Atopik dermatit, deriye inflamasyon veya alerjik reaksiyonlarla karakterize bir cilt rahatsızlığıdır. Genellikle çocuklarda başlayan ve yetişkinlikte azalan bir durumdur. Atopik dermatit, kuru, kaşıntılı ve kızarık bir cilt ile karakterizedir ve sıklıkla hafiften şiddetliye kadar değişen semptomlara sahiptir.
Atopik dermatit, genetik yatkınlığa sahip olan kişilerde daha yaygın görülür. Ailede atopik dermatit, astım veya saman nezlesi gibi alerjik rahatsızlıkların varlığı, bir kişinin atopik dermatit geliştirme riskini artırır. Bununla birlikte, çevresel faktörler de hastalığın gelişiminde rol oynayabilir.
Atopik dermatitin semptomları her bireyde farklılık gösterebilir ancak en yaygın semptomlar arasında sürekli kaşıntı, kuru cilt, kızarıklık, deride kalınlaşma, kabarcıklar, sızıntılı yaralar ve kabuklanma yer alır. Bu semptomlar genellikle eller, ayaklar, dizler, dirsekler, yüz, boyun ve göğüs gibi bölgelerde ortaya çıkar.
Atopik dermatit, hem fiziksel hem de psikolojik olarak kişiye büyük bir rahatsızlık verebilir. Kaşıntı, uyku düzenini bozabilir ve kaliteli bir uyku almayı engelleyebilir. Ayrıca, sık kaşınma sonucu derinin tahriş olması ve enfeksiyonlara açık hale gelmesi durumu daha da kötüleştirebilir. Bu nedenle, atopik dermatit tedavi edilmezse, hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir.
Atopik Dermatit Tedavisi
Atopik dermatitin tedavisi, semptomları yönetmeyi, kaşıntıyı azaltmayı ve cildin nem dengesini sağlamayı amaçlar. Bu tedavi yöntemleri arasında aşağıdakiler bulunur:
Cilt bakımı: Nemlendirici kremler ve losyonlar, cildin kuruluğunu gidermeye ve nem dengesini sağlamaya yardımcı olur. Parfüm ve alerjen içeren ürünlerin kullanımından kaçınılmalıdır. Banyo yaparken sıcak su yerine ılık su tercih edilmelidir.
İlaç tedavisi: Topikal kortikosteroidler, inflamasyonu azaltmak ve kaşıntıyı hafifletmek için kullanılabilir. Bu ilaçlar, doktorun önerdiği şekilde ve süreyle kullanılmalıdır. Ayrıca, antihistaminikler ve immün modülatörler de semptomların kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.
Alerjenlerden kaçınma: Atopik dermatiti olan kişiler, kaşıntıya neden olan alerjenlerden kaçınmalıdır. Bu alerjenler arasında ev tozu akarları, pet tüyleri, polenler ve bazı gıdalar bulunabilir. Bu nedenle, evde düzenli temizlik yapılmalı, evcil hayvanlarla temas azaltılmalı ve alerji yapabilecek gıdalardan uzak durulmalıdır.
Stres yönetimi: Stres, atopik dermatit semptomlarını tetikleyebilir veya kötüleştirebilir. Bu nedenle stres yönetimi teknikleri, semptomların kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir. Yoga, meditasyon, derin nefes alma egzersizleri ve egzersiz gibi aktiviteler stresi azaltmaya yardımcı olabilir.
Sonuç olarak, atopik dermatit, kaşıntılı ve kızarık bir cilt ile karakterize edilen bir cilt rahatsızlığıdır. Genellikle çocuklarda başlar ve yaşla birlikte azalır. tedavi yöntemleri arasında cilt bakımı, ilaç tedavisi, alerjenlerden kaçınma ve stres yönetimi yer alır. Atopik dermatit düşünülüyorsa, bir dermatologa başvurmak önemlidir.
Atopik dermatit, kronik bir cilt hastalığıdır ve genellikle deri iltihaplanması ile karakterizedir. Bu durum, genellikle bebeklikten çocukluğa kadar olan dönemde başlar, ancak yetişkinlerde de görülebilir. Atopik dermatitin belirtileri bireyden bireye değişiklik gösterebilir, ancak genellikle aşağıdaki belirtiler ortaya çıkar:
Kuruluk: Atopik dermatit, cildin nemini tutma yeteneğini etkileyen bir durumdur. Bu nedenle, hastalığı olan kişilerde cilt kuruluğu yaygın bir belirtidir. Cilt kuru, pullu ve tahriş olabilir. Kaşıntılı bölgelerde çatlaklar ve kabarcıklar da oluşabilir.
Kaşıntı: Atopik dermatitin en rahatsız edici belirtilerinden biri kaşıntıdır. Kaşıntı hemen hemen her atakta ortaya çıkar ve kişinin uyku düzeni, günlük aktiviteleri ve genel yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Kaşıntıya sürekli olarak karşı koymak da cildin tahriş olmasına ve enfeksiyon riskinin artmasına neden olabilir.
Kızarıklık: Atopik dermatitli kişilerde ciltte kızarıklık oluşabilir. Kızarıklık çoğunlukla kaşıntılı bölgelerde belirgin hale gelir ve zamanla derinin kalınlaşmasına ve kabarcıkların oluşmasına neden olabilir.
Kabarcıklar: Atopik dermatitli kişilerde çeşitli boyutlarda kabarcıklar oluşabilir. Kabarcıklar zamanla kırılarak egzama açığına dönüşebilir ve enfeksiyon riski artabilir. Bununla birlikte, kabarcıkların enfeksiyon kapma eğilimi olduğundan, kişinin cildinin temiz tutulması ve iyi hijyen uygulamaları büyük önem taşır.
Sürekli rahatsızlık hissi: Atopik dermatit, cildin sürekli bir rahatsızlık hissiyle ilişkili olduğu bir durumdur. Hastalar genellikle kaşıntı, ciltteki kuruluk ve tahriş nedeniyle rahatsızlık hissederler. Bu da sosyal etkileşimler ve günlük aktiviteler gibi normal yaşam faaliyetlerinde olumsuz etkilere neden olabilir.
Yaşam kalitesinde düşüş: Atopik dermatit, hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen bir hastalıktır. Tedavi edilmeyen veya kontrol altına alınmayan durumlar, kaşıntı, uyku bozuklukları, psikolojik etkiler ve ciltteki görüntüsel değişiklikler gibi bir dizi soruna yol açabilir. Bu nedenle, atopik dermatite sahip kişilerin hormonal, işlevsel ve fiziksel açıdan olumsuz etkilenmeden normal bir yaşam sürdürmelerini sağlamak için uygun tedavi ve yönetim stratejileri önemlidir.
Çevresel tetikleyiciler: Atopik dermatitli kişilerin ciddi belirtiler ve ataklar yaşamaması için çevredeki potansiyel tetikleyicilerden kaçınması gerekmektedir. Bu tetikleyiciler arasında kimyasal maddeler, ev tozu akarı, polenler, hayvan tüyleri, sıcak veya soğuk hava, parfüm, stres ve terleme gibi etkenler bulunur.
Atopik dermatit belirtileri kişiden kişiye değişebilir, ancak genellikle kuruluk, kaşıntı, kızarıklık, kabarcıklar, sürekli rahatsızlık hissi ve yaşam kalitesinde düşüşle ilişkilidir. Bu belirtiler kontrol altına alınmalı ve uygun yönetim stratejileriyle hastaların normal bir yaşam sürdürmesi sağlanmalıdır.
Atopik dermatit, ciltte kızarıklık, kuruluk, kaşıntı ve bazen kabarcıkların oluştuğu bir deri hastalığıdır. Kronik bir rahatsızlık olarak kabul edilen atopik dermatit, genellikle çocuk veya bebeklik döneminde ortaya çıkar ve yaşam boyu devam edebilir. Aynı zamanda egzema olarak da bilinen bu hastalık, genetik, çevresel ve bağışıklık sistemi ile ilgili faktörlerden kaynaklanır.
Atopik Dermatit'in Nedenleri
Atopik dermatit, birkaç faktörün bir araya gelmesiyle oluşur. Bunlar arasında genetik yatkınlık, cilt bariyerindeki sorunlar, bağışıklık sisteminin aşırı tepkisi ve çevresel faktörler yer alır.
Genetik Yatkınlık: Atopik dermatit, ailede bu hastalığı olan kişilerde daha sık görülür. Eğer anne veya babanızda atopik dermatit varsa, sizin de bu hastalık için genetik yatkınlığınızın olduğunu söyleyebiliriz.
Cilt Bariyeri Sorunları: Cilt, dış etkenlerin girişini engelleyen bir bariyer görevi görür. Atopik dermatitli kişilerde, cilt bariyeri doğuştan zayıf olabilir. Bu durum, cildin su kaybına uğramasına ve çeşitli alerjenlere karşı hassas hale gelmesine neden olabilir.
Bağışıklık Sistemi Tepkisi: Atopik dermatitli kişilerin bağışıklık sistemi, normalden daha fazla hassastır. Bu durum, bazı maddelere karşı aşırı tepkiler vermesine ve ciltte inflamasyon (iltihap) oluşmasına neden olabilir.
Çevresel Faktörler: Atopik dermatitli kişilerde çevresel faktörler, hastalığın alevlenmesine neden olabilir. Bunlar arasında zayıf hava kalitesi, hava kirliliği, kimyasal maddeler, aşırı sıcaklık, stres, ter ve deterjanlar gibi faktörler yer alır. Bu faktörler, atopik dermatitli kişilerde ciltte kaşıntı, kızarıklık ve tahrişe neden olabilir.
Atopik Dermatit İle Başa Çıkmak İçin Öneriler
Atopik dermatitle yaşayan kişiler, belirtilerini hafifletmek ve alevlenmeleri önlemek için aşağıdaki önerilere uyabilir:
1. Cildi Nemlendirmek: Kuru cilt, atopik dermatit belirtilerini şiddetlendirebilir. Bu nedenle, düzenli olarak cildi nemlendirmek önemlidir. Nemlendirici kremler veya yağlar kullanarak cildin nem seviyesini korumak önemlidir.
2. Kaşıntıyı Azaltmak: Atopik dermatit ile kaşıntı sık görülen bir sorundur. Kaşıntıyı azaltmak için soğuk kompresler uygulayabilir veya antihistaminik içeren ilaçlar kullanabilirsiniz.
3. Temizlik Ürünlerine Dikkat Etme: Atopik dermatitli kişilerin cildi kimyasal maddelerden kolaylıkla etkilenebilir. Bu nedenle, cilt temizliğinde parfümsüz ve hipoalerjenik ürünler kullanılması önemlidir. Ayrıca çamaşır deterjanı seçimine de dikkat etmek gerekmektedir.
Atopik Dermatit ve Beslenme:
| Besinler | Yararları | Öneriler |
| Somon, somon balığı yağı | Cilt sağlığı için omega-3 yağ asitleri içerir | Haftada 2-3 kez somon tüketebilirsiniz |
| Antioksidanlar (A, C, E vitamini) | Ciltteki iltihaplanmayı azaltır | Renkli sebzeler ve meyveler tüketin |
| Probiyotikler | Bağırsaktaki mikrobiyota dengesini sağlar | Yoğurt, kefir gibi probiyotik içeren gıdalar tüketebilirsiniz |
| Tükürük artırıcı besinler (elma, havuç) | Sindirim sistemini düzenler, cildin nemini korur | Günde bir adet elma veya havuç tüketebilirsiniz |
Atopik dermatit, her ne kadar tedavi edilemez bir hastalık olsa da, belirtilerin kontrol altına alınması için çeşitli yöntemler uygulanabilir. Eğer atopik dermatitliyseniz, bir dermatoloğa danışarak size uygun tedavi yöntemlerini öğrenebilir ve belirtilerinizi hafifletebilirsiniz.
Atopik dermatit, cildin kızarıklık, kuruluk, kaşıntı ve kabarcıklarla belirginleşen kronik bir deri hastalığıdır. Bu rahatsızlık, genellikle bebeklik döneminde başlar ve çocukluk veya yetişkinlik döneminde devam edebilir. Atopik dermatit belirtileri, kişiye ve yaşına göre değişiklik gösterebilir. Bu yazıda, atopik dermatiti olan kişilerin rahatlama sağlamak ve belirtileri hafifletmek için yapabilecekleri çeşitli yöntemleri inceleyeceğiz.
1. Cildi nemlendirin:
Atopik dermatitli kişilerin en önemli adımlardan biri, ciltlerini düzenli olarak nemlendirmektir. Nemlendirici kremler ve losyonlar, cildin kuruluğunu azaltır ve tahrişi önler. Nemlendirici ürünlerin içeriğinde doğal yağlar (zeytinyağı, hindistancevizi yağı) ve gliserin gibi cildi besleyen ve koruyan maddeler bulunmalıdır. Cildi nemlendirmek için duş sonrası nemlendirici uygulamak ve gün içinde düzenli olarak kullanmak önemlidir.
2. Kimyasal maddelerden kaçının:
Parfüm, deterjan, sabun ve diğer kimyasal maddeler, atopik dermatitli kişilerde cilt reaksiyonlarına yol açabilir. Kimyasal içeren ürünlerin kullanımından kaçınmak veya mümkünse doğal alternatiflerini tercih etmek, cildinizi tahriş etme riskini azaltacaktır. Özellikle hassas cilt tipleri için üretilmiş, paraben ve alkol içermeyen ürünleri tercih etmek önemlidir.
3. Kaşıntıyı azaltın:
Atopik dermatitli kişilerde sıklıkla kaşıntı görülür. Kaşınan deri tahriş edilebilir ve enfeksiyon riski artabilir. Bu nedenle, kaşıntıyı azaltıcı önlemler almak önemlidir. İyi nemlendirilmiş cilt daha az kaşınır, bu yüzden nemlendirici uygulamasına özen göstermek gerekir. Ayrıca, serin bir ortamda bulunmak ve hafif ve nefes alabilir kıyafetler tercih etmek, kaşıntının şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir.
4. Beslenmenize dikkat edin:
Atopik dermatit, bazı besinlerin yanı sıra alerjik reaksiyonlar sonucunda da ortaya çıkabilir. Bu nedenle, beslenme düzeninizi gözden geçirmek ve belirli yiyecekleri tüketmekte kaşıntıya neden olup olmadığını belirlemek önemlidir. Bu konuda bir alerji uzmanı ile görüşmek faydalı olabilir.
5. Stresi azaltın:
Birçok deri hastalığı gibi atopik dermatit de stresle ilişkilidir. Stres, belirtileri kötüleştirebilir ve kaşıntıyı artırabilir. Yoga, meditasyon veya derin nefes alma gibi stres azaltıcı aktiviteler, atopik dermatitli kişilere yardımcı olabilir. Ayrıca, uyku düzenine özen göstermek ve düzenli egzersiz yapmak da stresi azaltmaya yardımcı olabilir.
6. Uzmana başvurun:
Atopik dermatitin belirtileri kontrol altına alınamaz ve şiddetli hale gelirse, bir dermatologa başvurmak önemlidir. Uzman, uygun tedavi yöntemlerini ve ilaçları reçete edebilir. Bu şekilde, hastanın yaşam kalitesini artırmak ve atopik dermatit belirtilerini azaltmak mümkün olabilir.
Atopik dermatit, özellikle kişinin yaşam kalitesini etkileyebilen rahatsızlık verici bir deri hastalığıdır. Ancak, yukarıdaki önlemleri alarak ve bir uzmana danışarak, belirtileri yönetmek ve kaşıntıyı hafifletmek mümkündür. Unutmayın, her kişinin atopik dermatite farklı tepkileri olabileceği için, kişiye özel tedavi yöntemleri ve stratejileri belirlemek için bir uzmana danışmak önemlidir.
Atopik dermatit, cildin kronik bir inflamatuar hastalığıdır ve genellikle kaşıntı, kızarıklık ve kuruluk gibi semptomlarla kendini gösterir. Bu rahatsızlık, genellikle çocukluk döneminde başlar ve bir yaşından küçük çocukları etkileyen en yaygın cilt rahatsızlığıdır. Ancak, yetişkinlik döneminde de ortaya çıkabilir ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir.
Atopik dermatitin tedavisi, semptomları azaltmayı, cildin nemlendirilmesini ve iltihabı kontrol altında tutmayı hedefler. Bu hastalığı tedavi etmek için çeşitli yöntemler ve ilaçlar mevcuttur. Ancak, tedavi yaklaşımı bireyselleştirilmelidir ve tedavi planı, hastanın semptom şiddetine ve yaşına göre belirlenmelidir.
Bu yazıda, atopik dermatit tedavisine ilişkin bazı etkili yöntemleri ve tedavi seçeneklerini ele alacağız.
Cilt Bakımı:
Atopik dermatitli hastaların cilt bakımı tedavisinde, nemlendirici kremler ve losyonlar kullanılması önemlidir. Nemlendiriciler hava koşulları, banyo sıklığı ve cildin kuruluğu gibi faktörlere bağlı olarak düzenli olarak uygulanmalıdır. Bu, cildin nem dengesini koruyarak kaşıntı ve kızarıklığı azaltabilir.
Cilt bakımında kullanılacak ürünlerin de hassas cilde uygun olması gerekmektedir. Parfüm, alkol veya diğer kimyasal katkı maddeleri içermeyen doğal ve hipoalerjenik ürünler tercih edilmelidir.
Topikal Steroidler:
Semptom kontrolü için yaygın olarak kullanılan bir başka tedavi yöntemi ise topikal steroidlerdir. Bu tedavi, iltihaplanmış bölgelere direkt olarak uygulanan kortikosteroid içeren kremler, merhemler veya losyonların kullanılmasını içerir.
Topikal steroidler, inflamasyonu azaltarak semptomları hafifletebilir ve kaşıntıyı rahatlatabilir. Ancak, bu ilaçların uzun süreli kullanımı yan etkilere neden olabileceğinden, doktorunuzun önerdiği dozlarda ve sürede kullanılmalıdır.
Antihistaminikler:
Tedavide kullanılan bir diğer seçenek de antihistaminiklerdir. Antihistaminikler, kaşıntıyı azaltmaya yardımcı olabilir ve uyku düzenini etkileyen semptomları hafifletebilir.
Bununla birlikte, antihistaminiklerin bazı yan etkileri olabileceğinden ve herkes üzerinde aynı etkiyi göstermeyebileceğinden, bu ilaçları kullanmadan önce bir doktora danışmak önemlidir.
Immunomodülatör Kremler:
Geleneksel tedavilere yanıt vermeyen veya yan etkileri olan hastalar için immünomodülatör kremler kullanılabilir. Bu kremler, ciltteki inflamatuar yanıtı hedef alarak semptomları azaltmaya yardımcı olur.
Bu kremler de topikal olarak uygulanır ve uzun süreli kullanımlarında ciddi yan etkileri nadir görülür. Bununla birlikte, immünomodülatör kremler sadece dermatolog kontrolünde kullanılmalı ve reçete edilmelidir.
Işık Terapisi:
Atopik dermatitin tedavisinde kullanılan bir başka yöntem ise ışık terapisidir. UV ışınlarının düzenli olarak uygulanması, cildin iltihaplanmasını azaltabilir.
UV ışınları, cildin immün hücrelerini baskılayarak inflamasyonu kontrol altına alabilir. Ancak, ışık terapisinin yan etkileri ve risksiz kullanımı konusunda dikkatli olunmalıdır. Bu nedenle, bu tedavi yöntemi sadece dermatologlar tarafından uygulanmalıdır.
Atopik dermatit tedavisi, kişinin semptomlarını ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak belirlenmelidir. Bu nedenle, bir dermatologa başvurmak ve uzman görüşü almak önemlidir. Tedavinin amacı, semptomları kontrol altına almak ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır. Bunun için uygun tedavi ve cilt bakımı rutiniyle, atopik dermatitli kişiler normal ve konforlu bir yaşam sürebilirler.
Atopik dermatitin belirtilerini hafifletmek için en etkili yöntemlerden biri, cildinizi düzenli olarak nemlendirmektir. Atopik dermatitli ciltler genellikle kurudur ve bu da kaşıntı ve rahatsızlığa yol açar. Özellikle banyodan sonra, cildinizi nemlendirici bir kremle iyice nemlendirmek önemlidir. Kremler, cildinizdeki nem seviyesini korumanıza yardımcı olur ve kaşıntıyı azaltır. Ayrıca, doğal yağlar içeren kremlerin kullanılması önerilir, çünkü yağlar cildinizi korur ve nemlendirir.
Bunun yanı sıra, atopik dermatite iyi gelen bir diğer yöntem de anti-enflamatuar etkisi olan bitkisel özlerin kullanılmasıdır. Örneğin, aloe vera jelini doğrudan cildinize uygulayarak cildi yatıştırabilir ve kaşıntıyı azaltabilirsiniz. Aynı şekilde, banyo suyuna doğal anti-enflamatuar özler eklemek de faydalı olabilir. Zencefil, lavanta veya adaçayı gibi bitkilerin özlerini kullanarak banyo suyunu zenginleştirebilirsiniz. Bunlar, cildinizi yatıştırır ve inflamasyonu azaltır.
Atopik dermatit tedavisinde önemli bir faktör de alerjenlerden kaçınmaktır. Alerjenler, belirtilerin şiddetini artırabilir ve hastalığın kontrolünü zorlaştırabilir. Bu nedenle, cilt bakım ürünleri ve deterjanlar gibi potansiyel alerjenlerden kaçınmak önemlidir. Bunun yanı sıra, evinizdeki toz akarları veya hayvan tüyleri gibi alerjen kaynaklarını azaltmak da faydalı olabilir. Ayrıca, yemeklerde kullanılan baharatlar veya süt gibi gıdalara karşı da hassasiyetiniz varsa, bu gıdalardan uzak durmanızda fayda vardır.
| Atopik Dermatite İyi Gelen Doğal Yöntemler |
| - Cildi düzenli olarak nemlendirmek |
| - Aloe vera jelini uygulamak |
| - Doğal anti-enflamatuar özler kullanmak |
| - Alerjenlerden kaçınmak |
Tablo: Atopik Dermatite İyi Gelen Doğal Yöntemler
Bunlar, atopik dermatitin belirtilerini hafifletmek için kullanabileceğiniz bazı doğal yöntemlerdir. Ancak, atopik dermatit tedavisi karmaşık bir süreç olabilir ve her birey için farklılık gösterebilir. Bu nedenle, uygun bir tedavi planı oluşturmak ve bir dermatologla işbirliği yapmak önemlidir. Ayrıca, sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, stresi azaltmak ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak da genel sağlığınızı ve deri sağlığınızı iyileştirebilir.
Atopik dermatit hakkında daha fazla bilgi almak ve uygun tedavi yöntemlerini keşfetmek için bir uzmana danışmanızda fayda vardır. Dermatologlar, cilt sağlığı konularında uzmanlaşmış sağlık profesyonelleridir ve size en uygun tedavi seçeneklerini önerebilirler. Unutmayın, her birey için en iyi tedavi yöntemi farklı olabilir, bu nedenle uzmana danışmak önemlidir.
Sağlık
Bebeklerde Mantar Neden Olur?
Bağırsak Kıl Kurdu (Parazit) Nedir
Akciğer Embolisi Nedir
Bağırsak Ağrısı Nedir
Atipik Otizm Nedir
Bademcik Taşı Nedir
Ateş Basması Nedir
Alerjik Astım Nedir
Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri
Bebeklerde Burun Tıkanıklığı Neden Olur
Bacakta Sinir Sıkışması Nedir
Baker Kisti Nedir
Ayak Mantarı Nedir
Bebeklerde Görülen Cilt Hastalıkları Nelerdir
Bademcik İltihabı Nedir
Ayak Bileği Burkulması Nedir
Bağırsak Düğümlenmesi Nedir
Aşırı Terleme (Hiperhidroz) Nedir
Ağız Kanseri Nedir
Bartolin Kisti (Apsesi) Nedir
B Vitamini Nedir
Bebeklerde Egzama Neden Olur
Ayak Uyuşması Nedir
Bebeklerde İsilik Nedir
Aşil Tendonu Ağrısı Nedir
Ayak Bileği Ağrısı Neden Olur
Bebeklerde Göz Çapaklanması Neden Olur
Bağışıklık Sistemi (İmmün Sistem) Nedir? Bağışıklık Sistemini Güçlendiren B..
Bebeklerde Konak Nedir
Astım Nedir