Sadi Şirazi Sözleri

Sendeyim.com olarak 2026 yılında sizler için anlam dolu ve etkileyici Sadi Şirazi Sözleri derlemelerini hazırladık. Bu en yeni Sadi Şirazi Sözleri ile duygularınızı en özel şekilde ifade edebilir, sevginizi kısa ama çarpıcı sözlerle dile getirebilirsiniz. Instagram, WhatsApp, Facebook ve X gibi sosyal medya platformlarında bu sözleri paylaşarak sevdiklerinizin kalbini kazanabilir ve beğeni yağmuru alabilirsiniz. Sizler için aşağıda birbirinden güzel Sadi Şirazi Sözleri 2026 sözlerini bir araya getirdik. Keyfini çıkarın!




Efendi davul sesi ile uyanıyor bekçinin gecesi nasıl geçti nereden bilecek.
İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın!
Ey akıl sahibi! Gül dikenle beraber bulunur. Senin dikenle ne işin var gülü demet yap… Eğer tabiatında yalnız kusurları görmek varsa tavus kuşunda çirkin ayaktan başka bir şey göremezsin.
On derviş bir kilimde uyurken iki padişah bir dünyaya sığmaz.
Meyvelerle yüklü dal başını yere kor. Meyvesiz ağaca kimse taş atmaz.
Ey başkalarının acısıyla kaygılanmayan sana insan demek yakışık almaz.
Sel heybetle aktığı için yukarıdan aşağı tepesi üstü düşer. Hâlbuki çiğ damlası küçük ve âcizdir; bu sebeple gökyüzü onu muhabbetle alır ayyuka çıkarır…
Konuşmadan bir köşede oturan sağırlarla dilsizler dilini tutamayan kimseden daha üstündür.
Asık suratlıdan bir şey isteme onun kötü huyundan elem duyarsın. Gönlünün gamını anlatacaksan bir kimseye anlat ki yüzünü görünce ferahlayasın.
Eşeğini düşman vergisini de sultan alıp gittikten sonra o memleketin tacında tahtında ikbal kalır mı?
Salih adam dilenirse ancak kendi nefsinden dilenir ve ondan hırsı terk etmesini ister. Çünkü her saat ver diyen bir nefis sahibini zillet içinde köy köy dolaştırır…
Girerse hasta öküzün biri otlağa bulaştırır hastalığı bütün köy öküzlerine.
Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.
İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!
Halkın bahçesinden padişah bir elma yerse adamları ağacı kökünden sökerler.
Eskiden dünyada görünüşte dağınık ama iç dünyaları derli toplu insanlar vardı. Oysa şimdikilerin dış görünüşleri derli toplu ama iç dünyaları dağınık.
Yağmurun temiz tabiatında yokken aykırılık bahçede lale biter kıraç toprakta diken.
El alemi ayıplarıyla anan bir kimsenin senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme!
Soysuzlara karşı soysuzluk etmek mümkündür. Lâkin insan olanın elinden köpeklik gelmez…
Tahammül sana önce zehir gibi görünür. Fakat tabiatına kök salınca bal kesilir.
Methü senâ ipiyle kuyuya inme hatem gibi sağır ol da kendi ayıplarını dinle.
Bir gece sevdiğim içeri girdi. Yerimden öyle bir fırlamışım ki elbisemin eteği mumu söndürdü. Güzelliği ile karanlığı dağıtan sevgilim sordu ben gelince neden ışığı söndürdün? Dedim ki: güneş doğdu zannettim…
Kurdun kafasını halkın koyunlarını paraladıktan sonra değil önce kesmek gerekir.
Tek ırmak kenarından sıcak su iç de ekşi suratlının soğuk gül şerbetini içme. Yüzü safra gibi karmakarışık olan bir adamın ekmeğini tatmak haramdır…
Çocuklarımızı kuzu gibi büyütmeyelim ki ileride koyun gibi güdülmesinler.
Ne kadar okursan oku; bir bilgine yakışır şekilde davranmadığın sürece cahilsin demektir…
Gönlünün perişan olmasını istemiyorsan perişan olanları gönlünden çıkarma.
Emrindekileri bağışlamasını bilmeyenler bir gün bu insanların affına muhtaç olurlar.
Şarap sarhoşu gece yarısı sakinin sarhoşu ise mahşer sabahı uyanır.
Söyle mürüvvetsiz eşek arısına bal vermez madem sokmasın bir de.
Ekmek yerine güneş olsa sofrasında güneş yüzü görmezdi kimse kıyamete dek cihanda.
Öğüdü tesir etmeyeceğini bildiğin bir kimseye verme ey şaşkın. Elinden dizgini kaçırmış olan zavallıya oğlum yavaş sür denmez…
Düşman bir kusur bulunca büyüklerin kalplerini dağlar. Ateş ufacık şeyle de alevlenir. Fakat koca koca ağaçları tutuşturmak mümkündür…
Gönlünün dertli olmasını istemezsen dertli gönülleri dertlerinden kurtar.
Kabirlerinde rahat yatıp uyuyanlar yeryüzünde halkı rahat tutanlardır.
Padişahken zulmedersen padişahlıktan sonra dilenci olursun.
Varlığı perişan olan kimse ne tiz’i fark eder ne pes’i. O bir kuşcağızın ötmesiyle de feryada gelir.
Ey fakir! Sen halk yolunda oyun çocuğu sayılırsın. Büyüklerin eteğini bırakma. Mayası bozuk kişilerle düşüp kalkarsan izzet ve vakalarını kaybedersin. O halde büyüklerin eteğine yapış. Talebeler çocuktan daha acizdir. Hocalar ise muhkem duvar gibidir. Yeni yürüyen çocuk duvara tutunarak yürür. Sen de yeni yürüyen çocuk gibi âlimlerin muhkem duvarına tutunarak yürü.
Hastaya şeker vermek günah olur çünkü ona acı ilaç fayda verecektir.
Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Büyük planda hiçbir şey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin. Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz.
İnsan dilini tutup konuşmadıkça ayıbı da hüneri de gizli kalır.
Kesme nevanı; içine salsalar da keder. Kırılsa gönül medd ü cezr ile hepsi geçer hepsi geçer.
Güzel bir kadın bir mücevher iyi bir kadın bir hazinedir.
Kendisinden fazlasıyla iyilik gördüğün kimseye fenalık etmen insanlık değildir.
Doğru söyleyip zincire vurulmak yalan söyleyerek zincirden kurtulmaktan iyidir.
Büyük kalarak yaşamanın şartı odur ki her küçüğün kim olduğunu bilesin.
İdrak kulağından gaflet pamuğunu çıkarmalısın ki ölülerin nasihatini duyabilesin.
İnsan ya insan gibi akıllıca söylemeli yahut hayvanlar gibi susmalıdır!
Her ormanı boş sanma belki de kuytuluklarında bir kaplan uyuyordur.
Kendi ahlakını düşmanından dinle; dostun gözünde her yaptığın iyidir.
Kalbi kırıkların hatırını sor onları sevindir. Bir gün senin de gönlün incinir.
Kişi bu alçak dünyaya tenezzül etti mi bala kapılmış sineğe döner.
Ey insanoğlu! Adının unutulmamasını istersen çocuğuna ilim hüner marifet öğret ve onu akıllı fikirli yetiştir. Böyle yaparsan arkanda seni rahmetle anan bir kişi bırakmış olursun.
Üç şey sürekli kalmaz; ticaretsiz mal tekrarsız bilgi cesaretsiz iktidar.
İnsan ruhunu iki şey karartır: susulacak yerde konuşmak ve konuşulacak yerde susmak.
İnsanın her nefeste iki defa şükretmesi lazım… Biri nefes aldığı için diğeri verdiği için. Çünkü verip almamak alıp vermemek var.
Yarasanın gözü gündüz göremiyorsa güneşin ne günahı var bunda?

Diğer Güzel Sözler Yazıları