır. Mevcut politika çerçevesi ve emtia fiyatlarının seyri iktisadi faaliyetteki artışın cari işlemler açığına yansımasını sınırlamaktadır" denildi. Yakın dönemde küresel düzeyde para politikalarına ilişkin artan belirsizlik nedeniyle sermaye akımlarında zayıflama gözlendiği ifade edilen duyuruda; "Öte yandan kredi artış oranları referans değerin üzerinde seyretmeye devam etmektedir. Bu çerçevede, iç talep ve kredilerdeki artışlar ile döviz kuru hareketlerinin fiyatlama davranışları üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir" ifadelerine yer verildi. Küresel ekonomiye dair belirsizliklerin ve sermaye akımlarındaki oynaklığın sürmesi nedeniyle para politikasında her iki yönde de esnekliğin korunmasının uygun olacağı belirtilen duyuruda "Bu doğrultuda Merkez Bankası tarafından sağlanan Türk lirası likiditesinin kompozisyonunda gereken ayarlamalar yapılacaktır. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul'un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır" değerlendirilmesinde bulunuldu. Kaynak: haber365
Altının evini grev korkusu sardı... Fiyatlarda yaşanan dalgalanma isyanı bu kez çalışanlara sıçradı. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü çalışanları 1988 yılından bu yana ilk kez grev kararı aldı. Anlaşma sağlanamazsa çalışanlar ağustos ayında greve gidecek ve bu durumda altın fiyatlarının artabileceği belirtiliyor. 45 GÜNLÜK SÜRE BAŞLADI Basın İş Sendikası, darphanede grev kararı aldı. Karar Basın İş Sendikası Genel Başkanı Yakup Akkaya, tarafından Genel Müdürlük binasının camına asıldı. Grev ilanının asılmasıyla birlikte yasal sürenin dolmasına 45 gün kaldı. 'İŞÇİLERE HIRSIZ MUAMELESİ' Grev kararını asan Basın İş Sendikası Genel Başkanı Yakup Akkaya, "Kurum iş ve işçi sağlığı açısından elverişsiz. Kıymetli evraklar basan darphane gibi bir yerde alınan ücret insan onuruna yakışmıyor. Kapıdan girip, tuvalete girip çıkma ve binayı terk edene kadar işçiler hırsız muamelesi görmektedir. Ücret ve çalışma koşulları elverişsiz. Bu nedenle grev kararı aldık" diye konuştu. 1.562 TL MAAŞ ALIYORLAR 1.562 TL net ücret aldıklarını, bu miktarla İstanbul'da geçinilmediğini söyleyen Darphane çalışanları ise, "İnsan onuruna yaraşır ücret istiyoruz. Çalışma koşulları çok ağır" dedi. ALTIN FİYATLARI ARTAR MI? Grevle birlikte çeyrek altın fiyatının 150 liraya kadar çıkabileceği belirtiliyor. Düğün sezonunun başlamasıyla Ramazan ayına kadar altına talep olacağı kaydedilirken mevcut stokların bu talebi karşılayacak seviyede olduğu, vatandaşın sakin olması gerektiği belirtildi. Kaynak: haber365
Ayrıca aşırı kafein tüketmek kan basıncını yani tansiyonu yükselten sebepler arasındadır. Bristol Üniversitesi'nden Peter Rogers, "Sürekli kafein tüketenler, kafeine bağımlı hale geliyor. Günün ilk kahvesinde belki sizi ayıltıyor olabilir ama ikinci fincanda aslında bir tekme yiyorsunuz. Sonuç olarak kafein özellikle yardımcı olmuyor." dedi. KAHVE NEDEN "AYILTMAZ" Kahvenin sizi ayıltmadığı kulağa garip gelebilir ama Profesör Rogers'ın araştırması bunu gösteriyor. 300 gönüllü üzerinde yapılan araştırmada gönüllülerin yarısına yüksek kafeinli kahve, yarısına düşük kafeinli kahve verildi. Daha sonra gönüllülere teste girmeden 16 saat önce kahve içmeyi bırakmaları söylendi. Gönüllüler daha sonra rastgele iki ayrıldılar ve bir gruba plasebo bir gruba kahve verildi. Araştırma sonucuna göre kahve içenlerin zihin açıklığında bir artış oldu ancak plasebo içenlerde de aynı derece etki yarattı. NEDEN KAHVENİN İYİ GELDİĞİNİ DÜŞÜNÜRÜZ Kafeinin adenosin ismi verilen bir beyin kimyasalını durdurma etkisi vardır. Normalde adenosin vücuttaki bazı reaksiyonların yavaşlamasına neden olur. Ancak kafein adenosinin hücrelere girişini engelliyor. Bu yüzden yavaşlama etkisi ortadan kalkıyor. Birkaç saat sonra ise kahve daha kötü etki ediyor. Hatta bazı vakalarda grip benzeri etkiler görülüyor. Kaynak: haber365
Besin Güvenliği Kitabı hazırlayan Bakanlık, yemek yapılırken uyulması gereken kuralları şöyle açıkladı: Bazı bakteriler kaynar suda bile canlı kalabilir Bakteriler hakkında bilgi verilen kitapta, "Tek bir bakteri 7 saat içinde 2 milyon, 12 saat içinde ise 1 milyar bakteri oluşturur" denildi. Bazı bakterilerin kaynar suda bile bir saatten fazla canlı kalabildiğine dikkat çekildi. Proteinden zengin olan besinler tehlikeli besinlerdir Bakterilerin üremek için protein zengini besinleri tercih ettiği kaydedilen kitapta, "Bakteriler; et, süt, tavuk, balık, yumurta gibi protein yönünden zengin besinleri tercih ederler. Bu nedenle proteinden zengin olan besinler potansiyel tehlikeli besinlerdir. Bu besinlerin saklanmasına ayrıca özen gösterin" uyarısında bulunuldu. Kitapta besin güvenliği için uyulması gereken kurallar şöyle belirtildi: - Tırnaklarınızı kısa ve temiz tutun. - Oje, alyans ve mücevherat kullanmayın. - Ellerde yara, kesik ve sıyrıklar var ise, besin hazırlarken yaralı bereli kısma antiseptik merhem sürerek, su geçirmeyen bandaj ile kapatın. - Besinlerle uğraşırken asla ağız, burun, saçlarınıza dokunmayın. - Mutfakta yemek hazırlarken sakız çiğnemeyin, sigara içmeyin. - Yemeklerin tat kontrollerini yemeği karıştırdığınız kaşık ile değil, ayrı bir kaşık ile bir tabağa koyarak yapın. - Ellerinizi sık sık yıkayın. - Etlerde, yapısının elastik olmasına, renk, koku ve görünümünün normal olmasına ve damgalı olmasına dikkat edin. - Buzdolabının kapağını gereğinden uzun süre açık tutmayın. - Çiğ et, tavuk ve balıkları ayrı paketlerde ve ayrı saklama kaplarında buzdolabının en soğuk rafında saklayın. Kaynak: Pembe Cafe
ABD'de George Washington Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, yemek sonrası yürüyüşler de kan şekerini düşürmek için uzun yürüyüşler kadar etkili olabiliyor. Yemekten sonra yükselen kan şekeri Tip 2 diyabet riskini arttırıyor. Bu nedenle araştırmada, yemekten sonra dinlenmenin "yapabileceğiniz en kötü şey" olduğu vurgulanıyor. Araştırma sonuçlarını kaleme alan Loretta DiPietro'ya göre, yemeklerden sonra kan şekerinin hızla yükseldiği 'riskli anlarda' kısa egzersizin etkisi ilk kez ölçüldü. Günde üç kez 15 dakika yürümenin kan şekerini düşürmekte 45 dakikalık tek bir yürüyüş kadar etkili olduğu saptandı. Araştırmaya göre yürüyüş için en iyi vakit ise, akşam yemeği sonrası. Zira genelde, en fazla akşam yemek yeniyor ve kan şekerindeki en büyük yükselme de bunu izliyor. Kilo vermek ve egzersiz Tip 2 diyabeti önlemenin en iyi yolu olarak kabul ediliyor. Amerikalı ekibin araştırması 60 yaş üzeri 10 kişiyi kapsıyor. Dr. DiPietro, araştırma sonuçlarının doğrulanması için daha geniş çapta araştırmalara gerek olduğunu söylüyor. Kaynak: ihlasSondakika.com
Yarış pilotu Markus Winkelhock'un direksiyona geçtiği denemelerde konsept aracın en iyi turu 8 dakika 9 saniye 99 salise olarak kayıtlara geçti. İki adet elektrik motoru kullanılan araç, 380 beygir güç ve 820 nm tork üretiyor. Bu sayede aracın 0-100 km/s ivmelenmesi sadece 4.2 saniye sürüyor. Saatte 200 kilometreyle sınırlandırılan son süratinse 250 km/s'ye kadar ulaşabildiği açıklanıyor. 19 inçlik jantlar özel tasarlanmış 48.6 kilovatlık batarya sayesinde ağırlık merkezi iyice yere yaklaşan otomobil, 1780 kilogramlık ağırlığa sahip. Aracın gövde ağırlığı sadece 199 kilogram. Karbon fiber takviyeli polimer kullanılan gövde standart R8'den 23 kilogram daha hafif. Araçta kullanılan 19 inçlik jantlarda özel bir tasarım kullanılıyor. Saatte 50 kilometre sürate kadar fren kaliperlerini gösteren jantlar, bu hızın üzerine çıkıldığında kapanarak aerodinamik hale geliyor. Tek şarjla 215 kilometre gidiyor Araçta kullanılan batarya, 230 voltluk şebekeden 12 saatte dolduruluyor. Hızlı şarjla bu süre 1 saatin altına iniyor. Tam şarjla vadedilen menzilse 215 kilometre. Audi, elektrikli araçların genel sorunu olan sessizliği de sentetik bir e-ses ünitesiyle bozmuş. Araç saatte 60 kilometre sürate kadar yayaların duyabileceği bir ses yayıyor. Kaynak: ihlasSondakika.com
Araç sahiplerinin genellikle 2010 yılında kesilen trafik borçları trafik müdürlükleri tarafından bekletilmiş, araçlar satıldıktan sonra sisteme girilmiş. Bu borçlar araç sahiplerinden şimdi gecikme faizleri ile isteniyor. Birçok araç sahibi ise trafik borcunu ödemesine rağmen borç çıkarılmasından şikayetçi. Devlete borcunuz var mı? Bu soruların yanıtı için Gelir İdaresi Başkanlığı, "Borç Bilgilendirme Servisi"ni vatandaşların hizmetine sundu. Vatandaşlar tüm borçlarını kurumun web sitesinden inceleyebildiği gibi bu hizmetten haberdar olmayanlar vatandaşlar için de gsm numarası kayıtlı olanlara mesajla borç bilgisi yapıldı. Şikayetler ise bundan sonra başladı. Aracını satarken borç bilgisi görünmeyen ya da borcunu ödediğini iddia eden vatandaşlara da borç bilgilendirme mesajı gidince vatandaşlar çileden çıktı. İşte Şikayetvar'a gelen şikayetlerden bazıları şöyle: GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI'NDAN ŞOK EDEN BORÇ MESAJI! "Gelir idaresinden cep telefonuma borcunuz bulunmaktadır diye bir mesaj geldi. Vergi dairesini aramamı söylediler. Orayı aradığımda bana 2010 Ocak ayından trafik cezamın bulunduğunu söylediler. Bende 2010 Haziran ayında temiz kağıdını alıp aracımı sattım ve bana 3 yıl sonra gecikme faizleri ile 370 TL borç çıkardılar. Aldığım bilgilere göre; trafik müdürlüğü radar nedeni ile kesilen trafik borcunu sisteme geç girmiş. Yani benim hiç bir şeyden haberim olmadan nasıl cezamı ödeyebilirim ki?Ödenmeyen borç nedeni ile icralık dahi olabilirdim" RADARA YAKALANANLAR DİKKAT! "Cep telefonuma borcum olduğu ve gib.gov.tr den görebileceğim yazıyordu. İncelediğimde 130 TL'lik bir borç birde gecikme zammı ile 286 TL borç gözüküyordu Fakat bu borç 2011 yılında satmış olduğum bir araca aitti. Vergi dairesi borcun 2010 yılına ait bir radar borcu olduğunu söylediler. Böyle bir borçtan haberim olmadığını bana hiçbir şekilde bir tebligatın yapılmadığını söyledim. Oradaki görevli bu borcun trafik müdürlüğünde bekletildiğini ben aracı sattıktan sonra girilmiş olabileceğini söyledi. Sisteme girilmeyen ve faiz işletilen benim olduğu belli olmayan borcu ödemek zorunda kaldım." TRAFİK BORÇLARI SİSTEME GEÇ GİRİLMİŞ "Cep telefonuma Gelir İdaresi'nden borcum olduğuna dair sms geldi. İnternetten kontrol ettiğimde trafik cezası olduğunu öğrendim. 2010 yılına ait 130 TL trafik cezası bugüne kadar tebliğ edilmedi.130 TL borç tutarı 302 TL ye ulaşmış durumda. Aracımı sattım satış esnasında borcum olmadığı teyit edildi sonradan nasıl oldu da bu borç oluştu. Faizin bu denli artmasına neden izin verildi? SMS olarak neden daha önce bildirilmedi? Bu borcu tarafıma bildirmekle görevli kişi ya da kurumların ihmalini neden ben faizi ile ödemek zorundayım?Trafik cezasına ilişkin veya bu cezaya tahakkuk eden faizin iptali için izlemem gereken yol ile ilgili aydınlatmanızı rica ediyorum". Kaynak: ihlasSondakika.com
Tüketici Yararına Araştırma Derneği (TÜYADER), otomobil satış sitelerine verilen ilanların birçoğunun gerçek dışı olduğunu belirterek bazı tüketicilerin de kandırıldığını açıkladı. TÜYADER'den yapılan yazılı açıklamada, otomobil satışı için kurulan ve otomotiv pazarına hitap eden internet sitelerinin çok fazla olduğuna dikkat çekildi. Bu sitelerden herkesin ücretli veya ücretsiz olarak aracını ilan vererek satışını yapabildiği belirtilen açıklamada, kullanışlı ve ekonomik olan bu sitelere alıcı ve satıcı olarak talebin yoğunluğuna dikkat çekildi ancak bu otomobil satış sitelerine verilen ilanların birçoğunun gerçek dışı olduğunun altı çizildi. Açıklamada, bu nedenle kandırılan tüketicilerin de çok fazla olduğu ifade edilerek, bunun yanında sahte ilanların, otomobil satışını gerçek anlamda doğru yapan işletmeleri zor durumda bıraktığı vurgulandı. Açıklamada, şunlar belirtildi: "Yoğun talep gören bu internet sitelerinin yakın zamanda böyle devam etmesi halinde inandırıcılığı ve tüketicinin talebi kalmayacak. Oysa kullanışlı ve ekonomik olan bu sistemin bitmemesi gerekiyor. Alınması gereken başlıca önlem, tüketici güvenini sağlayacak bir sisteme kavuşturulmasıdır." Kaynak: ihlasSondakika.com
İçtüzüğe göre siyasi parti grupları, Başkanlık için aday gösteremiyor. Meclis üyeleri içinden Başkanlık için aday olanlar, mevcut Başkanın görev süresinin dolmasından on gün önce başlamak üzere, beş gün içinde Başkanlık Divanı'na isimlerini bildirecekler. Buna göre adaylık süreci 24 Haziran Pazartesi günü başlayacak ve 28 Haziran Cuma günü sona erecek. Meclis Başkanlığı için ilk tur seçimin ise 2 Temmuz günü yapılması planlanıyor. Bu arada, kulislerde Meclis Başkanlığı için farklı isimler de konuşulmaya başlandı. TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in bir dönem daha Başkanlığı yürüteceği yorumları yapılırken, son günlerde ise Başkanlık için en çok gündeme gelen isim Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu. Kuzu'nun geçtiğimiz günlerde Başbakan Erdoğan'la bir görüşme yaptığı ve Meclis Başkanlığı için talebini ilettiği öğrenildi. Meclis Başkanlığı için kulislerde adı geçen bir başka isim ise Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı. Başbakan Erdoğan'ın hangi ismi işaret edeceği önümüzdeki hafta başında netleşecek. Kaynak: haber365
Congressium'da düzenlenen törende Akdağ'ın kızı Cemile Akdağ ile Sami Çebi'nin nikah şahitliğini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç üstlendi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in kıydığı nikaha, yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Basına kapalı gerçekleşen törenin çıkışında, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, AA muhabirine, Başbakan Erdoğan'ın çifte üç değil, dört çocuk mesajı verdiğini söyledi. Törende Erdoğan'ın yeni çifte, "Bir çocuk garip, iki çocuk rakip, üç çocuk denge, dördüncüsü ise Allah Kerim" dediğini aktaran Müezzinoğlu, törenin çok güzel geçtiğini belirterek, çifte hayırlı, bereketli ve sağlıklı bir ömür diledi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise kızını evlendiren Recep Akdağ ile ilgili "Şimdi henüz anlamadı belki ama kızını yolcu ettikten, bu telaştan sonra biraz üzülecektir" dedi. Kurtulmuş, babasının ablasını evlendirdikten sonra gözlerinden sicim gibi yaşlar aktığını anlatarak, "Recep Bey de bundan sonra ağlar herhalde, Allah hayırlı, mübarek etsin. Damat da iyi bir kardeşimiz, mesut bahtiyar olsunlar" diye konuştu. Törende Cumhurbaşkanı Gül, TBMM Başkanı Çiçek, Başbakan Erdoğan, Başbakan Yardımcıları Arınç, Bekir Bozdağ ve Ali Babacan, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Yargıtay Başkanı Ali Alkan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk, milletvekilleriyle bazı bürokratlar da yer aldı. Kaynak: haber365
Meydan dolarken, alana çıkan caddenin ve kimi çevre sokakların da dolduğu gözlendi. Hatta bazı vatandaşlar çatılara çıkıp mitingi izledi. Erdoğan, AK Parti Ankara İl Teşkilatınca Sincan pazaryerinde "Büyük Oyunu Bozmaya Haydi Tarih Yazmaya" sloganıyla düzenlenen Milli İradeye Saygı Mitingi'nde konuştu. KAÇ YÜZ BİN KİŞİ VARDI? Yüzbinlerle ifade edilen mitinge kimilerine göre katılım, 200 bin kişiyi aştığı iddia edildi. Kaynak: haber365
Yayınlanan basın bülteninde, büyüteç resmi ve hemen üstünde zoom yeniden icat edildi yazısı bulunuyor. Bütün bunlar 41 megapikselli Lumia EOS’u işaret ediyor. Nokia’nın geçtiğimiz yıl piyasaya sürdüğü 41 megapikselli Nokia 808 PV akıllı telefonunun kamerasının ortalamanın üzerinde yakınlaştırma performansı olduğu biliniyor. Nokia kamera bu kamera teknolojisini yeni Lumia modelinde kullanmayı planlıyor. Ayrıca Nokia EOS’a ait görüntüler son günlerde sızdırılmıştı. Phablet telefonlar, su ve toza dayanıklı telefonlar derken şimdi de kamera odaklı telefonlar serisi çıkmaya başladı. Hatırlarsanız Samsung firması da Galaxy S4 Zoom ile kamera odaklı bir akıllı telefon duyurdu. Bakalım Nokia 11 temmuzda nasıl bir cihazla karşımıza çıkacak. Kaynak: haber365
Temple Run 300 milyon sınırını geçti Dünyanın en popüler mobil oyunlarından biri olan Temple Run toplamda 300 milyondan fazla kişi tarafından indirilerek dünya çapında bir rekora imza attı. 2011 yılında çok da tanınmayan bir stüdyo tarafından piyasaya çıkarılan Temple Run, tüm zamanların en popüler mobil oyunlarından biri olmaya doğru adım adım ilerliyor. Imangi Studios adlı şirket tarafından piyasaya çıkarılan, geliştiricileri Keith Shepherd ve Natalia Luckyanova olan Temple Run, bilindiği gibi karakterin sürekli koşmasına dayalı bir mobil oyun uygulamasıdır. Oyuncu burada tapınaktan çaldığı idolu korumaya çalışırken, bir yandan da doğal engellerle ve sürekli rahatsızlık veren şeytani maymunlarla mücadele etmek zorunda. Temple Run, oyuncunun hem reflekslerini test eden, hem de sabırlı olmayı gerektiren eğlenceli bir oyun. Başta Android uygulaması ve iOS uygulaması olmak üzere, çeşitli mobil işletim sistemleri için farklı versiyonları bulunan oyunun 2011'de çıkan ilk versiyonu bir hayli beğeni topladıktan sonra 2013 yılının başında Temple Run 2 piyasaya çıktı ve şimdiye kadar dünya çapında 50 milyondan fazla kişi tarafından indirildi. Imangi'nin yaptığı açıklamaya göre, böylelikle Temple Run piyasaya çıktığı günden beri, tüm versiyon ve tüm platformlar hesaba katıldığından dünya çapında 300 milyondan fazla kişinin cebine girmiş oldu. Geliştirici şirket Imango ayrıca oyunun hayranlarına da bir müjde vererek Temple Run 2 için bir güncellemenin yolda olduğunu duyurdu. Buna göre söz konusu güncelleme ile oyuna The Narrows adı verilen yeni bir bölge ve dolayısıyla yeni topraklar eklenmiş olacak. Ayrıca dönen motorlu testereler ve parçalanan patikalar adı verilen iki yeni engel de oyuna eklenecek. Bu yeni topraklar ve engellerin yanısıra, Temple Run 2'de “Ücretsiz Mallar” menüsü adı altında ücretsiz jeton ve mücevher kazanmak da mümkün olacak. Bunu nasıl yapılacağı konusu henüz açıklık kazanmamış olsa da Temple Run hayranları için bu yeni güncellemelerin heyecan verici olduğu kesin. Temple Run'ı dileyen oyuncular kullandıkları akıllı telefon ve tabletlerin işletim sistemine bağlı olarak Android market ya da Apple'a ait App Store ve diğer uygulama web sitelerinden ücretsiz olarak indirebilirler. Temple Run'ın gösterime geçtiğimiz günlerde giren gösterime giren Oz Büyücüsü filminin konseptine uygun olarak çıkan Temple Run Oz adlı versiyonu ise çeşitli platformlarda ücretli bir uygulama olarak satın alınabiliyor.
13-18 yaş arası gençlerin bilim merakını somut çalışmalara çevirmek isteyenleri teşvik etmek isteyen Google, bu yıl 120’yi aşkın ülkeden binlerce başvuru aldı. 90 finalist arasına Türkiye’den tek girebilen isim, muz kabuklarından biyoplastik üretimi projesiyle 16 yaşındaki Elif Bilgin oldu Dünya çapında 120’yi aşkın ülkeden 13-18 yaş arası gençlerin yarıştığı Google Bilim Fuarı 2013’te bölge finalistleri belli oldu. Finalistler arasında Türkiye’den 16 yaşındaki Elif Bilgin tarafından önerilen muz kabuklarının biyoplastik üretiminde kullanılmasına ilişkin projesi de yer aldı. Google’ın blog sayfasından “Dünyayı Değiştirecek 90 Fikir” başlığıyla yaptığı açıklamada, “Büyük bilim insanlarının çoğunun içlerindeki bilim merakını erken yaşlarda geliştirdiği gerçeğinden hareketle, ocak ayında dünyanın dört bir yanındaki parlak beyinleri dünyayı değiştirecek fikirlerini bizlerle paylaşmaya davet ettik. Dünyanın en büyük online bilim fuarı olan Google Bilim Fuarı (Google Science Fair) kapsamında bu yıl 120’yi aşkın ülkeden, inanılmaz çeşitlilikte ve heyecan verici binlerce başvuruda bulunuldu. Jürinin aylar süren değerlendirmesinin ardından 90 bölgesel finalist belirlendi” denildi. ‘CURIE’DEN İLHAM ALDIM 2 YILDA GELİŞTİRDİM’ Finalist olarak seçilen projeler arasında Türkiye’den 16 yaşındaki Elif Bilgin’in önerdiği muz kabuklarının biyoplastik üretiminde kullanılması fikri de yer aldı. Eğitimine Özel Koç Lisesi’de devam eden Bilgin, 2 yıllık bir çalışmanın sonucunda günlük hayatta kullanılabilecek bir üretim yapmayı başarmış. Radyoaktivite çalışmaları ile Nobel ödülü kazanan kadın bilim insanı Marie Curie’nin kendisi için ilham kaynağı olduğunu söyleyen Bilgin, “O benim gibi hevesli genç kadın bilim insanları için en iyi rol model” diyor. Şu anda kullanılmakta olan petrol bazlı plastik yerine biyoplastik kullanılmasını sürdürülebilir çevre için de gerekli bulduğunu belirten Bilgin, gelecekte ABD’de tıp eğitimi almak istediğini dile getiriyor. 27 HAZİRAN’DA AÇIKLANACAK Google Bilim Fuarı’nın 2. yılında “Scientific American Science in Action Award” adlı özel bir ödül de verilecek. Çevre, sağlık veya kaynak sıkıntısı gibi sorunlara yönelik fark yaratacak bir projenin ödüllendirileceği bu başlık için 90 finalist projenin 15 tanesi aday gösterildi. 15 küresel finalisti ve “Science in Action Award” ödülünün sahibi 27 Haziran’da açıklanacak. Bu genç bilim insanları 23 Eylül’deki son eleme için California’da buluşacak. Kaynak: Milliyet
İşte o açıklama: "Türkiye Futbol Federasyonu Mali Genel Kurulunda yaşanan gelişmeler kulübümüz tarafından ibretle ve dikkatle takip edilmiş ve gelinen mevcut durum üzerine bu açıklamayı yapmak zorunluluğu doğmuştur. Kamuoyu tarafından bilindiği üzere Fenerbahçe’nin gündemi; hadsiz, sorumsuz ve en önemlisi temsil ettikleri çevrelerce dahi utanılarak takip edilen açıklamalara muhatap olamayacak ölçüde önem ve yoğunluğa sahiptir. Ancak anlaşılan odur ki Fenerbahçe’nin bu meşguliyeti, bazı savaş yağmacılarını harekete geçirerek durumdan vazife çıkarmalarına ve tarihi fırsatçılık sergilemelerine zemin hazırlamaktadır. Öncelikle belirtelim ki, Fenerbahçe Kulübü’nün hiçbir kişi ve kurum tarafından korunmaya ve savunulmaya ihtiyacı yoktur. Aslolan ve korunması gereken TFF’nin ta kendisidir. Kendi Kurum ve kurul kararlarının dahi arkasında duramayıp bu konuda UEFA’dan randevu dahi alamayan ve Türkiye Futbol Federasyonu’nu UEFA nezdinde “Bir Hiç” konumuna getirenlerin; Fenerbahçe adına konuşması ve Fenerbahçe adına katkı sağlamasının beklendiği iddiası ise spekülasyondan başka bir şey değildir. Ancak düşündürücü olan adında Türkiye ibaresi taşıyan bir kurumun başında bulunanların, 3. sınıf mafya tavrıyla yüzlerine karşı yapılan hakaretlerden korkarak; temsil ettikleri kulüpleri ve camiaları anında terk edecek karakterde olduklarına kamuoyunun tanıklık etmek zorunda kaldığıdır. Kaldı ki başkanımızın ve kulübümüzün talimatlarda yapılan suni madde değişiklikleri ve altyapısız ikili ilişkilerle bu sürecin yönetilmesine karşı net tavrı tüm kamuoyunun malumudur. Bununla birlikte unutulmamalı ve peşinen bilinmelidir ki; UEFA’nın ülke içi lobi ve çıkar ilişkilerinin gölgesinde alacağı her türlü hukuka aykırı kararın yegane sorumlusu TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU olacaktır. Bununla birlikte kendi kulüp ve camiaları için sadece Fenerbahçe’ye ve etrafındaki herkese galiz ve yakışıksız hakaret etmekten başka bir şey yapamayanların aczi ortadadır. Her platformda sınırlı kelime hazineleriyle ezberlenmiş aynı konuşma ve açıklamaları yapmak durumunda kalan ve kendi camialarınca dahi utanca neden olan bu cehalet timsallerinin suç içeren ifadelerinin muhatabı ise Fenerbahçe Kulübü değil adli makamlardır. Ve önemle bilinmesi gereken husus, Fenerbahçe Başkanı ile sorunu olanların; Fenerbahçe camiası ile de sorunu olacağı gerçeğidir. Son sözümüz ise fırsat rantı peşinde koşanlaradır. TFF yönetimi idari zaaf içinde olabilir. Birtakım görev ve yetki boşluğu yaşayabilir ve hatta Türk futbolunu yönetecek erkten yoksun da olabilir. Ama ve ancak bu durum tarihleri, geçmişleri ve hatta bugünleri dahi tartışmalı olan bir takım kişilere durumdan vazife doğuramaz ve doğurmayacaktır. Türk Futbolunun karar organları ve seçim süreçleri belirli olup, bu sınırlara saygısı olmayanlar; karşılarında ilk önce Fenerbahçe’yi bulacaklardır. Saygılarımızla Fenerbahçe Spor Kulübü" Kaynak: haber365
Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı UEFA Disiplin Kurulu'na sevkeden UEFA yönetim kurulundan Trabzonspor'a kötü haber. Bordo Mavili yönetimin duruşmaya müdahil olma talebi UEFA tarafından reddedildi. Duruşma 21 Haziran'da yapılacak.
F.Bahçe son 2 sezonda orta saha ağırlıklı transfer yaptı. Sarı-lacivertliler Holmen’le birlikte 10. orta saha oyuncusunu kadroya kattı. F.Bahçe, maç başı rakamları hariç söz konusu 10 futbolcuya bu sezon toplam 14 milyon 950 bin Euro ödeme yapacak. Bonservisi elinde olan Holmen bedava gelirken Meireles (10 milyon Euro), Mehmet Topal (4.5 milyon Euro), Salih (1 milyon 550 bin Euro), Emre (350 bin Euro) ve Alper (6 milyon 250 bin Euro) için 1 yıl içinde ödenen bonservis miktarı 22 milyon 650 bin Euro oldu. Kaynak: haber365
Emlak Konut GYO, hisselerin ikincil halka arzını erteleme kararı aldı. Şirketten Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamada şöyle dendi: "Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin (Emlak Konut) 5-6-7 Haziran 2013 tarihlerinde gerçekleştirilen talep toplama sürecinde ulusal piyasalarda yaşanan dalgalanmalar nedeniyle Yurtdışı Konsorsiyum Lideri ve Yurtiçi Konsorsiyum Lideri ile yapılan değerlendirmeler sonucunda, Emlak Konut ikincil halka arzının konjonktürün daha uygun olacağı bir tarihte yapılmak üzere geri çekilmesine karar verilmiştir. Yurtiçi Bireysel Yatırımcılar'ın talep bedellerine ait tutarları bu duyuruyu takip eden ilk iş günü Konsorsiyum Üyeleri tarafından talepte bulunan yatırımcılara iade edilecektir." Emlak GYO, ikincil halka arzla birlikte 2,5 milyar lira olan ödenmiş sermayesini 1,3 milyar lira artırarak 3,8 milyar liraya yükseltmeyi, halka açıklık oranını ise yüzde 50,66'ya çıkarmayı planlıyordu. Kaynak: ihlasSondakika.com
Yabancı ülke vatandaşlarına gayrimenkul satışına olanak tanıyan mütekabiliyet yasasının ardından yabancı yatırımcıların ilgi odağı olan Maslak 1453 satış rekorları kırıyor. Geçtiğimiz yıl Dubai’deki Cityscape Gayrimenkul Fuarı’nda dünya sahnesine çıkan ve yoğun ilgi gören Maslak 1453 projesinde son olarak Suudi Arabistanlı iş adamı Ehsaad Fareed Abduljawad projeden 200 milyon dolar değerindeki 2 kuleye yatırım yaptı. Satış işlemlerinin tamamlanması için 7 Haziran Cuma günü Ağaoğlu Şirketler Grubu’nda bir araya gelen Ali Ağaoğlu ve Ehsaan Fareed Abduljawad satış sözleşmesine imza attılar. 200 milyon dolar yatırım değeri taşıyan bu satış ile birlikte mütekabiliyet yasası sonrasında bugüne kadar tek kalemde gerçekleşen en büyük hacimli gayrimenkul satışı tamamlanmış oldu. İmza törenini ayrıca Ağaoğlu’nun davetlisi olarak Türkiye’de bulunan Suudi Arabistan, Dubai, Kuveyt, Lübnan, Doha ve Yemen’den katılan 23 yabancı basın mensubu da takip etti. “YABANCI YATIRIMCI TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ ÇOK İYİ OKUYOR VE BİZE GÜVENİYOR” İmza töreninde değerlendirmelerde bulunan Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu, “Bugün imzalarını attığımız bu satış yabancıların ülkemize ve ülkemizdeki gayrimenkul projelerine duyduğu güvenin en önemli göstergesidir. Özellikle son günlerde Gezi Parkı olayları sonrasında gündeme gelen ve ekonomide suni olarak estirilmeye çalışılan olumsuz havaya bu satış güzel bir yanıt oldu. Gayrimenkule yabancı yatırımcının ilgisi azalmış değil aksine artarak devam ediyor çünkü yabancı yatırımcı Türkiye’nin geleceğini çok iyi okuyor ve planlarını uzun vade için yapıyor. Geçtiğimiz yıl hayata geçen mütekabiliyet yasası sonrası 631 milyon dolarlık bir satışa eriştik ve 2013 yılı sonunda ülkemize 1 milyar doların üzerinde bir döviz girdisi sağlamış olacağız” dedi. Gezi Parkı’ndaki eylemler sonrasında görüşlerini de dile getiren Ali Ağaoğlu, körfez bölgesinden aralarında gazecelerinde olduğu önemli bir grubu İstanbul’da konuk ettiklerini ve misafirlerinin Gezi Parkı’ndaki gelişmeleri Türkiye’deki demokrasinin gelişmişliğinin bir göstergesi olarak değerlendirdiklerini söyledi. “TÜRKİYE EKONOMİSİNE VE İSTİKRARINA GÜVENİYORUZ” İmza töreninde konuşan Ehsaan Fareed Abduljawad, Türkiye’ye güvendiklerini belirterek, “Türkiye son yıllarda ekonomik anlamda çok gelişti ve her geçen gün daha da büyüyerek gelecek adına güven veriyor. Bu istikrarın neticesinde Türkiye’nin gelecekte çok daha önemli bir ülke olacağını düşünüyoruz ve ülkenize yatırım yapmak istiyoruz. Gayrimenkul alanında çok ciddi yatırım fırsatları var bu nedenle Maslak 1453 projesiyle uzun süredir ilgiliydik. Bugün de projeden 200 milyon dolar değerindeki 2 kuleyi alarak yatırım yapıyoruz. İlerleyen dönemlerde de yeni yatırım yapma niyetimiz olabilir, Türkiye’nin ekonomisine ve istikrarına güveniyoruz“ dedi. MASLAK 1453’TE BUGÜNE KADAR 3 BİN 40 DAİRE SATILDI Yüksekliği 21 ila 55 kat arasında değişen ve 24 bloktan oluşacak Maslak 1453’te 4 bin 789' u konut olmak üzere 5 bin 300 bağımsız bölüm bulunuyor. Proje lansmanından bu yana projede bugüne kadar konutların 3 bin 40 konut satışı gerçekleşmiş bulunuyor. Ağaoğlu projelerinin genelinde ise yabancıya bugüne kadar 631 milyon dolar değerinde 1925 daire satışı gerçekleşti. Bu satışların 606 milyon dolar gibi önemli bir kısmı körfez ülkelerine gerçekleşirken 25 milyon doları diğer ülkelere yapıldı. Kaynak: ihlasSondakika.com
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Üst Kurul, 22 Mayıs'taki toplantısında, Halk TV’de yayınlanan bir kliple ilgili hazırlanan uzman raporunu değerlendirdi. Raporda, Halk TV’de her gün muhtelif saatlerde bir veya birkaç defa "Video Film - Çok Tıklananlar" başlığıyla internetten alınan bir video klip yayınlandığı belirtildi. 15, 16 ve 17 Mayıs'ta Duman adlı rock müzik grubunun "Duman 1" albümünde yer alan "Rezil" isimli şarkısı kullanılarak oluşturulmuş, "Youtube" adlı video paylaşım sitesinde de yer alan bir video klip yayınlandığı ancak söz konusu klibin Duman grubunun resmi bir çalışması olmadığı, üçüncü şahıslar tarafından oluşturulduğu vurgulandı. Raporda, şu görüşlere yer verildi: "Recep Tayyip Erdoğan'ı ve hükümetin icraatlarını hedef alan söz konusu video klipte, iki kez Recep Tayyip Erdoğan'ın resminin üzerine "Rezillll" ifadesinin yazıldığı ve söylendiği görülmüştür. Türk Dil Kurumunun internet sitesi olan www.tdk.gov.tr adresinde rezil kelimesinin anlamı "alçak, aşağılık" olarak belirtilmektedir. Bahse konu video klipte Recep Tayyip Erdoğan'ın şahsına yönelik rezil ifadesinin kullanılmasının, kabul edilebilir eleştiri sınırlarını aştığı ve Recep Tayyip Erdoğan'ın şahsına yönelik bir hakaret niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır." Raporda ayrıca, 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasında medya hizmet sağlayıcıların yayın hizmetlerini kamusal sorumluluk anlayışıyla sunmaları gerektiği ifade edildi. Bu bağlamda, Başbakan Erdoğan'a yönelik hakaret niteliğinde bir içerik barındırdığı değerlendirilen bir video klibin, yayıncı kuruluş tarafından yayınlanmasının Kanun'da ifade edilen kamusal sorumluluk anlayışıyla bağdaşmadığı vurgulanan raporda, söz konusu klibin (yayının) üç farklı günde tamamen yayınlandığı ve eleştirel bir bakışla değil aksine onaylar nitelikle yayınlandığının görüldüğü belirtildi. Ülkenin Başbakanı'na yönelik ağır hakaretler içeren, müzik grubundan da bağımsız olarak kurgulanarak hazırlanan ve yeterince denetlenemeyen bir mecradan alınan bu klibin defalarca yayınlanmasının, yayıncılık sorumluluğuyla bağdaşmadığı vurgulanan raporda, "Yayın incelendiğinde, ne bir haber ne de sahibi ve yapımcısı belirli bir eserdir. Dolayısıyla yayınlanmasında özellikle Başbakanı küçük düşürme hedefinin olduğu anlaşılmaktadır" şeklinde değerlendirmeye yer verildi. Rapordaki değerlendirmeleri yerinde bulan Üst Kurul, söz konusu yayınla, 6112 Sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki, "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez" hükmünün ihlal edildiği gerekçesiyle, Halk TV’ye uyarı müeyyidesi uygulanmasına oy birliğiyle karar verdi. Karara, CHP, MHP ve BDP kontenjanından seçilen Üst Kurul Üyeleri de destek verdi. Kaynak: haber365.com
Gösterisinin sinemalarda vizyona giren DVD'siyle gişede önemli bir başarı yakalayan Cem Yılmaz, çok özel bir projeye soyunuyor. ESKİLERE EL ATTI Uzun süredir sinemada ne yapacağı merak konusu olan Cem Yılmaz, eskilere el attı. Yeşilçam'ın unutulmaz eserlerinden dört film, Yılmaz'la yeniden beyazperdeye taşınacak. 4 FİLMİ YENİDEN ÇEKECEK Ertem Eğilmez'in kurduğu Arzu Film'in 50'nci yılı çerçevesinde çekilecek filmler şunlar: 'Süt Kardeşler', 'Banker Bilo', 'Şekerpare' ve 'Tosun Paşa'. Kaynak: Yazete.com
Şahan Gökbakar'ın Celal ile Ceren kabusu sona erdi! Film, internetteki en popüler sinema sitesi IMDB'de dünyanın en kötü filmleri listesinde birinci sıraya yerleşmişti. İnternetteki bir sosyal paylaşım sitesinin üyeleri organize olarak Celal ile Ceren'e 1 puan vermiş ve film 10 üzerinden 1.7 puan almıştı. Üyeler bununla da yetinmemiş, kötüler listesindeki diğer filmlere yüksek puan vererek Celal ile Ceren'in sıralamada yükselmesini sağlamıştı. Daha önce bu hareket için "Çok da tın, çok da fifi" diyen Şahan, film en kötü film olunca küplere binmişti. Ancak IMDB sitesi yönetimi filmin tamamen listeden çıkarılmasına karar verdi. Celal ile Ceren'in yapımcısı Çamaşırhane Film Yapım'dan da bir açıklama yapıldı: "IMDB sitesinde kullanılan yapılan oylamaların ilk günlerinde gelen oylar 10 üzerinden 7 beğeni puanı alan Celal ile Ceren, ilerleyen günlerde, kendilerini sözluk yazarı olarak nitelendiren, çesitli mesaj-panosu sitelerine üye olan, kimlikleri dahi belli olmayan kişiler tarafindan organize edilen planlı ve örgütlü bir saldırıya maruz kalmıştır. Planlı ve örgütlü sekilde kamuoyu fikrini yanıltmaya teşebbüs eden ve ticari itibarımızı zedelemeye çalışan, henüz kimlikleri belirsiz kişiler ve bu tip saldırı planlarına ev sahipliği yapan Internet siteleri imtiyaz sahipleri ve yöneticileri hakkında gerekli yasal islemler başlatılmıştır. Bu tip örgütlü hareketler, Internet üzerinde yapılmış olsa dahi, organize suç niteleği taşıdıkları bir gerçektir. Henüz kimlikleri belirsiz bu internet korsanlarını ve ev sahipliği yapan Internet sitelerini kamuoyu önunde kınıyoruz. Konuyu yeteri kadar araştırmadan eksik haber yapan Haber sitelerini de sorumlu olmaya davet ediyoruz. Planlı ve kötü niyetli şekilde organize edilen bu durumu , Celal ile Ceren sinema filminin ve diğer tüm Türk filmlerinin yapımında, dağıtımında ve gösteriminde emeği geçen tüm sinema sektörü çalışanlarına yapılmış bir saldırı ve çalışanların emeklerine saygısızlık olarak değerlendiryoruz. Kendi yaşadıkları ülkeye ihanet ederek, bir Türk filminin IMDb gibi uluslararası bir veritabanında beğeni notunu kötü niyetli ve planlı şekilde aşağıya çekmeye çalışanların, aslında Türk sinema sektörünün düşmanları olduğunu düşünüyoruz" Kaynak: Yazete.com
Başrollerini Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat'ın paylaştığı 'Hükümet Kadın' adlı filmin galası Mardin Mova Park Alışveriş Merkezi'nde yapıldı. Türkiye’de yaşanan barış görüşmelerini değerlendiren sanatçı Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat, barış sürecine çok umutlandıklarını, bunun, herkesin istediği tek şey olduğunu ifade ettiler. Başrollerini Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat'ın paylaştığı 'Hükümet Kadın' adlı filmin galası Mova Park Alışveriş Merkezi'nde yapıldı. Galaya Mardinlilerin ilgilisi yoğun olurken, filmin başrol oyuncusu Demet Akbağ, sinema salonunun girişinde çiçeklerle karşılandı. Programa; İçişleri Bakanı Muammer Güler, Mardin Milletvekili Abdurrahman Akdağ, Mardin Valisi Turhan Ayvaz katıldı. Gala öncesi basın mensuplarını sorularını cevaplayan Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat barış için umutlu olduklarını ifade ettiler. Film hakkında konuşan Sanatçı Akbağ, şöyle dedi: ”Bugün bu filmde oynayan birçok sanatçımız burada galaya katıldı. Bu şehrin filmini bu şehirde seyretmek kadar güzel ve doğal bir şey yok. Sayın bakanımız da galaya katıldı. Bizleri sevindirdi. Güzel bir film oldu. İstanbul’da ve Ankara’da filmimizle ilgili çok güzel şeyler duyduk. Çok güzel film, salonlar dolu, bence Mardin halkını bizim kadar sevindirecek bir haber. Barış sürecine çok umutlandık, bence artık bu herkesin tek istediği tek şey barış ve şehre daha büyük bir huzurun hakim olması, çünkü geldiğimizde de birazcık turizmin yavaş yavaş gerilediğini görmüştük ve çok üzmüştü bizi, halk bundan çok şikayetçiydi, herkes bir kabuğuna çekilmişti. Ama ben bu kez çok umutluyum. Bence yöreyi en güzel ortaya koyan 1957 yılında Güneydoğu'da bir kadının belediye başkanı oluşu, zaten yörenin öneminin bir kere daha artırıyor.“ Sanatçı Sermiyan Midyat ise barışa bir nebze de katkı sunmanın gurur verici olduğunu belirterek, filmle ilgili zaten politika yapmamak için sanat yaptıklarını söyledi. Filmin aslında barış sürecini anlatan bir hikâye olduğunu ifade eden Midyat, ”Bütün emeğimiz, hayata bakış açımız, o politikayı anlatan bir film değiliz. Tamamen eğlenceyi, şamatayı ve o kardeşliği anlatan bir filmdir. Barış süreci olağanüstü ve umutlandırıcıdır. Bizlerin de bir nebze tuzu olsa bu çorbada, onur, gurur duyarız. Ben de bir Mardin Midyatlı olarak bundan daha da çok gurur duyarım. Umarım başladığı gibi yükselerek devam eder. Babaannemin hikayesi ile yola çıkarak böyle bir filmi çevirdik. Bölgede ilk ve en anlamlı gala oldu. Filmde 2 bine yakın Mardinli oynadı. Mardinli, Midyatlılar oynadı. Mardin’de eş dost herkes kapılarını bize açtı.“ şeklinde konuştu Galaya katılan vatandaşlar ise filmin Mardin’de çekilmesi ve galanın burada yapılmasının kendilerini sevindirdiğini ifade ettiler. CHA Kaynak: Yazete.com
ABD büyükelçisi, Ak Parti yöneticileri ile görüşüyor. Gezi Parkı eylemlerinin yoğun olduğu dönemde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile ilgili sert sözler sarfetmişti. Ayrıca eylemlerin yurt dışından desteklendiğini ve organize ettiğini belirtmişti. ABD’li yetkililer de, emniyet güçlerinin orantısız güç kullandığını ve eylemcilerin demokratik haklarını kullandığını dile getirmişti. ABD büyükelçisi Başbakan Erdoğan başkanlığında MKYK toplantısı sürerken genel merkeze gelmesi dikkat çekti. Kaynak: haber365
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, katıldığı program sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yıldırım, "sosyal medyaya düzenleme" tartışmalarıyla ilgili soruya, siber güvenlik alanında çalışma olduğunu belirterek, "Sosyal medya, paylaşım sitelerine yönelik bir çalışma yoktur'' yanıtını verdi. Bakan Yıldırım, şunları kaydetti: ''Sosyal medya ile ilgili düzenleme söz konusu değil. Siber suçlarla mücadele çalışması var. Sosyal medyanın özgürlük alanı olarak alabildiğince faaliyet göstermesine hiçbir şekilde karşı çıkmak engellemek doğru bir şey değildir. Ama ne gerçekte ne sanal dünyada insanları mağdur edecek faaliyetleri yapma serbestisi de olamaz. 'SOSYAL MEDYAYI KISITLAYICI BİR ÇALIŞMA YOK' Nasıl sokakta insan öldürürseniz cezası varsa sosyal medyada da insanı ölüme teşvik ederseniz bunun da bir cezası var. Suç her yerde suçtur. Sosyal medyayı kısıtlayıcı bir çalışma yok. 'BÜYÜK HAKSIZLIK' İşi 'sosyal medyaya yasak geliyor' noktasına getirmek büyük haksızlıktır. Özgürlüklere sonuna kadar evet, ancak başkasının dünyasını karartmaya izin vermemek lazım. 'BAZI KONULAR YENİ YASALARDA TANIMLANMAMIŞ OLABİLİR' Mevcut yasalarda bunlar zaten var. Ama sanal alem yeni yeni hayatımıza girmeye başladığı için bazı konular yeni yasalarda tanımlanmamış olabilir. Sanal alem ile hayatımıza giren konuları mevcut yasalara ekleyebiliriz. 'ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞART' Siber suçlarla mücadele etmek bir ülkenin tek başına başarabileceği bir iş değildir. Burada uluslararası işbirliği şarttır. 'SUÇ SABİTSE SOKAKTA VEYA İNTERNETTE FARK ETMEZ' İnterneti temiz bir şekilde kullanmak için kampanya başlatılmalı. Hiç kimsenin suç işleme hürriyeti yoktur. İster sanal alemde isterse gerçekte. Suç işlendiği sabitse bunun sosyal medya üzerinden ya da sokakta işlenmesi arasında fark yoktur. HAYDARPAŞA GARI 29 Ekim'de Marmaray'ı İstanbulluların hizmetine veriyoruz. Haydarpaşa Garı'nın da kapatılması söz konusu değil. Banliyö hatları yenileniyor. Marmara Projesi kapsamında değil.'' Kaynak: haber365
İşte o konuşmadan satır başları... SOSYAL MEDYAYA KISITLAMA Ben internet medyasındaki özellikle haber portallarıyla ilgili bir düzenlemeyi hazırladım. 1-1.5 yıldır elimizde. Henüz yasalaştıramadık. Özellikle haber portallarında çalışanların yasa altına alınması, internet portallarına ilan ve reklam verilmesi konusunda... Diğeri benim konum değil. Böyle bir çalışma olursa onu Sayın adalet bakanımız, kendi çalışmaları kapsamında değerlendirir. Bu sorumsuzluk alanının elbette kısıtlanması ortadan kaldırılması söz konusu değil. Ama belki denetlenmeye, haksız fiil işleyenlere karşı yaptırımların yeniden düzenlenmesine gerek olabilir. Elbette twit atılabilir, facebooktan birbiriyle haberleşmelerden istifade edilebilir. Bu çağdaş dünyanın istifade ettiği bir haberleşme. Dışında kalamayız ama suça teşvik etmek, olayları tırmandırmak amacıyla yapılan haberleşmelerin, yalan haberlerin, biri de şahsımla ailemle ilgili oldu, insanlara bilgi kirliliği olmanın dezenformasyon yapmanın mutlaka caydırıcı yanı olmalı.. Buna ilişkin düzenlemenin mevcut olan kanunlar yetersiz kalmışsa, kanunla üzerinde bir çalışma yapmışsa sayın adalet bakanımızın görevidir. Kendisinden daha tatmin edici bir sonuç alabilirsiniz DURAN ADAM EYLEMİ Allah Allah, allah korusun.. TV ekranlarından gördüm. 8 Saat durduklarını bilmiyordum. Peki ihtiyaçlarını gidermiyor mu bu insanlar, hiç ihtiyaç molası da mı vermiyorlar. Bu dikkatimi çekiyor bir iki günden beri ama bu kadar uzun ayakta kaldıklarını bir ihtiyaç gidermeden... Bu bir şiddet eylemi değil gayet göze de hoş gelen bir eylemse bir barışçı eylem türü. Benim zaten geçmişten bu yana özgürlükler alanında düşündüğümüz tek şey var insanları şiddete, silaha yönlendirmemek, insanların barış, huzur içinde eylemler yapmasını sonuna kadar desteklemek. Gezi Parkı'nda başlayan eylemleri anlayışla karşıladığımızı ifade etmiştim ama sonra bu eylemler şekil değiştirdi. Birçok aracın yakılmasına, birçok kamu kurumuna zarar verilmesine yöneldi. Bunlara uygun görmek mümkün değil.. Duran adam eylemi yapanlar açısından mutlaka oralarda geliş gidişleri engelleyecek, toplumun birlikte bulunduğu mahallerde trafiğe izin ve imkan vermeyecek şekilde kesinlikle olmamalı. Bir de sağlıkları önemli. Bir insan bu kadar saat ayak üstünde nasıl kalabilir. Ben yarım saatten fazla ayakta kaldığımda boyun fıtığı olduğum için oturmak zorunda kalıyorum. Sağlıklarına zarar vermesin. Bu eylem anlamlıdır. Bu eylemleri teşvik etmek gerekir. Şiddet barındırmayan ama mesaj veren bir unsurdur. Eğer zarf atmıyorsanız 8 saat uzun bir süre. 8 saat ayakta kalmamalı.. Bence 5 dakika durmalı 6. dakika işine gitmeli. 8 saat nasıl ayakta durabiliyor, çalışmıyor mu bu insanlar. Hayatlarını kazanmıyor mu, işini gitmiyor mu. Bu 8 saat fazla 8 dakika ayakta durmak yeterli.. ÇÖZÜM SÜRECİ... Selahattin Demirtaş'ın sözlerine bakarak çözüm sürecinin gidişatı hakkında bir şey söylemek mümkün değil. Onlar bunları her zaman söylerler. Geçtiğimiz günlerde de Diyarbakır’da bir konferans toplamışlardı. Orada yapılan konuşmaları çok iyi biliyoruz: Çözüm süreci başladığı gibi bence çok olumlu gidiyor. Olumlu sonuçlanmaya doğru da evriliyor.. OLAYLARA MÜDAHALEDE ASKERDEN YARDIM İSTEME... Ben, gezi parkıyla ilgili başlayan eylemlerin sayın Başbakanımızın taraflarla görüşmesinden ve bu konuda kesin kararını ifade etmesinden sonra meselenin bu boyutunun bittiğini ifade ettim. Bunun dışında yasa dışı küçük gruplar eylemlerine devam eder mi etmez mi bilemeyiz. Çünkü her zaman yasa dışı gruplar eyleme gidip, tahribat yapabiliyorlar. Bunlara karşı güvenlik güçleri ve yargı kuvvet i gereğini yapacaktır dedim.. İl İdaresi Kanununda valilere tanınan yetkiler vardır. Valiler, bir toplumsal olayı şiddete dönüşmüşse mutlaka emniyet güçlerinden istifade ederler. Gerekirse jandarmadan istifade ederler, gerekirse, çok boyut büyümüşse bulunduğu askeri yetkililerden yardım isterler demiştim..... Bazıları diplomalarını boşa almışlar. Okumuyorlar, okuduklarını anlamıyorlar..: Emniyet güçlerimiz duruma tamamen hakimdir. 'MİTİNGE ÜLKÜCÜLER DE KATILDI!' BBC, Today's gibi basın organlarının bu olayları nasıl yanlı haber yaptığını biliyoruz. Türkiye'den önce BBC yalan haber yaptı ve ben bunun için tekzip gönderdi. Bahçeli'de bunu eleştirdi. Ben Bahçeli'nin içinde bulunduğu tranvayı anlayışla karşılıyorum. Ak Parti'nin mitinginde ülkücüler katılmıştır. Bahçeli bunu hazmadememiştir. Hakaretin ötesinde parti olarak ne yaparsa yapabilirler. Bahçeli askeri halka kullanacağını söylüyor. Bahçeli tüm gücünüzle çözüm sürenize karşınız ama tabanınızın yüzde 3'ü buna karşı değil. Siz bunu hazmedemiyorsunuz. Siz onları dinleseniz daha iyi olur. Kaynak: haber365
Yüz tipinize en uygun gözlük, sizi aynı zamanda şık ve tarz sahibi gösterecektir. Aksi takdirde başkasının gözlüğünü kullanıyormuş hissi uyandırabilirsiniz. Tabi ki herkesin yüz tipi birbirinden farklıdır; ancak genel olarak yüz tipleri yuvarlak, oval, kare, üçgen ve uzun olmak üzere 5'e ayrılabilir. Eğer güneş gözlüğü seçmekte zorlanıyorsanız, aşağıdaki bilgiler size fikir verebilir. YUVARLAK YÜZLER Yuvarlak yüzlü kişiler geniş yanaklara sahip olup, yüzün uzunluğu ile genişliği hemen hemen birbirine eşit gibidir ve yüzleri köşeli değildir. Yuvarlak yüzlü insanların en tercih etmemesi gereken gözlük biçimi yine yuvarlak kesimli gözlüklerdir. Yüze biraz uzunluk katmak ve daha zayıf görünmesini sağlamak için köşeleri çok keskin olmayan dikdörtgen şeklindeki gözlükler daha uygun olacaktır. KARE YÜZLER Kare yüzlü kişilerde çene kemikleri belirgindir ve yüzü çevreleyen saç çizgisi ile adeta kare bir görüntü oluşuturur. Bu tipte yüzü biraz daha yumuşatmak için yuvarlak hatlı gözlükler seçilebilir. Ayrıca daha küçük çerçeveler yüzü daha uzun gösterecektir. UZUN YÜZLER Uzun yüzlü kişilerde elmacık kemikleri uzun ve düzdür. Bu nedenle yüze uzunluk yerine hacim katacak gözlükler seçilmelidir. Yuvarlak hatlara sahip ve büyükçe çerçeveler tercih edilebilecek gözlükler arasındadır. ÜÇGEN YÜZLER Üçgen yüzlü kişiler dar bir çene ve yüksek elmacık kemiklerine sahiptir. Bu tipte en yanlış seçim kalın ve sert hatlı çerçevelerdir. Kedi gözlükler, oval veya çerçevesiz gözlükler tercih edilebilir. Üst kısmı daha geniş, alt kısmı daha dar gözlükler bu tipe çok yakışır. OVAL YÜZLER Oval yüzlü kişiler daha geniş bir yelpazeden gözlük seçebilecekleri için diğerlerinden daha şanslıdır. Bu kişilere büyük camlı ve gözlük köprüsünün (gözlüğün üst kısmı) girintili olduğu modeller çok yakışır. Aynı şekilde dikdörtgen şeklindeki çerçeveler, ince veya çerçevesiz gözlükler de tercih edileblir. Kaynak: haber365.com
Kalem etek Kalem etek bu yılın en moda kıyafetlerinden biri. Aynı zamanda oldukça seksi olan bu etek modeli, bütün bedeninizi sararak, kıvrımlarınızı ortaya çıkartacak. Trençkot Trençkot, boyunuza ve bedeninize uygun modeli bulursanız sizi hem çekici hem de zarif gösterecek bir kıyafettir. Siyah veya krem renklerinin ağırlıklı olduğu trençkotlar sizi gizemli ve seksi gösterecektir. Bandaj elbise Bandaj elbiseler bir kadını çekici gösteren kıyafetlerin başında geliyor. Bandaj elbise için çok ince olmanıza gerek yok, kıvrımlı vücutlarda daha çekici duran bu elbiselerde dikkat etmeniz gereken tek durum yandan bakıldığında göbeğinizin çok çıkmaması. Leopar desen Bu yıl oldukça trend olan leopar desenleri her zaman için kadınlara bir seksilik katmıştır. Ancak önemli olan bu desenleri doğru kullanmak olacaktır. Sadece üzerinizde bir parçada bu deseni kullanarak çekici görüneceksiniz. Dantel Büstiyer İpek veya transparan bluzlarınızın içinden hafifçe görünen dantel iç çamaşırınızın size inanılmaz bir cazibe katacağı bir kesin. Topuklu Ayakkabı İncecik topukların üzerinde durmak çok kolay ve rahat olmasa da stilettolar kadınlığın ve seksiliğin en dikkat çeken simgelerinden biri. File çorap 20'lerin çekici kadınlarının vazgeçilmezi file çorapların seksiliği tartışılmaz ancak, seksi görünmek isterken hafif bir görünüm yaratmamak için dikkatli kullanmak gerekir. İpek gömlek İpek bluzlar klasik ve sofistike olmalarının yanı sıra, hafif ve vücuttan kayarcasına duran görünümleriyle şık bir çekicilik yaratıyorlar. Kaynak: haber365.com
Sürekli ya da belirli aralıklarla pek çok sebepten dolayı göz altında morluklara rastlanabiliniyor. Yorgunluk, uykusuzluk, alerji gibi sebepler geçici gözaltı morluklarına sebep olurken, kapatmak içinse pek çok yöntem var. Ancak tercih ettiğiniz kapatıcıyı seçerken bir takım özelliklere de dikkat etmek gerekiyor. Genetik olan göz altı morluklarını kozmetik ürünleriyle kapatmak ise oldukça zor. Uykusuzluk, yorgunluk, dengesiz beslenme, güneş ışınlarına fazla maruz kalma gibi sebeplerden dolayı göz ve göz çevresinde morluklar oluşabilir. Göz altları cilt renginden birkaç ton daha koyu olduğu için kapatıcı rengini seçerken, gözaltı renginizin aynısını veya bir ton açığını tercih etmelisiniz. Göz altı morluklarınızı kapamak, gözlerinizdeki yorgun ifadeyi kaldırmak için kapatıcınızın açık renkli olmasına dikkat edin. Ancak kesinlikle beyaz kapatıcı kullanmayın. Beyaz renkli kapatıcılar kusurları kapatmanın aksine, daha da öne çıkaracaktır. Göz altı morluklarınız kalıtsal sebeplerden dolayı mevcutsa, kapatıcılarınızın yağ bazlı olmamasına dikkat etmelisiniz. Yağ bazlı kozmetik ürünler göz bölgesinin hassas olması sebebiyle şişliklere ve bezeciklerin birikmesine sebep olur. Bu yüzden daha çok su bazlı kapatıcılar tercih edilmelidir. Göz altındaki morlukları önlemek için bol bol su içmelidir. Güneş ışınlarına karşı göz çevrelerin korumalı ve uyku düzenine dikkat edilmelidir. Kaynak: ihlasSondakika.com
Yaz Mevsimi Resimleri