Pir Sultan Abdal Sözleri

Sendeyim.com olarak 2026 yılında sizler için anlam dolu ve etkileyici Pir Sultan Abdal Sözleri derlemelerini hazırladık. Bu en yeni Pir Sultan Abdal Sözleri ile duygularınızı en özel şekilde ifade edebilir, sevginizi kısa ama çarpıcı sözlerle dile getirebilirsiniz. Instagram, WhatsApp, Facebook ve X gibi sosyal medya platformlarında bu sözleri paylaşarak sevdiklerinizin kalbini kazanabilir ve beğeni yağmuru alabilirsiniz. Sizler için aşağıda birbirinden güzel Pir Sultan Abdal Sözleri 2026 sözlerini bir araya getirdik. Keyfini çıkarın!




Cehennem dediğin dal odun yoktur. Herkes ateşini kendi götürür.
Kara toprak gibi sakin ol otur Hak’tan ne gelirse kabul et getir bahar aylarının yemişin bitir.
Altından bir pula olur mu kail konuş ki ehl ile olasın ehil konuşma cahille olursun cahil kişi itibardan düşer mi düşer.
Hünerin var ise kendini devşir söyleyecek sözü kalbinde pişir ululuk büyüklük Hakk’a yaraşır nasihatim dinle, sakın gururdan.
Bozuk düzende sağlam çark olmaz.
Oku asılanın yayı yasılır gaziler kılıcı Arş’a asılır gurur ile kahramanlar basılır nasihatim dinle, sakın gururdan.
Ben bülbülüm dersin, gülün var mıdır?
Ne kadar bilsen de bilire danış.
Kaba rüzgâr gibi boşa dolaşma çalıya çırpıya değip ileşme toz toz olup topraklara karışma harman yeli gibi es deli gönül.
Hiç ellerin taşı bana değmez. İlle dostun gülü yaralar beni.
Abdal Pir Sultan’ım, böyle mi olur herkes ettiğini elbette bulur alıcı kuşların ömrü az olur akbaba zararsız yaşar mı yaşar.
Gelir senden önce yükseğe çıkar gözlerinden kanlı yaşını döker ayağın kayınca urganın çeker en iyi dostundan sakın sen seni.
Başım alıp hangi yere gideyim gittiğim yerde buldu dert beni oturup benimle ibadet kıldı yalan söyledi de yüzüme güldü yalın kılıç olup üstüme gel.
Eksikliğim çoktur ben de bilirim. Eksiklikle kabul eyle gel beni.
Ben de şu dünyaya geldim geleli kalsın benim davam divana kalsın yaradan Allah’tır benim vekilim kalsın benim davam divana kalsın.
Karga konsa gülistana gülün kadrini ne bilir kendi kadrini bilmeyen elin kadrini ne bilir.
Benden selam olsun ev külfetine çıkıp ele karşı ağlamasınlar.
Pir Sultan Abdal’ım, bu sözüm haktır gaziler sözümün hatası yoktur aşıkın maşuktan dönmesi çoktur Pirin eşiğine düş deli gönül.
Gel ey zahit bizim ile çekişme Hakk’ın yarattığı kul bana n’eyler kendi kalbin arıt, bize ilişme bendeki küfr sendek’imana neyler?
Gönüldür cennet yapısı nur ile aydın kapısı kıldan incedir köprüsü geçebilirsen beri gel.
Hatırın yıkarlar hatır yıkınca gözyaşı yeğlenmez taşıp akınca el elden üstündür arşa erince nasihatim dinle, sakın gururdan.
Bir halden anlamaz cahile kul eyledi zaman bizi.
Bir öğüdüm vardır sana söyleyem en iyi dostundan sakın sen seni öğüdüm dinlersen manası budur en iyi dostundan sakın sen seni.
Şu yalan dünyanın sonu hiç imiş. Akşam gelip konan sabah göç imiş.
Hak bizi yoktan var etti şükür yoktan vara geldim yedi kat arşa asılı kandildeki nura geldim.
Herkese gönlünce ver deli gönül.
Dertli olmayanlar derde yanar mı sadık derviş ikrârından döner mi dertsiz bülbül gül dalına konar mı ben bülbülüm dersin, gülün var mıdır?
Gönül havalanıp gökte gezerken bana zulüm kanlı zalimden oldu kişinin çektiği dili belası her ne oldu ise dilimden oldu.
Dostum beni ısmarlamış, gel diye gideceğim ama yol bozuk, bozuk.
Pir Sultan Abdal’ım dağlar aşalım aşalım da dost iline düşelim çok nimetin yedim helalaşalım geçti dost kervanı eyleme beni.
Ardınca kuyular kazar. En iyi dostundan sakın sen seni.
İman eder, amel etmez Hakk’ın buyruğuna gitmez kadılar yaş yere yatmaz hiç böyle bir şeytan var mı?
Bin kez kırdılar dallarımızı bin kez budadırlar. Yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz.
Gel ahımı alma güzel bir ah yerde kalmaz imiş gaziler fani dünyada Pir ağlatan gülmez imiş.
Demiri demir ile dövdüler. Biri sıcak biri soğuktu. İnsanı insanla kırdılar. Biri aç biri toktu.
Bu dünya dediğin bir sınık yaydır evveli toy düğün, ahiri vaydır dört kapılı ulu hoş bir saraydır konan göçer imiş, kalan eylenmez.
Pir Sultan Abdal’ım böyle söyledi indi aşkın deryasını boyladı bunu işlemeyen kula söyledi en iyi dostundan sakın sen seni.
Benden selam söylen sofu canlara vücudun şehrini yuyanlar gelsin yedi kat göklerin yedi kat yerin kudret binasını kuranlar gelsin.
Bir kişi Hakk’ın emrinde olmasa ona nesne gelmez, selamın almam.
Derdim çoktur hangisine yanayım yürekte yareler türlü türlüdür.
Alem çiçek olsa, arı ben olsam dost dilinden tatlı bal bulamadım.
Abdal Pir Sultan’ım, keremler kani nereden geliyor canımın canı sensin bu gönlümün şahı sultanı sensiz bu cesette bu can eylenmez.
Gelir senin ile güler de oynar ardınca önünce ayıbın söyler bir vakit gelince önüne çıkar en iyi dostundan sakın sen seni.
Ben dervişim dersin dava kılarsın Hakk’ı zikretmeye dilin var mıdır kendini gör, elde sen ne ararsın hâlâ hâl etmeğe hâlin var mıdır?
Aşk harmanında savruldum hem elendim hem yuğruldum kazana girdim kavruldum meydana yenmeğe geldim.
Ateş gibi birden parlayıp yanma yanıp yanıp çevre yanın yandırma kâh karanlık kah aydınlık görünme meydanda mum gibi yan deli gönül.
Danışan dağları aşar mı aşar. Danışmadan yola gitse bir kişi Yorulup yollardan şaşar mı şaşar.
Dağlara taşlara lalesin verdi kafire hisarın kal’asın verdi arıya bal verdi belasın verdi arı ağlar bana, balımdan oldu.
Bir su bir gölde çok durursa kokar azar azar çağla ak deli gönül bulanık akma ki içmezler seni çeşmenin gözünden çık deli gönül.
Pir Sultan Abdal’ım, çağır ya gani veren Allah yine alır ol canı gönül bir gemidir, akıl dümeni akıl dümen, ya söyleyen dil nedir?

Diğer Güzel Sözler Yazıları