ReklamStore
ReklamStore

cizgi

cizgi

cizgi

cizgi

cizgi

cizgi

cizgi

cizgi

cizgi

cizgi

cizgi

Google Reklamları

Dövüş Oyunları Kategorisinde Editörün Tavsiye Ettiği Oyunlar

Google Reklamları

Magazin Kadın Sinema Spor Otomobil Ekonomi Siyaset Sağlık Güncel Emlak Bilim - Teknoloji

Survivor'da 'Ünlüler'de elenen belli oldu

Acun Ilıcalı'nın sunduğu sevilen program Survivor'da eleme heyecanı vardı. Bu hafta Survivor'da 'Ünlüler'de eleme yaşandı. Son ikiye kalan Bennu Gerede ve Irmak Atuk arasında eleme yapıldı. Büyük heyecanın yaşandığı elemede elenen isim oylarla belli oldu. Bu hafta 'Ünlüler'de elenen isim Bennu Gerede oldu. Bennu Gerede Kimdir Bennu Gerede 30 Ağustos 1971'de İstanbul' da doğdu. Eğitimini Parsons School of Art'ta tamamladı. Parsons’ta fotoğrafçılık eğitimi alan ve ardından da Türkiye’ye dönerek fotoğrafçılık işine soyunan Bennu Gerede, yönetmen-senarist Canan Gerede’nin kızı. Kurtuluş Savaşı gazisi, eski büyükelçi Binbaşı Hüsrev Gerede’nin torunu, Dr. Selçuk Gerede’nin kızı. Nişantaşı’nın o meşhur caddesinin adı, dedesinin adını taşıyor. Annesi Canan Gerede New York doğumlu. Yurt dışında sanat eğitimi almış bir isim. Bennu Gerede'nin ikizleri de dahil olmak üzere tam dört oğlu var. Şimdilerde profesyonel fotoğrafçı olarak İstanbul'da yaşıyor. Bennu, bugüne kadar biri konuk oyuncu olmak üzere dört filmde ve bir dizide rol aldı. Oyunculuğa ilk adımını 1989 yılında TRT için çekilen “İz Peşinde” dizisinde canlandırdığı Füsun karakteriyle atan Gerede'nin ilk sinema filmiyse, 1991 yılında çekilen, yönetmenliğini ve senaristliğini Ersin Pertan’ın yaptığı” Kurt Kanunu” oldu. İkinci filminde Kadir İnanır ile başrolde yer alıyordu ve bu film, yönetmeni olan annesine Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi yönetmen ödülünü getirdi.  Senaryosunu da Canan Gerede’nin yazdığı film, 1980’lerin kült ismi BERGEN’in hikayesini yeniden gündeme getirmişti. 1997 yılında Ağır Roman’da konuk oyuncu olarak yer alan Gerede, 1999 yılındaki Parçalanma’da da yer aldı.

Selena Gomez'den Bekaret İtirafı: ''İlk Defa Justin'le...''

Selena Gomez, "Extra" dergisine verdiği röportajda, babasına saflık yüzüğü istediğini belirttiğini ve bunun üzerine babasının kiliseye gidip kutsanmış yüzüklerden aldığını belirtmiş. Bu yüzüğü takarak diğer çocuklara da örnek olduğunu düşündüğünü, saflığını ailesi, tanrı ve kendisi için koruyacağını belirtmiş.  Ancak Gomez şu anda 20 yaşında ve saflık yüzüğünü takmayı çoktan bıraktı ve bekaretini ünlü pop yıldızı Justin Bieber'la bozdu.   Kaynak: haber365.com

Ünlü Yönetmen Oyuncusuna Aşık Oldu

Setten sızan bilgilere göre Alkan kalbini, oyuncusu Selen Görgüzel'e kaptırdı. Milliyet gazetesinden Sercan Kısmet'in haberine göre Alkan ve Görgüzel'in yaklaşık iki hafta önce yakınlaştığı öğrenildi. Ancak çiftin hem nazar değmemesi, hem de dizide motivasyon kaybı olmaması için beraberliklerini gizledikleri belirtildi. Kaynak: haber365.com

HGS'li araca ceza yok

1 Şubat tarihi itibariyle KGS'nin yerini alan HGS  köprü ve otoyollarda kurulan 166 giriş, 217 çıkış olmak üzere 383 HGS gişesinden ibaret. ŞU ANA KADAR 5 MİLYON HGS ETİKETİ SATILDI HGS etiketlerinin PTT şubeleri, anlaşmalı bankalar ve petrol istasyonları ile Avea bayilerinden satın alınabiliyor.  Şu anda bugüne kadar satılan HGS etiket sayısının 5 milyonu geçti. DOĞRU YAPIŞTIRMADIYSANIZ BİLE DERT ETMEYİN Etiketi doğru yapıştırılmış araç HGS gişelerinden geçerken herhangi bir sorun yaşamıyor. HGS etiketi yapıştırılmayan ve plakası okunmayan araç geçişinde ise aracın fotoğrafının manuel olarak inceleniyor ve ücret HGS etiketinden düşüyor. HİÇBİR ŞEKİLDE CEZA ALMIYORSUNUZ HGS ile OGS'nin farkı HGS'de sistem, bilgileri fiber üzerinden, fiberin olmadığı yerde uydudan taşıyor. OGS'de ise cihaz bilgileri taşıyor. Cezalı geçen araç 7 gün içinde aracın sınıfına etiket alınmaması durumunda ceza uygulanıyor. Hızlı Geçiş Sistemi'ne kayıtlı olan hiçbir aracın hiçbir şekilde cezaya düşmesi mümkün değil. HGS etiketiniz varsa nereden nasıl geçerseniz geçin, oradaki cihazlar okusa da okumasa da sizin herhangi bir şekilde cezai müeyyideye tabi olmanız mümkün değil.   Kaynak: ihlasSondakika.com

THY'den Çalışanlara Sürpriz Paket Geliyor!

Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda saat 09.30’da başlayan törene THY Genel Müdürü Temel Kotil, DHMİ Atatürk Havalimanı Başmüdür Vekili Sıtkı Zeybel ile çok sayıda pilot ve çalışan katıldı. Temel Kotil ve Sıtkı Zeybel sırasıyla anıta çelenk bıraktı ardından bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. THY Genel Müdürü Temel Kotil habercilere yaptığı açıklamada, şunları söyledi: "Bir 80 yılı geride bıraktık. Hem Türk Hava Yolları olarak hem de DHMİ olarak. İkimizde dev kuruluşlarız. Allah’ın izniyle ’nice 80 yıllar’ diliyoruz. Bundan 10 yıl sonra yani 2023 yılında Türk Hava Yolları, Allah’ın izniyle Avrupa’daki en büyük hava yollarından daha da büyük olacak. Hem sefer sayısı olarak hem ekipleri; kabinde, kokpitte, bütün çalışanlarıyla, hem de uçak sayısıyla ve dünyadaki bağlantı sayısı olarak biz 10 yıl içinde İstanbul’u dünyanın en kolay ulaşılabilir şehri yapacağız. Bütün çalışan arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. DHMİ’ye de teşekkür ediyoruz, çünkü dünyaya en büyük hava alanlarından birini kavuşturuyorlar" dedi. 'GEZEGENLERİ BİRBİRİNE BAĞLAYAN HAVA YOLU OLACAĞIZ’ Türk havacılığının sadece bir global oyuncu olmadığını ifade eden Temel Kotil; "Yeriyle, havasıyla bütün elemanlarıyla, alt bileşenleriyle, tekniğiyle aklınıza ne geliyorsa, artık THY bir ana oyuncu. Dünyaya bu konuda ’işi nasıl yapacağını söyleyen’ konumundayız. İnşallah 80 yıl sonra yalnız kıtaları birbirine bağlayan değil, gezegenleri birbirine bağlayan bir hava yolu olacağız" dedi. 'THY, ÇALIŞANLARINA DÖNÜK GÜZEL BİR PAKET SUNACAK’ THY’de devam eden grevle ilgili soruları cevaplayan Temel Kotil, "Grevle ilgili son durumu kurumsal olarak bildirdik. ’Ayın 20’sine kadar görüşmeler olmazsa, THY kendi inisiyatifiyle çalışanlarına dönük olarak güzel bir paket sunacak’ diye. Hayırlı olur. Biliyorsunuz bütün arkadaşlarımız uçuşa devam etti. İlk günden bugüne kadar bir aksamamız yok. Bütün çalışanlar şunu söylediler ki; Türkiye havacılıkta ana oyuncu. Ana oyuncuya yakışan da hiçbir zaman var olan şeyi bırakmamaktır. Grev hiç etkilememiş gözüküyor" dedi. DHMİ Başmüdür Vekili Sıtkı Zeybel de, "Son yılların pik trafiği 1177 olarak gerçekleşti, greve rağmen. Bu durum yükselmeye devam edecektir" diye konuştu.   Kaynak: haber365.com

Onur Air Satıldı

Özel havayolu şirketi Onur Air’in, yüzde 70 hissesi 250 milyon dolar bedelle Kudret Tuncel ile Dubai asıllı İngiliz işadamı Mehdi Shams’a satıldı. Zaman gazetesinde yer alan habere göre Tuncel ve Shams şirketin kalan hisselerini de elinde bulunduran Cankut Bagana’dan bir süre sonra devralacak. Bagana’nın şirketin genel müdürlük ve yönetim kurul başkanlığı görevlerini bir süre daha sürdürecek. Onur Air’in 32 uçağı ve 600 çalışanı bulunuyor. Onur Air’in yüzde 7.2 hissesi ile Ten Tour’un yüzde 100 hissesinin Kudret Tuncel, Mehdi Shams, Hüseyin Yavuz Baran, Dilay Akın ve Mihran Aksak Uysal tarafından devralınması için 25 Eylül 2012 tarihinde Rekabet Kurulu’na başvuru yapılmıştı. Ten Tour, Onur Air’in ana hissedarı konumunda bulunuyor. Kaynak: haber365.com

Sağlıklı beslenmenin sırrı

Nisan ayında People dergisi tarafından dünyanın en güzel kadını seçilen Gwyneth Paltrow sağlık beslenme alışkanlığını benimsemesinde babasına 15 yıl önce konulan kanser teşhisi etkili oldu. İngiliz basınından The Daily Mail'in haberine göre; sağlıklı yaşam konusundaki açıklamaları ile sık sık haberlere konu olan güzel oyuncu Gwyneth Paltrow, Vücuda alınacak gıdalara dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. İşlenmiş gıdaların beslenme düzeninden çıkarılmasının insanı çok iyi hissettirdiğini söyleyen Paltrow, yeme düzeninden sütten yapılmış ve glüten içeren ürünleri çıkardığını açıkladı. Her gün 2 saat spor yaptığını da sözlerine ekleyen Paltrow, kimi zaman sporun kendisine bir işkence gibi geldiğini söylese de formda kalmak için bunu yapmak zorunda olduğunu söyledi. Beach isimli derginin kapak kızı olan Paltrow, dergiye yaptığı açıklamalarda babasının verdiği sağlık mücadelesinin nasıl kendisine bir uyarı niteliğinde olduğunu anlattı. Babasına gırtlak kanseri teşhisi konulduğunda yiyeceklerin etkilerini düşünmeye başladığını söyleyen Paltrow, bunun üzerine babasının da yarar görmesi umuduyla kanser karşıtı gıdalar araştırmaya başladığını belirtti. 10 yıldır Coldplay'in solisti Chris Martin ile evli olan Paltrow, iki çocuğu Apple (8) ve Moses (6) için de aynı beslenme düzenini uyguluyor. Gywneth Paltrow geçtiğimiz hafta farklı anketlerde hem "En Nefret Edilen Ünlü" hem de "Dünyanın En Güzel Kadını" seçilmişti.   Kaynak: ihlasSondakika.com

Felçli hastalara müjde!

Beyne kan taşıyan atar damarların tıkanması kendini gösteren şah damarı hastalığı, zamanında tedavi edilmezse felçlere neden olabiliyor. İstatistikler Türkiye'de her yıl 150 bin kişinin felç geçirdiğini bildiriyor. Bu rakamın yüzde 60'ını ise şah damarı tıkanıklığına bağlı inmelerin oluşturduğu bildiriyor. "İnme Cerrahisi"ni şah damarına bağlı felçlerde uygulanan bir erken cerrahi yöntemi olarak tanımlayan Doç. Dr. Yusuf Kalko, bu yöntemle klasik tıp bilgilerinin dışında uygulamalara yer verdiklerini bildirdi. Kalko, "Klasik tıp literatürü felç durumda hastaların bir ay bekletilmesini söyler. Çünkü felç bedende şiddetli bir deprem etkisi oluşturur ve dokular zarar görür. Bu bekleme süresi neticesinde hastanın durumuna göre gerekirse cerrahi müdahale yapılabileceğini söyler. Öte yandan şah damarı yüzde yüz tıkanmış bir hastaya ameliyat tavsiye edilmez. Çünkü açılmayacağı düşünülür, risk faktörleri de yüksek olduğu için bu hastalar bekleme sürecine girer. Biz "İnme Cerrahisi"nde eğer tetkikler uygunsa, hastada kana aç canlı beyin dokusu gördüğümüz anda bu hastayı hemen ameliyata alıyoruz. Diğer taraftan şah damarı yüzde yüz tıkalı hastalarda da eğer tetkikler uygunsa beklemeden bu damara da müdahale ediyoruz. Birkaç saat önce felç geçirmiş ya da felcin üstünden birkaç gün geçmiş uygun hastalarda teknik başarılı oldu" dedi. İnme merkezlerinde yapılan uygulamalara da değinen Kalko, "Pıhtı özellikle kalpte ise ve titreşim bozukluğu olup pıhtı atmışsa ya da şah damarı tıkalı ama pıhtı ile tıkanmışsa, erken dönemde (ilk 3-4 saat) damar yolundan serumla, biraz geç saatlerde ise (ortalama 6 saat gibi) anjiyo ile şah damarının içine pıhtı eritici ilaç verip, gerekirse oraya stent takılıyor. Ancak bu işlemler belli saate kadar yapılabiliyor. İnme Cerrahisinde ise 7 -8 saat sonra, birkaç gün sonra ya da bir hafta sonra müdahale edilen uygun hastalar söz konusu. Bu da demek oluyor ki, cerrahide eğer tetkikler uygunsa bu hastalar geriye dönebilir. Ama hiçbir vaka için kesin olarak döner denilemez bu İnme Cerrahisi'nde de geçerli" şeklinde konuştu. HASTA AMELİYATTA SOHBETLE DİNÇ TUTULUYOR İnme cerrahisini, Minimal İnvaziv Damar Cerrahisi tekniği ile lokal anestezi altında yaptıklarını ifade eden Yusuf Kalko,"Bu da özellikle ileri yaştaki hastalar için büyük önem teşkil ediyor. Çünkü bu hastalar sadece damar sorunları ile değil aynı zamanda şekerden, tansiyona, kalpten, akciğer sorunlarına kadar pek çok rahatsızlıkla da mücadele ediyor. Hastanın sadece boynunu uyuşturarak yaptığımız bu ameliyatta onlarla sohbet ediyoruz. Bu sohbet onları dinç tutuyor ve şuur kaybını önlüyor. Şuurda ufak da olsa bir bozulma olması durumunda hemen bir kanül yardımıyla beyne kan gönderip hastanın dinç kalmasını sağlıyoruz. Bu esnada damarın içini temizleyip hızlı bir şekilde kapatıyoruz. Operasyon 30 - 50 dakika arasında tamamlanmış oluyor" dedi. Kalko şöyle devam etti: "Bu uygulamada damarlar ister yüzde 50, ister yüzde 90, ister yüzde 100 tıkalı olsun. Hasta hangi yetişkin yaş grubunda olursa olsun. Zamanla gelen kronik hastalıkları olanlar da dahil olmak üzere tetkiklerde ameliyata uygun gördüğümüz tüm hastalara müdahale ediyoruz. Lokal anestezi ile yaptığımız bu ameliyatta canlı yayın gibi hastayı takip ediyoruz. Ameliyatın faydalı olup olmayacağı daha en başında anlaşılıyor. Hasta kolunu, bacağını hareket ettirmeye ya da konuşmaya başlarsa sorunu çözdüğümüzü hemen fark ediyoruz. Ameliyat sonrası hastayı normal odaya alıyoruz birkaç gün içinde de taburcu ediyoruz. Bazı hastalarımızda çok nadir de olsa ameliyat sonrası felç riski de oluyor ancak bu yüzde iki gibi düşük bir oran." Erken tanı ve semptomlar dahilinde felçleri önlemek adına yapılan bu ameliyatları felçli hastalara da uygulayan Yusuf Kalko yüz güldürücü sonuçlar elde ettiklerini ifade etti. Kalko, "Bir yılda yaklaşık 25 felçli hastanın yürüme ve konuşma yetilerini tekrar kazandırmayı başardık. Bunların içinde yurt dışında da örnek gösterilen vakalar var. Ancak tekrar ediyorum. Cerrahi ne kadar ilerlerse ilerlesin, öncelikle sağlıklı ve düzenli yaşamı kişiler kendilerine prensip edinsin. Damar hastalıkları sizi ömür boyu takip edecektir. Herkesi kurtarmak isteriz ama ileri tetkiklerde ameliyata uygun gördüğümüz hastalar dışında bu mümkün değil" dedi. Kaynak: ihlasSondakika.com

Diyeti Bozmamak İçin Dikkat

Her Pazartesi başlanılan diyetlerin bir türlü sonu gelmiyorsa diyetin zor gelmesinin gerçek nedenini saptamadan kilo vermeye çalışıyor olmak muhtemel. Diyet ve Beslenme Uzmanı Mine Öcalan, yeni beslenme düzeninizi hayatınıza adapte etmenizi kolaylaştıracak önemli püf noktalarıyla ilgili bilgi verdi.  Kilonuzu sık sık kontrol etmenin sadece cesaretinizi kıracağını belirten Öcalan, "Gün içerisindeki ödem miktarının artması, bağırsaklarınızın çalışıp, çalışmaması gibi birçok sebep hatalı ölçümlere neden olacaktır. Bu durum bireyden bireye fark etmekle beraber ölçümlerde 1-4 kilo arasında değişimler gözlemlenmektedir. Ertesi gün kalktığınızda tartınızda gördüğünüz fazla kilolar az yemek yemeyi, bir sonraki gün göreceğiniz eksik kilolar fazla yiyip içmeyi tetikleyecektir. Oysa bu şekilde bir beslenme şekli, metabolizmanızın bozulmasına ve vücudunuzda geri dönüşü zorlaşan kilo kazanımlarına neden olabilmektedir. Çözüm: En doğrusu haftada bir tartılmanızdır. Vücudunuzdaki gerçek kilo değişimlerini ancak böyle görebilirsiniz" dedi. BESLENME GÜNLÜĞÜ TUTUN Yenilen ve içilen her şeyin saat saat mutlaka yazılması ve hafta sonları bu günlükleri kontrol edip, bir hafta boyunca neler yenildiğinin gözden geçirilmesini gerektiğini tavsiye eden Mine Öcalan, "Bu sayede, besin çeşitliliğini sağlamak ve neyin eksik neyin fazla olduğunu görebilmiş olursunuz. Çözüm: Unutmayın bütün ayrıntıları ile ne yediklerini yazanlar daha kolay zayıflıyor" şeklinde konuştu. HAFTADA 1 ÖĞÜNÜNÜZÜ SERBEST BIRAKIN "Hepimizin sevdiği, gördüğü zaman dayanamadığı yiyecekler var" diyen Öcalan, şunları kaydetti: "Yasaklı diyetler, tamamen hayatınızdan çıkarmaya çalıştığınız yiyecekleri bir süre sonra cazip hale getirecek ve sabah- akşam kendinizi o yiyecekleri tüketir halde bulacaksınız. Çözüm: Birkaç gününüzü değil, hayatınızı değiştirmeye çalıştığınız bu düzende istikrarı sağlamak için haftada 1 kez 1 öğününüzü serbest bırakın." Diyet yapan birçok kişinin hızlı kilo kaybetmeyi beklediğini ve vücudunun bu hıza uymasını istediğini ifaden eden Öcalan, "1 hafta boyunca kilo kaybı olmazsa, morali bozulur ve diyeti bırakır. Çözüm: Kilo verme hızınız düştüğü zamanlarda moralinizi bozup, diyetinizi diğer pazartesiye ertelemeyin" dedi. ÖNDEN BİR SALATA Yemeğe başladıktan sonra beyne tokluk sinyalinin gitmesinin en az 15-20 dakika sürdüğünün herkes tarafından bilindiğini söyleyen Öcalan, "Az çiğneyip, hızlı yerseniz tokluk oluşana kadarki sürede daha çok yemek yersiniz ve aldığınız kalori miktarı artar. Bu nedenle yemek yeme hızınızı yavaşlatmanız önemli. Aynı zamanda yemeğin başlangıcını salata ile yaparsanız, yemekte aşırıya kaçmanızın önüne geçmiş olursunuz. Ama salata soslarına dikkat. Tercihiniz balzamik sirke, limon veya nar ekşisi gibi düşük kalorili soslar olabilir" diye konuştu. "Her gün aynı besinleri tüketmek diyeti sıkıcı kılar" diyen Öcalan, "Tüketimlerinizde küçük değişiklikler yapmaya çalışın. Her gıda farklı besin öğeleri içerir ve metabolizmanızı farklı derecelerde aktive eder. Çeşitlilik, motivasyonunuzu da arttırarak sıkıcılığı ortadan kaldırır ve istikrarlı bir şekilde diyetinize devam etmenize destek olur" dedi. METABOLİZMANIZI DA UYANDIRIN Gün içerisinde enerjinizi ve motivasyonunuzu koruyabilmek için güne her gün farklı bir kahvaltıyla başlanılması tavsiyesinde bulunan Öcalan, "Rahatlatıcı etkiye sahip serotonin hormonumuzun salgılanmasına yardımcı olan, kepeği ayrılmamış tahıllardan yapılmış ekmekleri veya tam tahıllı kahvaltılık gevrekleri kahvaltınızı çeşitlendirmek için kullanabilirsiniz. Besin tüketme, sindirim sistemimizi aktive ettiği için sabah yapacağımız dengeli bir kahvaltı, metabolizmamızın çalışmasını sağlayarak, sabah yorgunluğumuzu atmamıza da destek olur" şeklinde konuştu.   Kaynak: haber365.com

İnternetten otomobil bakanlara uyarı!

Tüketici Yararına Araştırma Derneği (TÜYADER), otomobil satış sitelerine verilen ilanların birçoğunun gerçek dışı olduğunu belirterek bazı tüketicilerin de kandırıldığını açıkladı. TÜYADER'den yapılan yazılı açıklamada, otomobil satışı için kurulan ve otomotiv pazarına hitap eden internet sitelerinin çok fazla olduğuna dikkat çekildi. Bu sitelerden herkesin ücretli veya ücretsiz olarak aracını ilan vererek satışını yapabildiği belirtilen açıklamada, kullanışlı ve ekonomik olan bu sitelere alıcı ve satıcı olarak talebin yoğunluğuna dikkat çekildi ancak bu otomobil satış sitelerine verilen ilanların birçoğunun gerçek dışı olduğunun altı çizildi. Açıklamada, bu nedenle kandırılan tüketicilerin de çok fazla olduğu ifade edilerek, bunun yanında sahte ilanların, otomobil satışını gerçek anlamda doğru yapan işletmeleri zor durumda bıraktığı vurgulandı. Açıklamada, şunlar belirtildi: "Yoğun talep gören bu internet sitelerinin yakın zamanda böyle devam etmesi halinde inandırıcılığı ve tüketicinin talebi kalmayacak. Oysa kullanışlı ve ekonomik olan bu sistemin bitmemesi gerekiyor. Alınması gereken başlıca önlem, tüketici güvenini sağlayacak bir sisteme kavuşturulmasıdır."   Kaynak: ihlasSondakika.com

2014'te Türkiye'de!

BMW Group, elektrikli araç markası 'i' serisi ile atağa kalkmaya hazırlanıyor. Markanın premium elektrikli modeli i3, bu yılın sonunda Avrupa'da satışa sunulacak. BMW i3, ülkemize 2014 yılı sonunda gelecek. 4 koltuklu i3'te 170 beygir güç üreten batarya yer alıyor. Elektrikli otomobil maksimum 150 km/s hıza ulaşabiliyor. Şirket Başkanı Dr. Norbert Reithofer, seri üretim öncesi ilk BMW İ3'ün geçtiğimiz günlerde Leipzig'deki üretim hattından indirildiğini hatırlatarak, "BMW İ3 2013 yılı sonlarında gerçeğe dönüşecektir. Sürdürülebilir olmaya inanıyoruz. Birçok müşterimiz şimdiden, alışkın olmadıkları bir teknolojiye sahip BMW İ3'e ilgilerini açıkça ifade ediyor" dedi. Cenevre Fuarı'nda da tanıtılan BMW İ3 konsepti, dört koltuğu, geniş açılan kapılan, yaklaşık 200 litrelik bagajı ve 170 HP güç üreten elektrik ünitesiyle sıfır emisyonlu bir şehir otomobili olarak ön plana çıkıyor. Kaynak: ihlasSondakika.com

Kadranın 'hata payı'nı gözetin ceza yemeyin!

1 Ocak'ta yürürlüğe gören yasal düzenleme doğrultusunda hız sınırını yüzde 10-30 aşan sürücülere 166 lira, yüzde 30'dan fazla aşanlara ise 343 lira para cezaları uygulanıyor. Azami olarak otomobiller için otoyollarda 120, duble (bölünmüş) yollarda 110, şehirler arası çift yönlü karayollarında 90 kilometre hıza izin veriliyor. Bu hızlara "yüzde 10 tolerans" eklendiğinde otomobil için duble yoldaki en yüksek hız, 121 kilometre oluyor. Bir otomobil sürücüsü bu yolda 122 kilometre hızla radara girdiğinde 66 lira cezayla karşılaşabiliyor. Sürücüler, adeta korkulu rüyaları olan radarlara girmemek için uzun yolculuklarda dikkatli hareket etse de zaman zaman kendi kontrolleri dışında hız sınırlarını aştıkları için cezaya maruz kalabiliyor. Bazı durumlarda sürücüler, belirtilen hıza ulaşmadığını söylese bile "hata payı" ya da "sapma" yüzünden ceza ödemek zorunda kalıyor. Trafik polisleri, itiraz eden sürücülere, kendilerine sunulan toleransı hesaba katmadan yasal limitlere dikkat ederek yollarda seyretmeleri konusunda uyarılarda bulunuyor. "120 kilometreyle giden araç, 125 kilometreyle radara girebilir" Bayrakçeken, yaptığı açıklamada, kara taşıtlarının hız göstergelerindeki hata paylarının, sürüş sırasında göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. "Yol, hız, eğim gibi parametrelerin göz önüne alındığı ve rüzgar gibi dış faktörlerden arındırılmış olarak ölçüm yapılabilen kalibreli cihaz" diye nitelenen şasi dinamometresiyle yaptıkları ölçümlerde, taşıtların hız göstergelerinde saatte 70 kilometre görünen hızın, 68 ya da 72 kilometre olabildiğini belirten Bayrakçeken, şöyle konuştu: "Bu, sistemdeki hata payı ya da sapmanın karşılığıdır. Normalde hata payları yüzde 5'e kadar çıkabilmektedir. Lastiğin tırnak derinliği, çapı, zemin durumu, yuvarlanma direnci, sürtünme katsayısı, kayma, rüzgar gibi birçok faktör aracın hız göstergesi ile gerçek hızı arasındaki farkı ortaya çıkarabilir. Taşıt dinamiğini etkileyen taşıt boyutu, viraj, güç aktarma organları gibi parametre sayısı fazladır. Hız da bu parametreler içinde önemli bir yer tutar. Bu faktörler anlık değişebilir. Bu yüzden hız göstergesine göre 120 kilometreyle giden araç, 125 kilometreyle radara girebilir. Tam tersi durum da yaşanabilir. Sürücülerin özelikle duble yollarda dikkatli olması ve 115'i geçmemesi, en azından kendilerine sunulan yüzde 10 toleransı hesaba katmadan hızlarını ayarlamasını öneriyoruz." "Göstergelerin aralıklarla kalibre edilmesini öneriyoruz" Balıkesir Küçük Sanayi Sitesi'nde faaliyet gösteren bir oto elektronik firmasının sahibi Mehmet Saygıner de araçların hız göstergelerinde hata payının yüzde 10'a ulaşabileceğini ifade etti. Bu durumun, sürücüleri yanıltabildiğini dile getiren Saygıner, araçlar kullanıldıkça göstergeler kalibre edilmediği için gerçek hızın ölçümünde sorunlar yaşanabildiğini anlattı. Sürücülere, özellikle şehirler arası karayollarında en yüksek hız limitinin altında araç kullanmasını öneren Saygıner, şunları kaydetti: "Göstergedeki hız ile radarda ölçülen hız arasındaki fark, aracın birçok özelliğine göre değişebilir. Genellikle ana etken, göstergelerin ayarlarının bozulmasıdır. Göstergelerin aralıklarla kalibre edilmesini öneriyoruz. Radara yakalanmamak için örneğin duble yollarda 115 kilometre hızın üzerine çıkılmamalı. Birçok sürücü, toleransı da ekleyerek 121'e kadar çıkıyor. Hata payıyla hız 125 ölçüldüğünde ise itiraz ediyorlar. En iyisi yavaş gitmek."   Kaynak: ihlasSondakika.com

Meclis Yine Bir Anda Karıştı

Meclis Genel Kurulu’nda verilen arada CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ile AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç arasında tartışma çıktı. İki vekil birbirlerinin yakasına yapışırken araya giren vekiller kavganın büyümesini önledi. Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki tartışma Genel Kurul’a yansıdı. Meclis Genel Kurulu ara verdiğinde Bilgiç, CHP sıralarında oturan Tanal’ın yanına gelerek, “Bir daha komisyona gelme” dedi. Tepki gösteren Tanal, “Burası babanın çiftliği değil, o komisyona geleceğim” dedi. İki vekilin konuşması sırasında tansiyon yükseldi. Tanal ve Bilgiç birbirlerinin üzerine yürüdü. Birbirlerinin yakasına yapışan vekillerin kavgasını araya giren vekiller önledi. Araya giren vekiller nedeniyle kavga yumruklaşmanın eşiğinden döndü. ANKA’ya konuşan Tanal, “Hiçbir komisyon başkanı yardımcısına Meclis araba vermiyor. Bu komisyon başkanı yardımcısına Meclis araba vermiş. Ben de geri alın diye Meclis Başkanlığı'na dilekçe verdim. Sıkıntı bu” dedi.   Kaynak: haber365.com

Bahçeli: Kesen Balta Unutmayacak

 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu. İşte Bahçeli'nin açıklamaları: Türkiye adı konulmamış bir ekonomik bozgun hali yaşamaktadır. Vatandaşımızın ekmeği küçülmektedir. Onlar borçlandı biz ödedik diyerek durmadan yalan konuşmaktadır. Borç ödedik kasayı doldurduk sözleri artık Başbakan'la bütünleşmiş hazır kalıp sözcükler olarak dikkat çekmektedir. IMF'den alınan kredi de dış kaynaklı bir borçtur.2002'de IMF'ye 22 milyarlık bir borç söz konusudur. Merkez Bankası'nın rezervlerine ilave ettiği borcu yıllar içinde ödenmiştir. AKP'ye devredilen borç iddia edildiği gibi değil 13 milyar 900 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. 'HİÇ Mİ VİCDANI SIZLAMIYOR?' IMF'ye borcun kalmadığını söyleyen Başbakan Erdoğan, Dünya Bankası'na artan borcu nasıl ifade edecektir? Bu borcu nasıl gizleyecektir. Başbakan Erdoğan "Onlar borçlandı biz ödedik" derken hiç mi vicdanı sızlamamaktadır? Başbakan Erdoğan hileyi bırakmalı ve ödenen borçların AKP dönemine ait olduğunu açıklamalıdır. Bu kadar yalan ve dolan ne duyulmuş ne görülmüştür. IMF'ye ödediği iddia edilen borcun önemli bir tutarını AKP almış bunu da gündeme getirmemiştir. Şayet AKP IMF ile stand-by anlaşmasını imzalamasaydı borçlar çoktan bitmiş olacaktı. Başbakan'a birileri şu hususları iyi anlatmalı. Başbakan Erdoğan ekonomi dersi almak için müracaat etmelidir. Başbakan Erdoğan'ın Merkez Bankası rezervi konusunda gerçek dışı beyanları akıl tutulmasıdır. Merkez Bankası rezervinin Konyalı çiftçimize, Giresunlu esnafımıza, Adanalı üreticimize bir hayrı yoktur. Bu rezerv Türkiye'nin dış borçlarına yönelik tutulan rehin paradır. 'BAŞKASININ ATINA BİNEN...' Başbakanın kasası artarken vatandaşınki azalmaktadır. Başbakan Erdoğan bilmelidir ki başkasının atına binen tez elden düşer. Eline hemen bir ekonomi kitabı alıp çalışması lazım. Bu ziyaretin Türkiye'nin bunalımlar yaşadığı bir döneme denk gelmesi manidar karşılanmalıdır. Kalabalık bir kafile geziye katılmış bol bol yenilip içilmiştir. Sanki ABD'ye ikinci fetih gerçekleşmiştir. Yandaş basın Başbakan'ın gezisini abartarak anlatmıştır. Başbakan'ın parlatılması ve üstelik ABD Başkanı Obama'nın iltifatına mazhar olunduğu için her propagandadan medet umulmuştur. Başbakan 6 Nisan 209 tarihinde ABD Başkanı Obama'nın TBMM genel kurulunda AKP'nin alkışları arasında verdiği ev ödevlerini yapmanın huzuru içindedir. Erdoğan Ermeni açılımını başlatmıştır. Heybeliada Ruhban Okulu için sözler vermiş yıkım projesini ortaya koymuştur.- Afganistan'a ilave asker desteğini yerine getirmiştir, İmralı canisi ile pazarlığa tutuşmuştur. Bunlara karşılık ABD'den Türkiye'nin hiçbir temel sorunu için destek alınamamıştır. Başbakan'ın ABD ziyareti ile ilgili kamuoyunda beklentiler yaratılmıştır. 'SONUNDA MASKESİ DÜŞMÜŞTÜR' Başbakan Erdoğan bugüne gelesiye Davos sahnesinde kurgulanan 'One minute' oyunundan beslenmiş ve sonunda maskesi düşmüştür.Dikkat çeken bir ayrıntı da CIA başkanının o salonda olmaması ve aynı saatlerde İsrail'de bulunmasıydı. Bize göre ABD ziyaretinin sırrı kırmızı salonda konuşulanlarla çözülecektir. Başbakan'ın ABD ziyaretinde 4 konu kendisini göstermiştir. Bunlardan birincisi Suriye konusudur. Başbakan Suriye'ye müdahale konusunda canını dişine taksa da Obama'dan gerekli desteği görmemiştir. Cenevre konferansı konusundaki eleştirileri sonuç doğurmamıştır. Başbakan 180 derece çark etmiş ve "Görüşüm değişti ve gelişti" diyerek pişkinlik sergilemiştir. ABD Başkanı 2. Cenevre Konferansı için Başbakan'a görevler vermiştir. Başbakan da kuzu kuzu kabul etmiş ve Rusya'yı ziyaret edeceğini belirtmiştir. Başbakan Erdoğan Beyaz Saray'ın ikna odalarında yeniden gömlek değişmiştir. Bir insanın fikirlerindeki oynaklık, ideallerindeki yapaklık ya ağır bir baskıdan veya aitsizlikten kaynaklanacaktır. Bunun her ikisi de zaaftır.- Bu gelişmeler hükümetin Suriye poltiikasının baştan ayağa dağıldığını tescillemiştir. Kardeş Esad'dan hasım Esed'e U dönüşü yapan iktidar mızmızlansa da bir netice elde edememiştir. ABD Başkanı Obama "İkimiz de Esad'ın gitmesi konusunda hemfikiriz" sözleriyle yeni bir oyalama taktiğine başvurmuştur. Muhaliflerin desteklenmesi ve Esad'a yönelik baskıların arttırılması konusunda bunlar basit yaklaşımlar olarak kalmıştır. Biliyoruz ki Esad kendi halkına saldıran bir zalimdir. Biz kınadığımızı tekraren söylemek istiyorum. Suriye'de iki taraf da ölüm diline saplanıp kalmıştır. Esad'a karşılık vbermek adına insan kalbi yemek kadar gözü dönmüş yamyamlar insanlıktan çoktan dönmüştür. Hangi vicdan böylesi bir vahşiliğe göz yumulabilecektir? AKP kimlere destek verdiğinin farkında mıdır?- Gazze'ye gitme kararını çoktan veren Başbakan Erdoğan ABD dışişleri Bakanı'nın haddini aşan sözlerinden ötürü ertelemiştir. Başbakan Erdoğan ve Obama'nın üçüncü konusu Kuzey Irak'tır. Anlaşılan ABD peşmerge ile ilişkiler için talimat vermiştir. Petrol ve doğalgaz için anlaşmalar yapılmıştır. Geçtiğimiz aylarda Enerji Bakanı'nı taşıyan uçağın Erbil'e inememesi bundan kaynaklanmıştır. Barzani'nin Erdoğan'ın biricik dostu olması BOP projesidir. 'İHANET SÜRECİ KONUŞULMUŞTUR' 4. ve son olarak da ihanet süreci konuşulmuş, Irak'taki seçimler ele alınmıştır. Erdoğan sözde çözüm sürecinin ABD tarafından takdirle izlendiğini AKP'den başkasının yapamayacağını söylendiğini aktarmıştır. Böylesi bir ihaneti AKP'den başkasının yapması asla mümkün değildir. Erdoğan hediye olarak Öcalan'ın resmi çıkacak kara kaplı kutu ve Kandil'den bir buket çiçek verilmeliydi.- Başbakan'ın eşine sunulan 'Diktatörlüğün Psikolojisi' kitabını gecelerce okumalıdır. görüşmeler hangi yaramıza merhem olmuştur? Başbakan'ın eli boş ve yeni tavizler vererek geri dönüşü mağlubiyet değil midir? Başbakan saptırmadan ABD'nin kendisini ve hükümetini hizaya getirdiğini itiraf edebilecek yürek ve cesarete sahip midir? ABD Dışişleri Bakanı bir konuda haklı çıkmıştır: Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur demişti. Dağ dağa kavuşmasa da Erdoğan Obama'ya yapışmış ve çekilm alanına girmiştir. ÇAYDANLIK BAKMAKLA KAYNAMAYACAK! Erdoğana ABD deyimi ile sesleneyim "Çaydanlık bakmakla kaynamayacak, odunu kendi kesen iki kere ısınacak, ağacı kesen balta unutmayacak" Bu ABD deyimidir. Başbakan'ın şahsıma yönelik bozkurtlarında sınırları koruma altına al mesajı iletmiştir. Sayın Başbakan milletimizden aldığımız güvenle güçlüyüz sana tek başımıza da yeteriz. Sen sınırda teröristlerinle bekle ben de bozkurtlarımla bu sınırları korumayı seve seve yaparız. Başbakan'ın gelecek yıl 3 seçim olabilr sözü ile ilgili de şunları söylemek istiyorum: Başbakan'ın referandum kartını hatırlatması talihsiz bir yaklaşımdır. AKP'nin hedefinde kendi hazırladığı anayasayı BDP işbirliği ile geçirerek referanduma götürmektir. MHP yapılacak her seçime hazırdır.   Kaynak: haber365.com

Devlet Bahçeli, bir adayı daha açıkladı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Etimesgut'ta yapımı tamamlanan Korkut Ata Kongre ve Kültür Merkezi'nin açılışını yaptı. Binanın açılışından önce kurban kesimi yapıldı. Binanın açılışını yapan Bahçeli, görevlilerden bina hakkında bilgi aldı. Daha sonra programın devam edeceği alana geçen Bahçeli burada Ankara seymenleri ve Karadeniz halk oyunları gösterisini izledi. Bahçeli elini öpmek isteyen çocukları ise geri çevirmedi. "ÖNÜMÜZDE 3 ÖNEMLİ SİYASI OLAY VAR" Halk oyunları gösterilerinden sonra konuşma yapan Bahçeli, "Türkiye nazik bir süreçten geçtiğini belirtti. Bu süreçlerin aşılması için önlerinde 3 önemli siyası olay olduğunu hatırlatan Bahçeli, Bunlardan bir tanesi mahalli idareler seçimleri, diğeri Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi 3. ise eğer bir aksama olmadığı takdirde 25. dönem milletvekilliği genel seçimleridir. Bu 3 önemli olay Türkiye'nin geleceğini belirleyecek olan olarak karşımızda duruyor." dedi. Üç siyasi olayın başlangıcı olan mahalli idareler seçiminin çok önemli bir dönüm noktası teşkil ettiğini aktaran Bahçeli, "Etimesgut Belediyesi Türkiye'nin en iyi hizmet sunan belediyelerindendir. Hizmette süreklilik, başarıda devamlılık gerekir. Öyleyse mahalli idare seçimlerinde adayımız Enver Demirel'dir." ifadelerini kullandı. Kaynak: ihlasSondakika.com

Yahoo Tumblr’ı satın alıyor

Google'dan transfer ettiği CEO'sunun ardından kendini geliştirme atağına geçen Yahoo, şimdi de son dönemin en gözde paylaşım sitelerinden Tumblr'ın peşine düştü. Wall Street Journal gazetesi, Yahoo CEO'su Marissa Mayer'in Tumblr kurucusu David Karp ile hafta sonu görüşüp anlaştığını yazdı. Yetkililerden iddiaları doğrulayıcı bir açıklama gelmese de şirketin bugün New York'ta yapılacak bir organizasyon ile resmi açıklamayı yapması bekleniyor. Satın alma gerçekleşirse Tumblr, Facebook'un 1 milyar dolar ödediği Instagram'ı geçerek en yüksek bedelle el değiştiren sosyal medya sitesi olacak. Tumblr'ın ilgi çekici uygulamaları ile özellikle mobil platformda ciddi popülaritesi var. 6 yıl önce kurulan site, Twitter ve Facebook kadar popüler olmasa da milyonları bulan sadık kullanıcıya sahip ve üye sayısı her geçen gün artıyor. Web ölçümleri şirketi Quantcast'e göre Tumblr'ın 75 milyonu ABD'den olmak üzere toplam 217 milyon aylık ziyaretçisi var. Yahoo, 7 yıl önce de Facebook'a 1 milyar dolar teklif etmiş ama şirketin kurucusu Mark Zuckerberg tarafından bu teklif kabul edilmemişti. Kaynak: ihlasSondakika.com

Steve Jobs ve Intel CEO'sunun itirafları

Otellini, The Atlantic dergisine verdiği demeçte iPhone'a işlemci sağlama konusunda o zaman başında olduğu Intel'in büyük bir hesap hatası yaptığını ve bunun şirket tarihinde kaçırılmış en büyük fırsatlardan olduğunu söyledi. Otellini, ilk iPhone'un piyasaya çıkması öncesinden bahsederek, "O zaman Apple'a iPhone için işlemci sağlama konusunda elimizden geleni yapmadık. Bunu bakış açınıza göre "başaramamak" veya "pas geçmek" şeklinde görebilirsiniz. Dikkate alınması gereken nokta o sırada iPhone henüz piyasada değildi ve neler yapabileceğini kestirememiştik; belki de onu çok ciddiye almamıştık" şeklinde konuştu. Emekli Intel CEO'su kendileriyle temasa geçen Apple'ın istedikleri işlemcinin fiyatı konusunda hiçbir esneklik göstermediğini söyleyerek, "İşlemcinin Apple tarafından belirlenen üretim maliyeti bizim hesaplarımızın altında kalıyordu. Yüksek üretim volümlerine ulaşılacağı beklentisi de bizim açımızdan durumu düzeltmeye yetmiyordu.Halbuki sonradan anlaşıldığına göre bu maliyet hesabı yanlıştı ve talep beklenenin 100 misli oldu" itirafında bulundu. "INTEL YAVAŞTI " Bu anlaşmazlığın ardından Intel iPhone’da yer alamadı ve akıllı telefon devrimini izlemekle yetindiler. Ardından gelen iPad’de Steve Jobs ve Jonathan Ive’ın ilk tercihi yine Intel oldu. İkili, iPad’de düşük enerji tüketen Intel Atom işlemcileri kullanmanın iyi olacağını düşünmüşlerdi. Ancak iPod Bölümü Başkanı Tony Fadell, iPad’in ARM tabanlı olması için ısrarcı oldu. Jobs’ın konuyu kapatan cümlesi şu şekilde tarihe geçti: “En iyisi Intel’e iyi bir mobil işlemci yapması için güvenmek.” Sonrasını biliyorsunuz, Intel bunu başaramadı ve Apple PA Semi işlemci tasarım firmasını satın alarak A4 işlemiyi yaşattı. Daha sonra Jobs hastalığı ile savaşırken biyografisini yazan Walter Isaacson’a A4 işlemci hamlesinden çok memnun olduğunu belirtiyor ve “Zaten Intel A4 ile kıyaslanabilecek bir şey önermek için çok yavaştı ve esnek değildi” diyor. "INTEL'E BİLDİĞİMİZ HER ŞEYİ ÖĞRETMEK İSTEMEDİK" Otellini’nin yeniden masaya getirdiği bu konuyu, Steve Jobs’ın bizzat kendi ağzından biyografisine girmiş bölüm ile noktalayalım: “Üst performans konusunda Intel en iyisi. En hızlı işlemcileri yapıyorlar, tabii eğer enerji ve maliyeti düşünmüyorsan… Onlar yonga setlerinin içerisinde yalnızca bir işlemci yapıyorlar. Bizim A4 işlemciyi, grafiği, mobil işletim sistemini ve bellek kontrolünü tek bir çipin içerisinde topluyor. Biz Intel’e yardım etmeye çalıştık, ama pek dinlemiyorlar. Onlara grafiklerinin berbat olduğunu yıllardır söylüyorduk. Her çeyrek ben ve bizim üç tepe adamımız ve Paul Otellini toplantı yapardık. İlk başlarda, birlikte muhteşem şeyler yapıyorduk. Sonra onlar gelecek iPhone’lar için işlemci üretmek istediler. Bunu onlarla birlikte yapmamamızın iki sebebi var. İlki onlar gerçekten çok yavaştı. Buharlı gemi gibiler, hiç esnek değiller. Biz çok hızlı giderdik. İkincisi ise biz onlara her şeyi öğretmek istemedik, gidip rakiplerimize satabilirlerdi.”   Kaynak: ihlasSondakika.com

Galaxy Tab 3 8.0 sızdırıldı

Tablet piyasasında daha etkin rol edinmek isteyen Samsung, 8inç ekranlı Galaxy Tab 3 modeli üzerinde çalışıyor. Samsung’un 8inç ekran boyutlu Galaxy Tab 3 modeli üzerinde çalıştığı biliniyordu ancak Galaxy Tab 3’ün 7inç’lik versiyonun Galaxy Tab 3 8.0’dan daha önce ortaya çıkması bekleniyordu. SamMobile’ın haberine göre Samsung Galaxy Tab 3 8.0, Galaxy Tab 7’ye göre biraz daha büyük ve ince olacak. Teknik özellikleri kesinleşmese de Samsung Galaxy Tab 3 8.0’da, çift çekirdekli 1.5GHz işlemci, 1.5GB RAM, 16GB depolama alanı ve nicroSD desteğiyle genişletebilen hafıza bulunacak. 1280×800 çözünürlüğünde 8inç ekranın yer alacağı tablette, 5 mega piksel arka, 1.3 mega piksel ön kamera ve Android 4.2.2 Jelly Bean işletim sistemi bulunacak. Samsung Galaxy Tab 3 8.0’ın teknik özellikleri: Adı: – GALAXY Tab 3 (8.0) 16GB (3G / Wi-Fi ) Kod adı: – SM-T310 (3G) and SM-T311 (Wi-Fi) İşletim Sistemi: – Android version 4.2.2 Ekran: – 8.0” WXGA ,1280×800 TFT İşlemci, RAM ve Depolama – 1.5 GHz Dual-Core, 1.5 GB, 16 GB + MicroSD up to 64GB GSM – EDGE (850/900/1800/1900) HSPA+42Mbps, HSUPA 5.76Mbps (850/900/1900/2100) Ön Kamera – 1.3 megapixel Arka Kamera –  5 megapixel Giriş Noktaları – Micro USB and 3.5 mm earjack Bağlantı – BT 4.0, USB 2.0, Wi-Fi 802.11 a/b/g/n, A-GPS Batarya– 4450 mAh Ölçüler – 209.3 x 122.2 x 6.95 mm Kaynak: ihlasSondakika.com

Ünal Aysal'dan Alper Potuk Açıklaması

Günün flaş gelişmesi şüphesiz Galatasaray'la sözleşme imzalaması beklenen Alper Potuk için Fenerbahçe ile Eskişehirspor'un anlaşması oldu. Bilindiği gibi dün akşam Eskişehirspor Başkanı Halil Ünal ile Galatasaray Başkanı Ünal Aysal bir yemek yemiş ve Alper'in Sarı-Kırmızılı kulübe gitmesine izin verilmişti. Devreye giren Fenerbahçe, bu akşam Halil Ünal'la anlaşarak Galatasaray'a çalımı attı. Bu gelişmelerin üzerine Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, "Biz dün Halil Bey'le anlaşmıştık. Demek ki sözler böyle tutuluyor. Fenerbahçe ile açık arttırmaya yapmayız, biz çekildik" dediği öğrenildi.   Kaynak: haber365.com

Alper Potuk Fenerbahçe'de

Galatasaray'ın Eskişehirspor ile görüşmelere başladığını borsaya bildirdiği Alper Potuk'un Fenerbahçe'ye transfer olduğu iddia edildi. Ligtv'nin son dakika haberine göre Potuk'un Fenerbahçe'ye transfer olduğu son dakika gelişmesi olarak belirtildi. Fenerbahçe yönetimi, Eskişehirsporla 6 milyon 250 bin euro para artı Henri Bienvenu ile Orhan Şam'ın bonservisleri karşılığında bu anlaşmayı bitirdi. Toplantı Yüksel Çağlar'ın aracılığıyla yapılırken, Eskişehirspor Başkanı Halil Ünal, oyuncularını isteyen Fenerbahçe'ye, "Galatasaray'a söz verdik" dedi. Ancak Aziz Yıldırım transfer görüşmelerini sürdürdü ve 3 saat süren pazarlığın ardından bu transfer sonlandırıldı. Transfer yönetimler tarafından bitirilirken, Fenerbahçe Alper Potuk ve menajeriyle görüşmedi. Fenerbahçe yönetimi oyuncu ve menajeriyle yarın bir araya gelecek.   Kaynak: haber365.com

Kocaman ve Kafkas'tan Kupa Finali Açıklaması

KOCAMAN: "ÖFKENİN OLMADIĞI BİR MAÇ DİLİYORUM" "Öncelikle finale kadar gelen iki takımı da kutluyorum. Sınırlarımızı zorlayacağız. Trabzonspor da tahmin ediyorum böyle yapacak. Kazanmak için, kupayı almak için savaşacağız. Tıpkı rakibimiz gibi. Dostane, son haftalarda yaşanan gerginliğin öfkenin ve anlamsız şiddetin olmadığı ve futbolun futbolcular tarafından oynanıp tamamlandığı bir mücadele bekliyorum." "SALİH UÇAN İLE İLGİLİ TALEBİMİZ OLDU AMA..." "Talebimiz oldu Salih Uçan için Federasyondan affını istedik. Söyleyecek bir şey yok kamuoyunun takdiri. Finale yükseliyoruz ve oyuncumuzu oynatamıyoruz. Böyle bir kupada oyuncumuzu oynatmak isterdik ama olmadı açıkçası. Kabul görmedi." "U19 takımında Salih'in yerine oynayacak birinin bulunması için ısrar etmek mi gerekiyor. Bir rica veya bir söz yeterli olmuyorsa elimizden başka bir şey gelmez. O takımda da çok değerli oyuncular var ama talebimiz kabul görmedi malesef" TOLUNAY KAFKAS: "KİMİN İYİ OYNAYACAĞINI SAHADA GÖRECEĞİZ. "Gerginlikten uzak, dostluğun kazanacağı bir maç diliyorum. Kupayı biz de istiyoruz. İki Türk takımıyız, kimin kazanacağı ve kimin iyi oynayacağını sahada göreceğiz." KAPTANLAR DA SAĞDUYU DEDİ Ziraat Türkiye Kupası Finali'nde Fenerbahçe ile Trabzonspor'u karşı karşıya getirecek maç öncesi iki takımın kaptanları basın toplantısı düzenledi. Emre Belözoğlu ve Tolga Zengin, final öncesi taraftarları sağduyulu olmaları yönünde uyardı. İyi geçen bir sezonu taçlandırmak için önemli bir maça çıkacaklarını belirten Emre Belözoğlu,"Rakimiz saygı duyulacak bir takım. Zor bir maç olacak. Bizim adımıza, genel anlamda iyi geçen bir sezonu taçlandırmak adına önemli bir şans olduğunu düşünüyorum. İnşallah kazanan taraf biz oluruz. Kolay bir maç olmayacağını düşünürsek, zorlu bir mücadele bizi bekliyor. İnşallah her şey istediğimiz gibi olur" dedi. Futbolun sadece bir oyun olduğunu belirten Emre, sahada ve saha dışında gerginlik olmaması gerektiğini vurgulayarak, "Sahada futbol oynamaya çalışan iki takım olacağını düşünüyorum ben. Türkiye'deki bu anlamda futbolun algısının yanlış olduğunu söylemek istiyorum. Bizler sahada takımımızın başarısı için mücadele edeceğiz. Taraftarlar da tabii ki kendi takımlarının kazanmasını isteyecektir ama futbol sadece bir oyundur. İnsanların kendi değerlerinden ve kendi ailelerinden daha önemli değildir. Kazanmak için elimizden gelen her şeyi yapıp, kazananı tebrik ederek kaybedeni teselli edeceğiz. Bu maçın mesaj verici bir anlamı olmasını istiyorum" diye konuştu. TOLGA: HİÇBİR KUPA İNSAN HAYATINDAN ÖNEMLİ DEĞİL Trabzonspor'un kaptanı Tolga Zengin ise kötü geçen bir sezonu kupayla kapatma fırsatına sahip olduklarını söyleyerek, "Bizim için kötü geçen ve zorluklarla yaşanan bir sezonun sonuna geldik. Bu final maçıyla birlikten sezonu iyi bir şekilde bitirmek istiyoruz. Artık rakibin kim olduğu çok önemli değil. Çünkü kupa finalindeyiz. Her maç zordur ve bizi de zor bir maç bekliyor. İnşallah güzel bir futbolla kazanan taraf biz oluruz" ifadelerini kullandı. Zorlu final öncesi herkesi sağduyulu olmaya davet eden Tolga, "Hiçbir kupa ve hiçbir başarı insan hayatından daha önemli değil. Bunu geçtiğimiz haftalarda gördük. Ben hep olaya böyle bakıyorum. Sonuçta bu işin bir de insani boyutu var. Kimsenin canından değerli değil. Herkesi sağduyulu olmaya davet ediyorum. Biz sahada işimizi yapacağız futbolcular olarak" şeklinde konuştu.   Kaynak: haber365.com

Atatürk'ün Mirası Satılığa Çıktı

Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1925′te kurduğu 1937′de ise vasiyet mektubu ile Hazine’ye emanet ettiği Atatürk Orman Çiftliği arazisinin bir bölümü, canlı bomba saldırısının ardından daha güvenli bir alana taşınmak isteyen ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne tahsis edildi. SALDIRIDAN SONRA YENİ YER ARANDI Milliyet’in haberine göre; ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, DHKP-C’nin 1 Şubat’ta gerçekleştirdiği canlı bomba saldırısının ardından şehir merkezinde kalan elçilik binasının çevresindeki güvenlik önlemlerini üst seviyeye çıkarsa da daha güvenli bir alana taşınmak için harekete geçti. Büyükelçilik, bu kapsamda Türkiye’den arazi talebinde bulundu. Türkiye’nin de Atatürk’ün 1925′te kurduğu ve 1937 de “hiylesiz ve nefis gıda maddeleri temin eylemek” amacıyla kullanılması şartı ile Hazine’ye devrettiği Atatürk Orman Çiftliği arazisininin içindeki bir bölümü elçiliğe önerdi. ESKİŞEHİR YOLU ÜZERİNDE Ankara Mimarlar Odası Başkanı Ali Hakkan’ın veridği bilgiye göre; Ankara’nın Çukurambar semtindeki 6 bin 400 metrekarelik alan AOÇ tarafından 1983 yılında GAzi Üniversitesi’ne devredilmişti. 2010 yılına kadar boş kalan arazi ticari tesis kurulması için TOKİ’ye devredildi. TOKİ de söz konusu araziyi ABD büyükelçiliği’ne tahsis etmek için anlaştı. Tahsis edilen arazi; Ankara Eskişehir yolu üzerinde; Marriott Otel, Armada Alışveriş Merkezi, Ak Parti, ATO Kongre merkezinin bulunduğu bölge içinde yer alıyor. Bölge, arsa değeri açısından Ankara’nın en gözde yerleşim yerleri arasında bulunuyor. Ali Hakkan, “AOÇ, tüm mücadelemize rağmen ABD’ye peşkeş çekiliyor. Bunun bilgisini aldık. Ciddi bir mücadele kampanyası yürüteceğiz. AOÇ’ye karşı yürütülen ideolojik öfkenin boyutunu bu satış gösteriyor” dedi. Atatürk Orman Çiftliği’nin bazı bölümleri bir süre önce yapılaşmaya açılmış, arazi içinde yeni Başbakanlık yapılacağı iddiaları gündeme gelmiş ve bu durum birçok kesimden tepki görmüştü.   Kaynak: haber365.com

Konut Fiyatlarında Korkutan Artış

Ev almak isteyenleri korkutan rakamlar açıklandı.  REIDIN-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi mart 2013 raporuna göre, yeni konut fiyatları geçen ay, 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 8,56 arttı. Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) ve REIDIN işbirliği ile yeni konutlara yönelik hazırlanan emlak endeksinin 2013 mart ayı raporu yayınlandı. Rapora göre, yeni konut fiyatları bir önceki aya göre yüzde 1,02, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,56 ve endeksin başlangıç dönemi olan 2010 yılı ocak ayına göre ise yüzde 29,30 oranında artış kaydetti. Mart ayında endeks bir önceki aya göre, İstanbul Avrupa yakasında yer alan markalı konut projelerinde yüzde 0,22, İstanbul Asya yakasında yer alan markalı konut projelerinde yüzde 1,00 oranında arttı. Endeksin başlangıç dönemine göre ise İstanbul Asya yakasındaki projeler Avrupa yakasına kıyasla 6,1 puan fazla artış gösterdi. Mart ayında bir önceki aya göre, 1 1 daire tipinde yüzde 0,08, 2 1 daire tipinde yüzde 0,99, 3 1 daire tipinde yüzde 1,11 ve 4 1 daire tipinde ise yüzde 1,52 oranında artış yaşandı. Metrekare bazında yapılan değerlendirmede yeni konut fiyat endeksinde bir önceki aya göre, 51-75 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda yüzde 0,47, 76-100 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda yüzde 0,57, 101-125 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda yüzde 0,62, 126-150 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda yüzde 0,71, 151 metrekare ve daha büyük alana sahip konutlarda ise yüzde 1,20 oranında artış gerçekleşti. "Yeni konut fiyatlarındaki artış, enflasyonun oldukça üzerinde" GYODER Başkanı Aziz Torun, rapora ilişkin değerlendirmesinde, "Mart ayına baktığımızda, yeni konut fiyatlarının şubat ayına göre yüzde 1,02’lik bir artış gösterdiğini görüyoruz. Bu artış yüzde 0,66 olan aylık enflasyonun oldukça üzerinde gerçekleşmiş. Bu durum önümüzdeki dönemde yeni konutlardaki fiyat artışının, yine enflasyonun üzerinde bir artışla devam edeceğini göstermektedir" ifadelerini kullandı.   Kaynak: haber365.com

TOKİ, Ankara’da bin 764 konut daha yapacak

Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi'nde yeni aşamaya geçildi. Yaklaşık 6 bin 500 gecekondunun yıkılarak yerine depreme dayanıklı 8 bin 152 konutun inşa edildiği bölgede 925 konutun inşası devam ediyor. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) bin 764 konutun daha inşası için ihaleye çıkıyor. Böylelikle Kuzey Ankara’da 10 bin 841 konut rakamına ulaşılacak. Başkent’in kuzey giriş kapısını oluşturan bölgede 2004 yılından itibaren TOKİ ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa kurduğu TOBAŞ şirketinin müşavirliğinde yürütülen proje ile Ankara’nın imajına zarar veren gecekondular temizlendi. Proje, konumu, kapsamı, projelendirme süreci, hedef kitlenin büyüklüğü, teknik ve sosyal özellikleri, proje sürecinde yaşanan fiziki ve kültürel değişimler açısından en kapsamlı kentsel dönüşüm projesi olma özeliğini taşıyor. 7,5 milyon metrekare olarak belirlenen Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi uygulama alanının, 4 milyon metrekarelik birinci etabına Mart 2005’te başlandı. Temmuz 2005 – Aralık 2006 arasındaki bir buçuk yıllık sürede yaklaşık 6 bin 500 gecekondunun yıkımı gerçekleşti. Proje kapsamında 8 bin 152 konut hak sahiplerine teslim edildi. OSMANLI MAHALLESİ İNŞA EDİLİYOR Projenin bir diğer ayağında ise Osmanlı ve Selçuklu mahalleleri oluşturulması amacıyla planlama ve projelendirme çalışmaları yapıldı. Villa, dubleks konut, apartman ve teras evlerden oluşan toplam 925 konutun yapımı devam ediyor. BİN 764 KONUT İHALEYE ÇIKIYOR Proje kapsamında inşa edilecek bin 764 konut için TOKİ üç ayrı ihale yapacak. Konutlar 3+1 ve 4+1 büyüklüğünde planlandı. İdare birinci etapta 477 konut inşa edecek. Konutların 268’i 3+1, 209’u da 4+1 büyüklüğünde. Birinci etap 5 bloktan oluşacak. İkinci etapta ise 488 konut ile birlikte ünite merkezi ve kreş yapılacak. 6 bloktan oluşan konutların tamamı 3+1 niteliğinde olacak. Birinci ve ikinci etapta inşa edilecek konutların ihaleleri 26 Şubat 2013 saat 14.00’te gerçekleştirilecek.   CHA Kaynak: Yazete.com

O filmleri yeniden çekecek

Gösterisinin sinemalarda vizyona giren DVD'siyle gişede önemli bir başarı yakalayan Cem Yılmaz, çok özel bir projeye soyunuyor. ESKİLERE EL ATTI Uzun süredir sinemada ne yapacağı merak konusu olan Cem Yılmaz, eskilere el attı. Yeşilçam'ın unutulmaz eserlerinden dört film, Yılmaz'la yeniden beyazperdeye taşınacak. 4 FİLMİ YENİDEN ÇEKECEK Ertem Eğilmez'in kurduğu Arzu Film'in 50'nci yılı çerçevesinde çekilecek filmler şunlar: 'Süt Kardeşler', 'Banker Bilo', 'Şekerpare' ve 'Tosun Paşa'.     Kaynak: Yazete.com

Şahan'a müjdeli haber!

Şahan Gökbakar'ın Celal ile Ceren kabusu sona erdi! Film, internetteki en popüler sinema sitesi IMDB'de dünyanın en kötü filmleri listesinde birinci sıraya yerleşmişti. İnternetteki bir sosyal paylaşım sitesinin üyeleri organize olarak Celal ile Ceren'e 1 puan vermiş ve film 10 üzerinden 1.7 puan almıştı. Üyeler bununla da yetinmemiş, kötüler listesindeki diğer filmlere yüksek puan vererek Celal ile Ceren'in sıralamada yükselmesini sağlamıştı. Daha önce bu hareket için "Çok da tın, çok da fifi" diyen Şahan, film en kötü film olunca küplere binmişti. Ancak IMDB sitesi yönetimi filmin tamamen listeden çıkarılmasına karar verdi. Celal ile Ceren'in yapımcısı Çamaşırhane Film Yapım'dan da bir açıklama yapıldı: "IMDB sitesinde kullanılan yapılan oylamaların ilk günlerinde gelen oylar 10 üzerinden 7 beğeni puanı alan Celal ile Ceren, ilerleyen günlerde, kendilerini sözluk yazarı olarak nitelendiren, çesitli mesaj-panosu sitelerine üye olan, kimlikleri dahi belli olmayan kişiler tarafindan organize edilen planlı ve örgütlü bir saldırıya maruz kalmıştır. Planlı ve örgütlü sekilde kamuoyu fikrini yanıltmaya teşebbüs eden ve ticari itibarımızı zedelemeye çalışan, henüz kimlikleri belirsiz kişiler ve bu tip saldırı planlarına ev sahipliği yapan Internet siteleri imtiyaz sahipleri ve yöneticileri hakkında gerekli yasal islemler başlatılmıştır. Bu tip örgütlü hareketler, Internet üzerinde yapılmış olsa dahi, organize suç niteleği taşıdıkları bir gerçektir. Henüz kimlikleri belirsiz bu internet korsanlarını ve ev sahipliği yapan Internet sitelerini kamuoyu önunde kınıyoruz. Konuyu yeteri kadar araştırmadan eksik haber yapan Haber sitelerini de sorumlu olmaya davet ediyoruz. Planlı ve kötü niyetli şekilde organize edilen bu durumu , Celal ile Ceren sinema filminin ve diğer tüm Türk filmlerinin yapımında, dağıtımında ve gösteriminde emeği geçen tüm sinema sektörü çalışanlarına yapılmış bir saldırı ve çalışanların emeklerine saygısızlık olarak değerlendiryoruz. Kendi yaşadıkları ülkeye ihanet ederek, bir Türk filminin IMDb gibi uluslararası bir veritabanında beğeni notunu kötü niyetli ve planlı şekilde aşağıya çekmeye çalışanların, aslında Türk sinema sektörünün düşmanları olduğunu düşünüyoruz" Kaynak: Yazete.com

'Hükümet Kadın'a görkemli gala

Başrollerini Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat'ın paylaştığı 'Hükümet Kadın' adlı filmin galası Mardin Mova Park Alışveriş Merkezi'nde yapıldı. Türkiye’de yaşanan barış görüşmelerini değerlendiren sanatçı Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat, barış sürecine çok umutlandıklarını, bunun, herkesin istediği tek şey olduğunu ifade ettiler. Başrollerini Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat'ın paylaştığı 'Hükümet Kadın' adlı filmin galası Mova Park Alışveriş Merkezi'nde yapıldı. Galaya Mardinlilerin ilgilisi yoğun olurken, filmin başrol oyuncusu Demet Akbağ, sinema salonunun girişinde çiçeklerle karşılandı. Programa; İçişleri Bakanı Muammer Güler, Mardin Milletvekili Abdurrahman Akdağ, Mardin Valisi Turhan Ayvaz katıldı. Gala öncesi basın mensuplarını sorularını cevaplayan Demet Akbağ ve Sermiyan Midyat barış için umutlu olduklarını ifade ettiler. Film hakkında konuşan Sanatçı Akbağ, şöyle dedi: ”Bugün bu filmde oynayan birçok sanatçımız burada galaya katıldı. Bu şehrin filmini bu şehirde seyretmek kadar güzel ve doğal bir şey yok. Sayın bakanımız da galaya katıldı. Bizleri sevindirdi. Güzel bir film oldu. İstanbul’da ve Ankara’da filmimizle ilgili çok güzel şeyler duyduk. Çok güzel film, salonlar dolu, bence Mardin halkını bizim kadar sevindirecek bir haber. Barış sürecine çok umutlandık, bence artık bu herkesin tek istediği tek şey barış ve şehre daha büyük bir huzurun hakim olması, çünkü geldiğimizde de birazcık turizmin yavaş yavaş gerilediğini görmüştük ve çok üzmüştü bizi, halk bundan çok şikayetçiydi, herkes bir kabuğuna çekilmişti. Ama ben bu kez çok umutluyum. Bence yöreyi en güzel ortaya koyan 1957 yılında Güneydoğu'da bir kadının belediye başkanı oluşu, zaten yörenin öneminin bir kere daha artırıyor.“ Sanatçı Sermiyan Midyat ise barışa bir nebze de katkı sunmanın gurur verici olduğunu belirterek, filmle ilgili zaten politika yapmamak için sanat yaptıklarını söyledi. Filmin aslında barış sürecini anlatan bir hikâye olduğunu ifade eden Midyat, ”Bütün emeğimiz, hayata bakış açımız, o politikayı anlatan bir film değiliz. Tamamen eğlenceyi, şamatayı ve o kardeşliği anlatan bir filmdir. Barış süreci olağanüstü ve umutlandırıcıdır. Bizlerin de bir nebze tuzu olsa bu çorbada, onur, gurur duyarız. Ben de bir Mardin Midyatlı olarak bundan daha da çok gurur duyarım. Umarım başladığı gibi yükselerek devam eder. Babaannemin hikayesi ile yola çıkarak böyle bir filmi çevirdik. Bölgede ilk ve en anlamlı gala oldu. Filmde 2 bine yakın Mardinli oynadı. Mardinli, Midyatlılar oynadı. Mardin’de eş dost herkes kapılarını bize açtı.“ şeklinde konuştu Galaya katılan vatandaşlar ise filmin Mardin’de çekilmesi ve galanın burada yapılmasının kendilerini sevindirdiğini ifade ettiler.   CHA Kaynak: Yazete.com

Varlık Barışı Tasarısı Kabul Edildi

Hükümet'in torba yasa içinde Meclis'e sunduğu ikinci 'varlık barışı' düzenlemesini, Meclis'ten geçti. Yurt dışındaki para, altın, döviz, menkul kıymet ve sermaye piyasası araçlarını Türkiye'ye getirmek için 31 Temmuz'a kadar beyanda bulunanlara vergi avantajı geliyor. Tasarıya göre, yurt dışında para ve varlığı bulunanlar bankalar, aracı kurumlar ve vergi dairelerine beyanda bulunacak. Para ve varlıklar, beyan tarihini takip eden aysonuna kadar Türkiye'ye getirilecek. Getirilecek kaynaktan yüzde iki vergi alınacak. Bildirilen varlıklar için vergi incelemesi de yapılmayacak. Kişi ve kurumlar, yurt dışındaki iştiraklerinden veya iştirak hisselerinin satışından elde ettikleri kazançları, 31 Aralık'a kadar Türkiye'ye getirirse gelir ve kurumlar vergisi ödemeyecek. Yasa, sosyal güvenlikte yeni haklar da getiriyor: - 18 yaşından küçükler hiçbir şart aranmadan sağlık yardımı alacak. - Türkiye'ye eğitim için gelen her kademedeki yabancı öğrenci, genel sağlık sigortalısı olabilecek. Şu anda sadece yabancı üniversite öğrencileri bu haktan yararlanıyor. - ‘Tanık koruma' kapsamındakiler ve şiddet mağduru olduğu için korunan kadınlar da ‘gelir testi'ne girmeden sağlık hizmeti alacak. - Bir yıldan fazla ikamet izni bulunan yabancılar, , zorunlu genel sağlık sigortası kapsamından çıkarılacak. - ‘Tam gün' yasasıyla ilgili olarak doktorların beklediği düzenleme de tasarıda yer alıyor. Üniversitelerdeki mesaisi dışında hasta bakan hocaların alacağı ek ücreti, bakanlar kurulu belirleyecek. Ek ücret, bir defada bir asgari ücreti geçemeyecek. - Müteahhitlerin yurt dışına götürdüğü işçilerin sigorta priminin beş puanlık kısmını da devlet karşılayacak. - Bakanlar Kurulu, sosyo-ekonomik gelişmişlik durumuna göre bazı illerde işverenlere 6 puana kadar ilave prim desteği sağlayacak. -23 haziran 1997'den önce yatırım programına alınıp planlama aşamasını geçen, ihalesi yapılmış veya işletmeye başlamış projeler, ‘çevresel etki değerlendirme' kapsamı dışında olacak.     Kaynak: haber365.com

'Reyhanlı'da Asıl Failler Tutuklandı'

Bakan Güler, "Bu olayı gerçekleştirilen, yani asli faili olarak niteleyebileceğimiz kişiler yakalandı, son olarak. Yani araçları bu patlatmayı yapmak üzere alan, bombaları getiren, bu kişileri Suriye'ye getirip götüren, araçlara özel bölme yaptıran, depoları bulan ve bombaları yerleştiren, patlama yerinde de araçları getiren kişiler olduğu tespit edildi; özellikle de bu son 3 kişinin." dedi. İçişleri Bakanı Güler, Belçika Başbakan Yardımcısı, İçişleri ve Fırsat Eşitliği Bakanı Joelle Milquet'i kabulünden önce basın mensuplarının sorularını cevapladı. Hatay Reyhanlı saldırısında gelinen noktayı değerlendiren Bakan Güler, "Bu saldırı ile ilgili çeşitli zamanlarda 18 kişi gözaltına alınmıştır. Bunların 8 kişi bir, 4 kişi bir ve 6 kişi bir olmak üzere ayrı ayrı mahkemeye çıkartıldılar. Başlangıçta 4 kişi tutuklanmıştı, dün 3 kişi daha tutuklandı, dün de mahkemeye çıkartılan 6 kişinin 5'i tutuklandı. Şu anda 12 kişi tutuklu olarak bu soruşturma sürdürülüyor." diye konuştu. "4 KİŞİNİN ARAMASINA DEVAM EDİLİYOR" Güler, sözlerini şöyle sürdü: "Bu olayı gerçekleştiren, yani asli faili olarak niteleyebileceğimiz kişiler yakalandı, son olarak. Yani araçları bu patlatmayı yapmak üzere alan, bombaları getiren, bu kişileri Suriye'ye getirip götüren, araçlara özel bölme yaptıran, depoları bulan ve bombaları yerleştiren, patlama yerinde de araçları getiren kişiler olduğu tespit edildi. Özellikle de bu son 3 kişinin. Bu nedenle bunların asli failler olarak, diğerleri de bunlara yardım ve yataklık eden kişiler olarak ilk soruşturmada belirlendi. Zaten bu tespitler üzerine tutuklamaları gerçekleştirildi. Ancak olayı koordine eden, Suriye ile ilişkileri temin eden, gerekli parayı veren, bombacıya talimat veren 2 kişi olmak üzere, 1 de bombaları yapan olmak üzere 3 kişinin, yine yardım ve yataklıktan da şüphe edilen 1 kişinin, topla da 4 kişinin aramasına da devam ediliyor." "İFADELER VE KABULLER, ASIL FAİLLERİN OLDUĞUNU GÖSTERİYOR" Faillerle ilgili olarak mahkemenin kesin hüküm vermesine kadar bir şey söylemenin mümkün olmadığını aktaran Güler, fakat öncü tespitler, deliller ve soruşturma sonucunda elde edilen bilgiler, ifadeler, beyanlar, kabuller çerçevesinde bu olayın asli failleri olduğunu belirtmenin mümkün olduğunu vurguladı. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olayla ilgili soruşturma başlatması için de Güler, "Elbette gerekli adli soruşturmayı başlattığını söylemiştir. Başbakanımızın talimatı ile de biz idari görevliler hakkında da, yani bu işin önleyici noktasında görev yapan arkadaşlarla ilgili olarak, Başbakanlık ve diğer müfettişler bu alanda gerekli incelemeleri yapmış olacaklar." şeklinde konuştu. BAŞBAKAN'IN REYHANLI ZİYARETİ İstihbaratta görevli 13 kişinin tayininin rutin bir görev olduğunu aktaran Güler, Reyhanlı ile kesinlikle alakasının olmadığını kaydetti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Reyhanlı ziyaretinin netleşip netleşmediği ile ilgili olarak da Bakan Güler, "Elbette Sayın Başbakan gidecektir." dedi. "TERÖR ÖRGÜTLERİ SURİYE'DEN YARARLANIYOR" Konuk Bakan Joelle Milquet ise ziyareti ile ilgili, 3 ay önce gerçekleştirilen protokol çerçevesinde olduğunu belirtti. Protokolün ana konusunu terörle mücadelenin oluşturduğunu ifade eden Milquet, özellikle de Suriye konusunda bazı terör örgütlerinin faydalandığını söyledi. Yine PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerinin Avrupa'da gençleri üye yaptığına dikkat çeken konuk Bakan, bu konuda koordinasyonun güçlendirileceğini dile getirdi. Milquet, Suriye konusunda Türkiye'nin ABD ziyaretini desteklediklerini de sözlerine ekledi. BELÇİKALI BAKAN'DAN DHKP-C YORUMU Bir gazetecinin özellikle DHKP-C'nin Avrupa'daki ve Belçika'daki faaliyetleri ile ilgili ne yapıldığını sorması üzerine Milquet, şöyle cevap verdi: "Bizde de güçler ayrılığı söz konusu. Dolayısı ile adli soruşturma yürütülüyor. Bazıları mahkumiyetle sonuçlandı. Yakın zamanda da başka bir mahkeme açılacak. Ama tabiî ki ekiplerimizin koordinasyonu şu anda güçlendiriliyor." "TERÖRLE MÜCADELEDE AVRUPA ÜLKELERİNİN GAYRET GÖSTERMESİNİ BEKLİYORUZ" Konuyla ilişkin bir değerlendirme de Bakan Güler yaptı. Güler, "Bu DHKP-C operasyonlarını yürütürken özellikle Avrupa ülkelerinden, kırmızı bültenle suçlanan kişilerin, iade edilmesi konusunda gayret gösterilmesini bekliyoruz. Zira terörle mücadele sadece bir ülkenin değil, birçok ülkenin müştereken tavır alması gereken bir olgudur. AB süreci de böyle bir mecburiyeti ifade etmektedir. Evet, geçmiş dönemde, maalesef Türkiye'de suç işleyen, ama Avrupa ülkelerine sığınan, oradaki müsamaha hukukundan temin eden insanlar oldu. Son patlamalarda da bunu gördük. Şimdi Sayın meslektaşımla içeride bu konudaki işbirliğinin boyutlarını tekrar görüşmüş olacağız. Daha önce Adalet, Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarının yaptığı müşterek toplantı sonrasında bir protokol belirlenmişti. Bu protokol hükümlerinin de nasıl uygulanacağını şimdi meslektaşımla birlikte görüşeceğiz." açıklamasında bulundu. "REYHANLI'DA ASIL FAİLLER TUTUKLANDI" Bakan Güler, Reyhanlı'daki bombalı saldırılara ilişkin yeni tespitler olup olmadığı yönündeki soru üzerine de, saldırılarla ilgili olarak çeşitli zamanlarda 18 kişinin gözaltına alındığını, 12 kişinin tutuklandığını anımsattı. "Bu olayı gerçekleştiren yani asli fail olarak nitelendirilebileceğimiz kişiler yakalandı son olarak" diyen Güler, olayı gerçekleştirmek üzere araçları alan, bombaları getiren, bu kişileri Suriye'ye getirip götüren, araçlara özel bölme yaptıran, depoları bulan, bombaları yerleştiren ve araçları patlama yerine getirenlerin tutuklular arasında olduğunu bildirdi. Güler, şöyle konuştu: "Bu nedenle bunları asli fail olarak, diğerlerini de bunlara yardım ve yataklık yapan kişiler olarak ilk soruşturmada belirlendi. Zaten bu tespitler üzerine de tutuklamaları da gerçekleştirildi. Ancak olayı koordine eden, Suriye ile ilişkileri temin eden, bu şahısları yönlendiren, gerekli paraları veren, bombacıya talimat veren iki kişi olmak üzere, bir de bombaları yapan bir kişi olmak üzere şu anda üç kişinin, yine yardım ve yataklıktan da şüphelendiğimiz bir kişi olmak üzere dört kişinin de aranmasına devam ediliyor. Bu nedenle mahkemenin kesin hüküm vermesine kadar kesin bir şey söylemek mümkün değil ama tespitler, deliller ve soruşturma sonucunda elde edilen bilgiler, ifadeler, beyanlar, kabuller çerçevesinde bu olayın asli failleri olduğunu belirtmemiz mümkündür." Reyhanlı'daki olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığının gerekli adli soruşturmayı başlattığını söylediğini hatırlatan Güler, şu bilgileri verdi: "Başbakanımızın talimatıyla da biz, idari görevliler hakkında yani bu işin önleyici noktasında görev alan arkadaşlarla ilgili olarak, Başbakanlık, Mülkiye ve diğer bakanlıkların uygun gördüğü müfettişleri bu alanlarda gerekli incelemeyi yapmış olacaklar." Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığındaki bazı tayinlerin, Reyhanlı'da yaşanan olayla ilgili olup olmadığının sorulması üzerine Güler, "Oradaki görev rutin bir görevdir. Kesinlikle alakası yoktur" yanıtını verdi. "POLİS DEVLETİ KURMA İDDİASI MÜMKÜN DEĞİL" İçişleri Bakanı Güler, "polis devleti kurma" iddiasını kabul etmenin asla mümkün olmadığını, bu tür güvenlik teşkilatlarının kaynağının anayasa ve kanunlar olduğunu, yetki, görev ve sorumlulukların kanunlarla çizildiğini, kanunlarla öngörülen makamlar tarafından denetlendiğini vurguladı. Belirlenen sınırlar içinde görev yapıldığını anlatan Güler, "Zor kullanmanın bile kanunlarda çizilmiş sınırları vardır. Bunlar layüsellik içerisinde olmaz. Polis devleti gibi bir iddiayı da kabul etmek mümkün değildir. Esasen polis teşkilatımız vardır, polis teşkilatı içerisinde koruma görevini yapacak ayrı bir sınıf ihdas edilmektedir" diye konuştu.     Kaynak: haber365.com

Akil İnsan Kadir İnanır'dan Çözüm Süreci Yorumu

Kadir İnanır, akil insanlar görevini neden kabul ettiğini NTV'ye anlattı. İnanır, artık barışın geri çevrilemeyecek bir noktaya geldiğini söyledi: Artık hiç kimse Kürt Mehmet nöbete diyemeyecek. "Toplumsal sorunlara çok duyarlı bir insan olarak önce ve sonra da böylesine önemli bir çalışmanın içinde olmaktan asla kaçmazdım. Çünkü ben öyle bir karakterin temsilcisiyim. Ben sürekli televizyonlarda, basındaki arkadaşlara söylüyorum böylesine güzel bir çalışma siyasi görüşünü beğenmesem bile hangi partiden gelirse gelsin hiç düşünmeden bunu kabul ederdim. Kabul edişimin ikinci bir önemli sebebi de özgür çalışacağım söylendi. Bizim gittiğimiz yerde yoğunluk oluyor. Çünkü, 44 yılda halkın gönlünde büyük bir sevgi yarattım. Halkın içinde bire bir yaşamaktan, onlarla el ele tutuşmaktan, dokunmaktan çok hoşlanan bir adamım. Böyle olunca yoğunluk daha fazla oluyor. Televizyonlarda bu çalışmalarla ilgili siyasetçiler televizyon programları yapıyorlar vatandaş da onu benimsiyorsa onu kelime kelime ezberliyor ve bize soruyor. Henüz kendi düşüncesi netleşmiş değil. Ben bunları görüyorum. İlk defa Türkiye'de insanlar özgürce her istediklerini yüksek sesle, bağırarak anlatabiliyorlar. İşin içine siyasetçiler girmeden oluyor bu. Bu kültür inşallah yerleşecek ve bu ülkenin herhangi bir sorunu STK’lara sorulmadan yol almayacak. Sonunda tartışmalar bittikten sonra gergin geçmesine rağmen sonunda Kadir İnanır sevgisi galip geliyor ve fotoğraf çekimleri başlıyor. KÜRT MEHMET NÖBETE DİYEMEYECEKLER Beş aydır akmayan kan, bir beş ay daha akmadığı zaman, bir yıl daha akmadığı zaman bu kaygılar ortadan kalkacak. O siyasilerin yönlendirdiği etkileşim bile aradan kalkacak, gerçek ortaya çıkacak. Ama eğer biz bunları böyle hayal etmezsek, arzulamazsak, gördüğümüz zaman elimizi uzatmazsak zaten insanlığımızdan şüphe etmeleri gerekiyor. Başarıyla sonuçlanacak göreceksiniz. Burada size açıklayamayacağım bazı gerçekler var. O bölgede büyük bir enerji sorunu var. Rakamlar o kadar büyük ki o bölgedeki gelir kaynaklarını üretip pazarlayacak büyük emperyal güçlerin o bölgede huzur istedikleri açık. Orada büyük bir zenginlik olacak ve eşitlik olacak. Artık hiç kimse Kürt Mehmet nöbete diyemeyecek. Ne var canım diyor ben onun çocuğunu da okutuyorum yanımda da çalıştırıyorum ne istiyorlar fazla diyor. Ben de diyorum ki sigorta da yaptıracaksın diyorum ve yüksek sesle de artık konuşmayacaksın diyorum. Bütün bunlar anayasal güvence altına alındığı zamanda kaygılar ortadan kalkmış olacak. Halkın kaygıları var tabii çünkü çok çabuk gelişmiş bir süreç bu. Keşke hemen bitse ama bu bir başlangıçtır. Böyle bir başlangıcı geriletmek insan vicdanına merhametine aykırıdır. İyi yürekli insansa, kaliteli insansa barış kelimesine asla elinin tersiyle itmemesi gerekir. Bir gün benim kız yeğenim erkek çocuk doğurdu ban telefon açtı dayı dedi bu bebeğin adını sen koyar mısın dedi. Hiç düşünmeden Barış dedim. Çünkü o dönemde ülkede kan gövdeyi götürüyordu sağ-sol çatışmaları vardı. Bizim ailemizde de çok büyük kavgalar vardı. Barış koyalım barış gelsin dedik. Ben Türkiye'deki Barış Derneği’nin de kurucu üyesiyim zaten. Konuşmacı etkilenmiş mesela hiç gereksiz yere ağzını biraz bozuyor ben ona dehşetle bakıyorum biliyorum ki bir süre sonra o konuştuğu lafın altında çok ezilecek. Bence konuşan siyasetçiler de çok ezilecek. Ben bu toplumda o yakıştırmaları hak etmeyen bir insanım. Şimdi sürekli barış dilini kullanıyorum zamanı geldiğinde onların söylediği gibi olmadığını hatırlatacağız. Muhalefetten eleştiriler oldu, olmaması düşünülemez zaten o zaman demokrasi olmaz. Ama bu yargılamayı yaparken dile biraz dikkat etmek gerekiyor. O lafı söylediği zaman unutuyor onu bir süre sonra resim çektirmek istiyor. Ben de çektirmiyorum seninle çünkü sen yanlış kelime kullandın cezalısın benimle resmin olmayacak diyorum o zaman çok duygusal bir an yaşanıyor özür dileyenler de oluyor. Böyle böyle bir toplum en önemli meselesinin içine elini atacak ve elini güçlü çıkaracak. Güzel olacak her şey. Bu 30 yıldır süren kavganın öldürdüğü bütün insanların anneleri biraz gözünüzün önüne getirmeniz lazım. Vicdanı biraz sağlıklı çalışan insanların bu acıyı hissetmeleri gerekiyor. Bu acının bir daha olmaması için elini taşın altına koyması gerekiyor. Şimdi görüyorsunuz süreç başladı ve kan durdu. Sizi temin ediyorum hiçbir şekilde hangi taraf olursa olsun bu eli oradan çekemez. Çekerse bu toplum oradan çekilen eli asla affetmeyecek. Bunca yıl süren barış hasreti artık görülmeye başlamıştır. Zaten bizim bu süreçte yaptığımız iş halkın daha çok konuşmasını sağlamak sorunun içine birebir katılmasını sağlamak ve onu başarıyoruz. Tepkilerde oluyor olmazsa olmaz zaten ama tepki bilinçli olduğu zaman gider. Ama tepki kendi tasarrufuysa sorun yok ama bir yerden etkilenmiş birebir yapıyorsa o doğru değil. Mesela bana solculuk öğretmeye kalkmayacak kimse o toplantılarda. Sonra masalarına gidip konuşuyorum sen solcu musun diyorum evet diyor. Ben neyim diyorum sonra anlaşıyoruz biz. Çok güzel günler göreceğiz ben bu işin içinde olmaktan çok mutluyum. Giderekte herkesin bütün toplumun bu sürece bu güzelliğe katkı sağlayacağına inanıyorum.     Kaynak: haber365.com

Cilde Maya ve Karbonat Maskesi

Soruların en önemlilerini sayarsak: Cildin kırışması, göz altı morluğu, gözaltı torbaları, kırışıklıklar, lekeler, sivilceler, çatlaklar... Bakımın ilk şartı temizliktir. Önce cildinizin derinlemesine temizlenmesini sağlamalısınız. Cilt her dakika milyonlarca ölü deri hücresi döker. Bu sorun için cildinize en eski yöntemlerden biri olan buhar banyosu uygulayabilirsiniz. Ardından bir toz bitkisel maske uygulayın. Maske kuruduktan sonra yıkadığınızda, cildinizin parladığını ve ölü hücrelerin arındığını göreceksiniz. CİLT TEMİZLİĞİ İÇİN ÖZEL BALLI KARIŞIM Cilt temizliği ve peeling için, eğer güzellikle ilgili shop'larda satılan toz halindeki maskeleri kullanmak istemiyorsanız, kendiniz de yapabilirsiniz. Onlarca doğal maske tarifi var. Her cilde uygun olanları bulunuyor. Nasıl yapılır? Normal ve kuru ciltlerin hem bakımı hem temizlenmesinde baldan faydalanabilirsiniz. İki çay kaşığı bal, yarım çay bardağı yoğurt, bir çay kaşığı greyfurt suyunu karıştırın. Karışımı cildinize sürün. Maskeyi 15 dakika sonra yıkayın ve nemlendirici uygulayın. MAYALI KARIŞIMLAR CİLTTE HARİKALAR YARATIR! Meyvelerden, çiçeklerden, hayvansal ürünlerden ve bitkilerden, hepsinden de anneannelerimiz ve annelerimiz yararlanırlardı. Ekmek mayası da bunlardan, hem de en değerli olanlardan biridir. Mayanın cilde yararları antik çağlardan beri biliniyor. Antik Mısır'da kadınlar onu güzellik kremi gibi yüze sürerlerdi. Ayrıca maya mikrop öldürücü bir madde olduğu için yara merhemi yerine de kullanırlardı, yaranın üzerine maya sürerlerdi. Mayanın içinde "CM Glukan" adlı bir madde vardır. Bu madde hücre yenilenmesini hızlandırır. Bağışıklık sistemini güçlendirir, yaraların iyileşmesini çabuklaştırır. Cilde esnek ve sıkılık sağlar. NASIL YAPILIR? Bir paket yaş mayayı birkaç damla süt ile karıştırın ve cildinize sürün. Kaskatı olunca yıkayın. Cilt için birçok doğal ürün kullanılır ama karbonat fazla bilinmez. Nasıl yapılır? Bir çay kaşığı maya, bir çay kaşığı karbonatı 10 damla su ile ıslatın. Bu malzemeyi sürün, 15 dakika sonra yıkayın. Maya gözeneklerinizi temizler, karbonat ise zaman içinde dert ettiğiniz lekelere veda etmenizi sağlar. MİKSERDEKİ LİMONLA MUCİZE MASKE Eğer cildiniz yağlıysa, derinize büyük bir özenle bakım yaparsanız tedavi ederseniz. Fazla yağların aşırı derecede alınması yağ bezelerini harekete geçirir ki, bu da enfeksiyonlara sebep olur. Yağlı bir cilde sahip bayanlar bunu genellikle cildin dayanıklı olması ile özdeşleştirirler ama değildir. NASIL YAPILIR? Yağlı cilt için 2 limonun kabuğunu soyun. Suyun içine koyun ve yarım saat bekletin. Sonra robotta püre haline getirin. Temizlenmiş cildinize sürüp, 10 dakika sonra suyla yıkayın. Kaynak: haber365.com

İşte Erkeklerin Evlenmek İstediği Kadınlar

Her kadın rüyalarının erkeğini bulup evlenmek ister ama bu her zaman söylendiği kadar kolay olmaz. O zaman biraz kopya çekin ve erkeklerin ciddi ilişki yaşamak istedikleri bir kadında aradıkları özelliklere göz atın... 1- Kendi hayatınız olmalı: Kendi ayakları üzerinde durabilen ve sosyal hayatını erkek arkadaşlarına göre düzenlemeyen kadınlar, kendilerine güvenen bir imaj çizerler. Bu da erkekleri en az dış güzellik kadar etkiler. Üstelik sadece erkek arkadaşınızla değil, ailenizle, arkadaşlarınızla ya da tek başınıza zaman geçirmeniz, ilişkinizin dengesi açısından da olumlu olacaktır. 2- İlk adımı atan siz olmayın: Bu, üzerinde çok tartışılan ama sonuca varılamamış bir konu. Bu nedenle ‘kaçan kovalanır’ kuralını izlemekte fayda var. Eğer ilk adımı siz atar ve buluşmaları siz ayarlarsanız, sizinle gerçekten mi ilgileniyor yoksa fırsatı mı kaçırmak istemiyor olduğunu asla öğrenemezsiniz. 3- Seksi olun, basit değil: İlişkinin ilk günleri, flörtün en yoğun olduğu zamanlardır ama bu dönemde ne fazla utangaç olmalısınız ne de fazla girişken… Aşırı seksi bir giyim tarzı ya da toplum içinde aşırı yakınlık göstermeler, elbette ki erkeklerin hoşuna gider ama ilişkiyi ciddiye almalarını da riske atar. 4- Değer verdiğinizi gösterin: Ona değer verdiğinizi göstermek için illa pahalı hediyeler almanıza ya da kendinizi ona adamanıza gerek yok. Günlük işlerinde ona küçük yardımlarda bulunarak da onu düşündüğünüzü gösterebilirsiniz. 5- Onu destekleyin: Arkadaşlarının ya da patronunun önünde egosunu tatmin edecek sözler söylemeniz, her zaman ona destek olduğunuzu hissetmesini sağlayacaktır. Yaptığı esprilere her zaman gülmeniz de aynı etkiyi yaratır. 6- Baskı yapmayın: Gün içinde sürekli onu aramak ya da gelecek planları yapmak isteyebilirsiniz ama kendinizi tutun. Bu tarz davranışlar, birlikte olduğunuz erkeğin kendini kapana kıstırılmış hissetmesine neden olabilir. Her şeyi ona söylemek zorunda değilsiniz, onu kendi haline bırakırsanız zaten planlar yapmaya başlayacaktır. Tabii sizi gerçekten istiyorsa… 7- Taviz vermeyin: Prensiplerinizden ödün vermeyin ve yapılan yanlış davranışlar karşısında sessiz kalmayın. Eğer aldatılmayı asla affetmeyeceğinizi bilirse, kendinize duyduğunuz saygı karşısında onun da size duyduğu saygı artacaktır. Aynı şekilde, evli ya da kız arkadaşı olan erkeklerle ilişkiye girmeyeceğinizi bilmesi de sizin için artı olacaktır. 8- İyi olanı seçeceğinizi bilsin: Her zaman dürüst ve güvenilir olduğunuzu ve hayatınızda da böyle insanlara yer vermek istediğinizi ona hissettirin. Eğer siz gideceğiniz yer hakkında yalan söylemiyorsanız, ondan da aynı davranışı beklemeyi hak ediyorsunuz ama önemli olan onun da böyle düşünmesi. 9- Aşk kadını olun: Evlilik için en önemli bağın aşk olduğunu düşünüyorsanız, bunu onun da bilmesini sağlayın. Onunla para, güven ya da prestij için beraber olmadığınızı bilmesi; size ve ilişkinize olan güvenini artıracaktır.   Kaynak: haber365.com

Göz Renginize Uygun Far Seçin

MAVİ GÖZLER Eğer gözleriniz mavi renk ise, göz farınızı seçerken mutlaka göz renginizden daha koyu tonlar seçin. Dumanlı bakışlar elde etmek istiyorsanız koyu göz farınızı siyah tonlarda bir renk ile birleştirin. Parlak bakışlar içinse turkuaz ve gümüş rengi tonlar tam size göre. YEŞİL VE ELA GÖZ RENGİ Eğer gözleriniz ela ya da yeşil renk ise size en uygun tonlar derin haki rengi, kayısı tonu, mor, kahverengi, erik ya da orman yeşili olacaktır. Bu tonlar gözlerinizi aydınlatacak ve güzelliğini ortaya çıkaracaktır. Menekşe moru ve mor tonlar ela gözleri yeşil gibi gösterir ve göz güzelliğini vurgular. KAHVERENGİ GÖZLER Kahverengi gözlere sahipseniz en güzeli bronz, bakır ve kahverengi tonlarınız tercih etmeniz olacaktır. Böylece gözlerinizi vurgulamış olursunuz. Ayrıca bej ve haki yeşili de gözlerinize ayrı bir güzellik katacaktır. Mavinin her tonu kahverengi gözlere çok yakışır. Bunu yanı sıra pembe ve kireç yeşili gibi tonlarla da farklı bir şıklık elde edebilirsiniz. DİĞER RENK GÖZLER Gözlerinizde klasik bir hava yaratmak istiyorsanız kömür rengi, lacivert veya gümüş rengi ile şık ışıltılar yaratabilirsiniz. Gözlerinize toz mavi bir far uygulamanız ise kaş kemiğinizi vurgular ve göz renginizi daha açık gösterir.   Kaynak: haber365.com

Rüya Tabirleri

Rüya Tabiri

Rüya Yorumları

Rüya

Şiir

Oyun

Yemek Tarifleri

Resim

Türkü Sözleri

Fıkralar

Haber

Haberler

Siyaset Haberleri

Spor Haberleri

Ekonomi Haberleri

Sağlık Haberleri

Eğitim Haberleri

Magazin Haberleri

Kadın Haberleri

Emlak Haberleri

Atatürk Şiirleri

Hikaye

Habertürk Gazetesi Oku

Hürriyet Gazetesi Oku

Akşam Gazetesi Oku

Sabah Gazetesi Oku

Fanatik Gazetesi Oku

Türkiye Gazetesi Oku

Zaman Gazetesi Oku

Fotomaç Gazetesi Oku

Bugün Gazetesi Oku

Milliyet Gazetesi Oku

Dünya Gazetesi Oku

Yeni Asya Gazetesi Oku

Radikal Gazetesi Oku

Sözcü Gazetesi Oku

Taraf Gazetesi Oku

Yeni Şafak Gazetesi Oku

Star Gazetesi Oku

Birgün Gazetesi Oku

Güneş Gazetesi Oku

Milli Gazete Gazetesi Oku

Erken rezervasyon 2015

kandil sözleri

Erken rezervasyon 2014

sevişmek nedir

omegle türkçe

Resimli kandil mesajları

regaip kandili mesajları 2013

regaip kandili mesajları

my little pony çizgi film izle

survivor duygu

pony çizgi film izle

Aşk Sözleri 2013

Güzel Sözler 2013

Anlamlı Sözler 2013

Ayrılık Sözleri 2013

Doğum Günü Mesajları 2013

Günaydın Mesajları 2013

İyi Geceler Mesajları 2013

Damar Sözler 2013

Kapak Sözler 2013

İyi Geceler Mesajı

Yalnızlık Sözleri 2013

Komik Sözler 2013

Kandil Mesajları 2013

survivor bozok

su döngüsü nedir

Asphalt 7 Heat indir

Küresel ısınma Nedir

Doğum Günü Sözleri

Bob Marley Sözleri

trotro türkçe

trotro izle

Sahibinden

Horlamaya Kesin Çözüm

Horlamaya 15 Dakika Da Kesin Çözüm

poni izle

Gta San Andreas Hileleri

Hz Muhammedin Hayatı



Copyright © 2012 Sendeyim.com | Tüm hakları saklıdır.
Tasarım & Kodlama Sendeyim.com