Lafı Gediğine Koyan Sözler
Çocuk değilim artık, büyüdüm. Biraz yorgun, biraz kırgınım yine de. Yeter artık. Giden yolunu, kalan yerini bilsin sadece.
Çok fazla konuşmaya gerek yok aslında. Sen, benden daha kötülerine layıksın.
Oyun oynamaya gerek yok hayat. Ne sen çocuksun ne benim dünyam lunapark.
Sigaranın da tiryakisiyim ama bitince yere atıyorum. Bilmem anlatabildim mi?
Boşuna kimseyi suçlamayın dostlarım! Kullanıcı hatası değil, bazılarının doğuştan defoludur yüreği.
Ben huzur aradım sen kusur. Şimdi bensiz kudur!
Yirmi yaşında istek, otuz yaşında zekâ, kırk yaşında akıl önemlidir.
Bana iyi gelenler hep benden gidenler oldu.
Kendini beğenmiş insanları severim. Hiç kimsenin beğenmediği bir şeyi beğenmek ayrıcalıktır.
Bağlanmaktan korkuyorum dedi. Tasmasını çıkardım gitti!
Gel bu gece kaybettiklerimize içelim; ben sana, sen şerefine!
Affettiğimden değil, boş verdiğimden üzerinde durmuyorum çoğu şeyin. Ve mutlu olduğum için değil, güçlü olduğum için gülüyorum.
Ne diyordu şair; yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de bir.
Hayatımdan gidenler ya hoşuma giderler ya da boşuna.
Önüne gelenle aşk yaşayan doyumsuz yaratıklar! Bırakın bu Nasrettin Hoca’nın ‘ya tutarsa’ stratejisini. Sütü bozuk olanın, mayası tutmaz!
Cesaretin yoksa adam gibi sevmeye, ben de mecbur değilim çocuk büyütmeye.
Küfür benim ağzıma yakışmıyor olabilir ama beni kızdıranların üzerinde çok şık duruyor!
Benim koyduğum noktadan sonra kuracağın cümleyi ancak kendin okursun!
Kimseye kendinizi anlatmak için uğraşmayın. Herkes sizi kendi işine geldiği gibi görür.
Biz alıştık artık gidene yol vermeye, arkasından ‘yapıştır’ deyip kahkahalarla gülmeye.
Bu saatten sonra ben tren gibi geçerim, sen öküz gibi bakarsın.
Bir defa aldatan kişiyi affedersen, seni yine kullanır. Çünkü ihanet bir ruh hali değil; karakterin dökülüş biçimidir.
Beni sevmeyen varmış! Bak kalbim kırıldı, ritmi bile değişti. Tın tın tın…
Bana ayrı dünyaların insanıyız dediğinde anlamıştım canının cehenneme ait olduğunu.
Şarap gibi kadın olsan kaç yazar, yanındaki adam turşu olduktan sonra.
Bilirsin ben belâ okuyamam, Allah selânı versin!
Besmelesiz sevdin galiba beni; yüzün bir yana kaymış, şerefin ayrı bir yana.
Bazı insanlar kitap gibidir; yok satar, bazı insanlar da öyle kitapsızdır ki; sizi yok yere satar.
Ne yarım kaldım senden sonra ne de yaralı, beni ne sen yıkabilirsin ne de en kralı…
Yaptıklarıyla küçülenler, laflarıyla büyüdüklerini sanmasınlar.
Ruhunuzu satmayın. Kiralayın daha ekonomik.
Kuruşu kuruşuna hesapladım seni İnan 5 para bile etmedin.
Oturur sana şerefi anlatırdım ama kaybettiği bir şeyi dinlemek ağır gelir insana!
Konuşursam derinden, kimse kalkamaz yerinden…
Fazla kasma kendini, kramp girecek bir yerlerine.
Kaç promil eder şerefin? Söyle ona göre kaldırayım kadehimi!
Hak edene, masadan öyle bir kalkıp gideceksin ki; kendisini garsona bahşiş olarak bırakılan bozuk para gibi hissedecek.
Hani derler ya; bir konuşursam derinden, aklın oynar yerinden.
Sana değer verip aşkı bulacağıma x’e değer veririm y’yi bulurum daha iyi.
Umutlara kanma, umutlar bir gün imkânsızlaşır, hayatı tozpembe yaşıyorum sanma, her renk bir gün siyahlaşır.
Çok vefalı dostlarım var benim. Allah şahit, iyi günümde kendimi hiç yalnız hissettirmediler.
Bugünlerde söylediklerimi birileri üzerlerine alıyormuş. Alsın havalar soğudu üşümesin.
Gidenin arkasından bir kova su dökmek lazım daha hızlı gitsin diye.
İnsanlar da fotoğraf gibi; ne kadar büyütürsen, o kadar düşüyor kalitesi!
Sen hayata at gözlükleriyle bakmaya devam edersen, birilerinin çüşşş demesi zoruna gitmesin.
Kişiliğin yerine otursun, söz ayağa kalkacağım.
Bu sıralar herkes havalarda. Hayırdır uçak biletleri mi bedava?
Bir sevda istiyorum asla beni terk etmeyen, bir gün sırtımdan vurarak bırakıp beni gitmeyen.
Gidene asfalt bile dökeriz maksat rahat yol alsın.
Benim için artık; eskicinin bile almayacağı bir ‘eşya’ gibisin. Artık gidebilirsin.
Büyük ikramiyenin sana çıkmamasına çok şaşırdım. Bütün numaralar sendeydi.
Zamanında çok şerefsiz gördüm ama tacı sana veriyorum!
Beni tanımadan hakkımda ileri geri konuşanlara artık hiç kızmıyorum. Bilirsiniz köpekler tanımadıklarına havlarlar.
Boşuna umutlanma. Kalbim artık hayvan barınağı değil.
Artistlik yapmaya gerek yok. Seni öyle bir görmezlikten gelirim ki; sen bile varlığından şüphe edersin.
Yüz dilde seni seviyorum desen ne fayda. Bir dilde adam gibi söyleyemedikten sonra…
Adam yerine koyduğum insanları neden koyduğum yerde bulamıyorum.
Eğer bana koysaydı gidişin, sence bu kadar güzel olur muydu gülüşlerim?
Kendini özel hissettirdiysem özür dilerim, yaparım böyle hatalar!